Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Türk zenginleri Türk tıbbına cimri

Türk zenginleri Türk tıbbına cimri

ABD`nin Methodist Hastanesi Sindirim Sistemi Departmanı Medikal Direktörü Prof. Dr. Atilla Ertan, Türk zenginlerinin Türk tıbbına yatırım konusunda "cimri davrandıklarını" söyledi.

Prof. Dr. Ertan, "Tıpta Yeni Boyutlar Sempozyumu"nda gazetecilere yaptığı açıklamada, Türk tıbbının uzun süre "devletin eline bakarak" geliştiğini belirterek, "Türk zenginleri Türk tıbbına cimri. Elinde parası olanlar, Türk tıbbına yatırım yapsınlar. Tedavi olmak için yurtdışına gitmesinler. Türkiye`nin parası Türkiye`de kalsın" diye konuştu.

Türk tıbbında son 10-15 yılda özel sektörün de devreye girmesiyle gelişmeler yaşandığını, ancak bunun yeterli olmadığını dile getiren Prof. Dr. Ertan, "Türkiye`de çok iyi tıp generalleri var, ancak eksiğimiz teknolojinin eksik kullanımı" dedi.

Devletin tıbba yatırım yapmak isteyenlere vergi kolaylığı getirmesini öneren Prof. Dr. Ertan, dünyaya ayak uydurabilmek için teknolojinin Türkiye`ye getirilmesinin önemini vurguladı.

Akşam yemeğine dikkat
Prof. Dr. Ertan, sindirim sistemi kanserlerinin Türkiye`de sık görüldüğünü de belirterek, borusu, mide, kalın ve ince bağırsak kanseri riskine karşı sigara ve alkolün azaltılması, sebze ve meyvelerin taze yenilmesi, doğal olmayan renklendirici ile tatlandırıcıların kullanmaması gerektiğini bildirdi.

Türkler`in akşam yemeğini geç yeme alışkanlığına işaret eden Prof.Dr. Ertan, "Akşam yemeği yedikten sonra 3 saat geçmeden uyumamak gerekiyor. Aksi takdirde mide ve safra suyunun yemek borusuna kaçışı çok daha kolay olur. 5 seneden daha uzun bunun yemek borusunda kalması, tahrişe, iltihaba ve sonrasında kansere neden olur" diye konuştu.

Prof. Dr. Ertan, buzdolabında bekletilen yemekler ile konservelerin de kanserojen etkisi olduğunu dile getirerek, özellikle depolarda bekletilen sulardan bulaşan "helikobakter pilori" mikrobunun, mide kanserine en sık neden olan unsur olduğunu ifade etti.

Florance Nightingale ile işbirliği
Methodist Hastanesi ile Florance Nightingale Hastanesi arasında bu hafta bir işbirliği anlaşması imzalanacağını bildiren Prof. Dr. Ertan,anlaşmanın, gastroenteroloji, nöroloji ve gen tedavisi-tanısı dallarında teknoloji ve teknik bilgi aktarımı ile araştırma projelerinin birlikte yapılmasını içereceğini kaydetti.

Prof. Dr. Ertan, bu çerçevede, özellikle genetik hastalıkların tedavisinde bilinen araştırmaların sonuçlarının Türkiye`de uygulanmasıiçin yardımcı olacaklarını kaydetti.

Gelişmişlik ve Kanser
Baylor Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alejandro Preti de, yaşam süresinin artmasıyla kanserin daha sık görüldüğünü söyledi. ABD`de önümüzdeki yıl 1 milyon insana kanser teşhisi konulmasının beklendiğini ifade eden Prof. Dr. Preti, hastalığın gelişmişlik ve yaşam standardının yüksekliğine bağlı olarak artış gösterdiğini, bu nedenle Batı dünyasında daha fazla görüldüğünü anlattı.

Prof. Dr. Preti, hem önleyici hem de teşhis sonrası tedaviye yönelik olması nedeniyle kanserde moleküler hedefli tedavi çalışmalarının yoğunlaştığını vurguladı. Bu konuda en net sonucu kronik lösemi hastalarının tedavisine yönelik "Gleevec" adlı ilaçla aldıklarını bildiren Prof. Dr. Preti, bu hastalıkta, molekülün davranışını çözdüklerini ve piyasada olan bu ilaçla tedavinin başarıya ulaştığını sözlerine ekledi.
(aa)
517
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.