Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Türk ve İtalyan genleri akrabaymış

Türk ve İtalyan genleri akrabaymış

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ), Malatya İnönü Üniversitesi ve Amerikan National Institues Health Enstitüsü işbirliğiyle yapılan bir araştırmada, Türkler ile İtalyanların aynı geni taşıdığı ve akraba oldukları ortaya çıktı.

YYÜ Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ahmet Metin, Kserodoma Pigmentozum adlı gen hastalığı üzerinde gerçekleştirdikleri araştırma sonucunda, Van'ın Muradiye İlçesindeki bir aile ile İtalya'daki bir ailenin gen özelliklerinin aynı olduğunu ve bir akrabalık bağı saptadıklarını belirterek, bu akrabalığın 500 yıllık bir tarihe dayandığını açıkladı.

Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Ahmet Metin, Türkiye'de gen üzerinde ilk araştırmayı 1997 yılında İnönü Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr. Engin Gözükara ile birlikte başlattıklarını anlatarak, bu araştırmaya güneş ışınlarının insan hücrelerindeki DNA'ların bozulmasına yolaçan Kserodoma Pigmentozum hastalığını konu aldıklarını söyledi.

Doç. Dr. Metin, bu hastalığın 9 ayrı tipinin bulunduğunu ve en tehlikelisinin C tipi olduğunu ve şiddetli seyrettiğine dikkat çekerek, bu hastalığa yakalananların güneşe çıkmamaları gerektiğini belirtti.

Araştırma kapsamında Van'ın Muradiye ilçesindeki Kserodoma Pigmentozum hastalarından kan ve deri örnekleri alıp ABD'deki National Institues Health'a gönderdiklerini de ifade ederek, şöyle konuştu:

"İtalya'dan da aynı enstitüye, aynı gen yapısı ve hastalığı taşıyan insanlardan kan ve deri örnekleri geldiğini öğrendik. Yapılan tetkikler sonucu bu iki ailenin 300 ile 500 yıllık bir akrabalık bağlarının bulunduğu ortaya çıktı. Yani Osmanlı döneminde İtalyan ve Türklerin ticari ilişkilerinin yoğun olarak yaşandığı döneme rastlıyor.

Van'da 16 hastamız var. İtalya'da ise bir aile var. Onlar hakkında tam olarak bilgi alamadık. Ancak araştırmamızın amacı aile bağlarını tesbitten ziyade hastaları tesbit ederek yapılması gerekenleri ortaya koymaktır. Araştırmalarımız yoğun bir şekilde sürüyor. Bu hastalık 2 yaşlarında başlıyor.

Deride kızarıklık ve koyulaşma, gözlerde bozulmaya neden oluyor. Hastalar 20 yaşına gelmeden ölüyorlar. Bu tür insanlar karanlığa mahkum yaşamak zorundalar. Onun için araştırmamızı geliştirerek hastalığın Türkiye'de görülme sıklığını tesbit edeceğiz.

Bu hastaları bir araya toplayarak özel ilgi göstermeyi amaçlıyoruz. Özellikle çocuklara ve gençlere özel gece okulları açılmalı, ilaçları temin edilmelidir. Bu hastalık ABD'de milyonda 1, Japonya'da 250 binde 1, bölgemiz de ise 50 binde 1 oranında görülüyor."
(DHA)
434
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.