Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

"TRT'den gelmem seçilmemde etkili olmuştur"

"TRT'den gelmem seçilmemde etkili olmuştur"

Sibel Tüzün: "Müziğe TRT Çocuk Korosu'nda başladım. Oradan gençlik korosuna geçtim. İlk ve en uzun müzik eğitimimi TRT'de aldım".

Sibel Tüzün'ün harika fotoları sağda

Yaprak Aras / Milliyet (Cumartesi)
Sibel Tüzün'le Eurovision'da ülkemizi temsil edeceği açıklandığı gün görüştük. Bir yandan tebrik telefonlarını cevaplıyor, bir diğer yandan www.sibeltuzun.com sitesinin aşırı yüklenmeden çöktüğünün haberini alıyordu.

Yarışmaya çok az bir zaman kalmasına rağmen kendine ve ekibine güveni tam Tüzün'ün. Bu görevden alnının akıyla çıkacağına emin. Zaten ilk üçe oynuyor. Bitme aşamasındaki yeni albümünün çalışmalarını da bu yüzden askıya almış.

Yarışma planlarıyla ilgili ise ser verip sır vermiyor. Tüzün "Her ülke bir diğerinin projesini öğrenmeye çalışıyor deli gibi" diyor ve ekliyor: "Kimle katılacak, ne tarz olacak... Maça çıktığın zaman karşı tarafın taktiği önemlidir ya, bunda da öyle.
O yüzden 15 Mart'ta şarkının lansmanı yapılana kadar bütün çalışmalar gizli yürüyecek."

  • Nasıl oldu Eurovision için seçilmeniz?
    Geçen hafta TRT'den "Sizinle çok acil görüşmek istiyoruz" diyen bir telefon geldi. Ertesi sabah toplandık ve Eurovision'da Türkiye'yi benim temsil etmemi istediler. Kısa bir tereddüt ve düşünme aralığı rica ettim. Çünkü kendi içlerindeki genel müdürün değişmesi gibi sebeplerden dolayı geç kalınmıştı Eurovision için.

    Çok sıkışık bir takvim sundular bana. İlk etapta üç parça hazırlamam gerekiyor. Şubat ayının başında o üç şarkıdan biri seçilecek. 15 Mart itibarıyla parçanın son halini ve klibi teslim etmiş olmam gerekiyor. Bir de işin tanıtım kısmı var ki o da çok yoğun geçecek. Ben müzik kısmıyla uğraşacağım, kocam Engin Güven'in başında olduğu ekip de tanıtım organizasyonunu yapacak.

  • Niçin sizi seçtiklerini biliyor musunuz?
    Söylemediler, ben de sormadım. Ama TRT kökenli olmam çok büyük bir etken diye düşünüyorum. Müzik kariyerime 7 yaşında TRT Çocuk Korosu'yla başladım. Arkasından gençlik korosuna geçtim. TRT'de çok uzun süre ve ilk eğitimimi aldım. Sonra iyi bir müzik kariyerim var. Kendi parçalarımı yapıyor olmam da etkili olmuştur.

    "İşi tanıtımla bitireceğiz"
  • Nasıl geçti o zamandan beri günler?
    Uyku saatlerim azaldı. Şarkı söylemek, yapmak benim işim. O yüzden büyük bir heyecan içinde değilim. Ama aldığım sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmek çok önemli benim için. Ama kendimi yarışmayla ilgili olarak çok iyi hissediyorum. İçimde çok olumlu bir his var. Yunanistan'da olmasını çok keyifli buluyorum. Bize çok yakın oldukları için çok sıcak geçecek. Geçen sene aldığımız sonuç yüzünden önce yarı finale katılacağız.

    İki gün sonra da final olacak. Şarkım iki kez seslendirme fırsatı bulacağım için de çok daha fazla beğeni kazanacak. Önümde bir yarışma, bir hedef var ve bu yarışmadan birincilikle veya ilk üç içinde çıkmak istiyorum. Dolayısıyla hedefimi buraya koydum ve onun için çalışacağım. Geçmişte alınan kötü dereceler üzdü ama ben iyi bir derece alacağım. Hedefim o.

  • Şarkının Türkçe olması dezavantaj değil mi?
    Bence dezavantaj değil. Türkçe şarkı TRT'nin aldığı bir karar. O üç dakikada şarkıyı Türkçe seslendireceğiz. Ama ondan önceki tanıtımlarda İngilizce versiyonu da aktif olarak seslendireceğim. Ama biz bir de Yunanca yapacağız. Hem benim daha önceki çalışmalarımla paralellik sağlasın hem de yarışma Atina'da yapılacağı için daha sempatik olur diye düşündük. Tanıtım CD'si Avrupa'daki bütün radyo ve TV'lere gönderilecek. Zaten bu işi tanıtımla bitirmeyi hedefliyoruz.

  • Ne gibi planlarınız var tanıtım için?
    Diğer ülkelerle karşılıklı konuk değişimi yapılacak.
    15 Mart'tan sonra Almanya, Hollanda, Belçika ve İngiltere başta olmak üzere çalışmalara başlayacağız. Yani üç dakikada çok iyi bir şov sergileyebilirsiniz, süper bir şarkı seslendirebilirsiniz. Ama esas oyları ben daha önceden almaya başlamamız gerektiğini düşünüyorum. Yani gerek klibimizle gerek röportajlarla mart ayından itibaren oy toplamaya başlayacağız.

    Ayrıca sponsorluk çalışmaları yapılabilir, konsolosluklarımızla bağ kurulabilir. Fan kulüpler çok aktif çalışıyor. Hem kendi fan kulübüm hem de Eurovision'ın fan kulübünün Türkiye ayağını bu konuda çalışmaya davet ediyorum. Çok etkinler çünkü. Dolayısıyla kocaman bir ekip olarak gidecek ve inşallah ilk üç dereceden birini alıp döneceğiz.

  • Kendinizi nasıl hazırlıyorsunuz yarışmaya?

  • Maça çıkan bir sporcu gibi hazırlanıyorum. Geçtiğimiz senelerde çalıştığım koçum Kenan Topuz'la vücut geliştirmeye devam edeceğim. Kondisyonumun çok iyi olması lazım. Parça hızlı olursa dans çalışmalarına da başlayacağım. Diyetime de dikkat edeceğim.

  • Sizden radikal bir değişiklik, yenilik bekleyelim mi?
    Süper şeyler planlıyorum. Çok güzel şeyler bekleyin. Bunu söyleyerek kendi işimi daha da zorlaştırıyorum sanırım ama o üç dakika içinde hem şarkıyla ilgili hem de performansla ilgili çok güzel şeyler bekleyebilirsiniz.

    "Elemelere daha önce de katıldım"
  • Hiç aklınıza gelir miydi Eurovision'a katılacağınız?
    Konservatuvarda okurken bir kez Arzu Ece'ye vokalistlik yaparak, bir kez de "Kime Ne" isimli şarkıyı seslendirerek Türkiye elemelerine katıldım. Ama kariyerimde yeniden bir Eurovision sayfasının açılacağını hiç düşünmemiştim.

  • Mesleki anlamdaki hedefiniz nedir peki?
    Daha iyi şarkılar yapmak, daha çok insanın beni dinlemesi. Dünyaya açılayım gibi düşüncelerim yok. Yaş olarak doğru bir noktada değilim. 33 yaşındayım. Avrupa'da benim bir şarkım listelere girer. Ki ümit ediyorum bu şarkım olacak. Belki konserler de veririm ama çok büyük star olacağım gibi bir hedefim yok. Yakın gelecekle ilgili koyduğum tek hedef de, seneye Eurovision'da sunucu olmak. Türkiye'de yaparsak, kaptırmam onu kimseye.

    "Doğum sonrası özel bir diyet uygulamadım"
    En sevdiğim Eurovision şarkısı "Seninle Bir Dakika"dır. Johnny Logan'ın şarkıları da çok güzeldi. Bir yarışmada Belçika'dan Sandra Kim diye bir kız birinci olmuştu. Türkiye'ye konser vermeye geldiklerinde vokalistleri rahatsızlandığı için 16 yaşımdayken onlara ben vokal yapmıştım.

    Hamileyken 13 kilo aldım. Kızımı anne sütü ağırlıkla besledim. Onun kilo vermeme çok etkisi oldu sanırım. Diyet uygulamadım ama zaten balık, sebze ve meyve ağırlıklı beslenirim.

    Kızımızın adı Elaya Amber. Elaya, zeytin demek. Anadolu'da 2 bin yıl önce ilk zeytin yetişen yer, Çandarlı Körfezi'nin kenarında bugünkü adıyla Zeytindağ diye bir kasaba. O kasabanın o zamanki adı Elaya'ymış. Biz zeytini ve temsil ettiği barış, uzun ömür, zarafet gibi şeyleri çok seviyoruz. Bir kitapta gördüm ve çok hoşuma gitti. Amber de güzel koku ve İngilizcede de kehribar demek. Cennetin kokusu diye geçiyor Kuran'da. Baş harfleri EA da Sümerlerde deniz tanrısı anlamında.
    Kuaförüm Bebek'teki Yıldırım Özdemir. Kostümlerim için Morgan'la anlaştım, bütün ayakkabılarımı Erol yapıyor. Sahne kostümlerimin kumaşlarını kocamla alıyoruz ve annem dikiyor. Kumaşçı gezmeyi çok seviyoruz.
    Bu ara çok okuyamıyorum ama aynı anda birkaç kitap birden okurum.

    Motorsporlarını çok severim. İki sezon co-pilot olarak Türkiye Ralli Şampiyonası'nda yarıştım. Evde yemeyi tercih ediyoruz. Mutfağa girip birlikte yapmak en büyük zevkimiz. Dışarıda da İskele Restoran, Papermoon, TGI Friday's ve Cats&Dogs'a sık gideriz.

    Foto Galeri'deki fotoğraflar http://www.sibeltuzun.com/ adresinden...
  • 323
    dahafazlası
    YORUMLAR
    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.