Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Televole öldü yaşasın kitap

Televole öldü yaşasın kitap

Televole tarzı üzerinde kurulan ideolojik abluka, popüler Türk şahsiyetlerini, şöhretlerini korumak için bambaşka bir rotaya soktu; artık 'her ünlüden bir kitap' dönemine girdik. Kitabı henüz çıkmamış ünlüler sokakta çevrilip dövülecek neredeyse.

Türk magazin dünyasının gelişim süreci bana ünlü siyasetbilimci Joseph A. Schumpeter'in kapitalist sistem için kullandığı "yaratıcı yıkıcılık" kavramını hatırlatıyor. Türk magazini de kapitalizm gibi tıkandığı yerde başlattığı vandal bir yıkıcılıkla kendine yeni açılımlar buluyor. Önce MİT müsteşarının, ardından RTÜK başkanının aleyhte söylevleri ve de AKP'nin iktidara gelişiyle televizyonlarda magazin programlarının azaltılması ya da tamamen kaldırılması gibi bir durumla karşı karşıya kalan Türk popülerleri şimdi bir geçiş sürecinde: Görsel kültürden yazılı kültüre topyekun göç.

MURATHAN MUNGAN YERİNE FERDİ TAYFUR
Evet, artık her ünlü kitap yazıyor; kitabı henüz çıkmamış ünlüler de sokakta çevrilip dövülecek neredeyse. Magazin ünlülerimizin bu açılımı keşfetmelerinde mutlaka kitaplarını dev reklam kampanyalarıyla lanse eden Murathan Mungan, Orhan Pamuk gibi edebiyatçılarımızın etkisi olmuştur. Ama herhalde onlar bile işin böylesi bir ifrat noktasına geleceğini beklememişlerdi. Geçen sene Murathan Mungan'ın kitabını duyuran billboard'ların yerinde bugün Ferdi Tayfur'un "Şekerci Çırağı" romanının billboardları asılı.

DEKOLTE POZ VERİLİR
Yasemin Bozkurt'un kitabının oluşturduğu polemikler bitmeden Şenay Düdek'in kitabından bahsedilir oldu. Doğuş, kitabını çıkarırken kendisinin elbette bir Orhan Pamuk olmadığını itiraf etmekten çekinmedi. Şair Eylül Deniz'i basın danışmanı gazetecilere "İsterseniz dekolte pozlar da verir" diyerek pazarlıyor. Tülin Şahin hala çok satan yazarlar listesinde. Vatan Şaşmaz'ın kitabının baskısı tükendi. Yakında, gece kulüplerinde buz kovalarının yanında laptop'lara rastlarsak şaşırmayalım. İclal Aydın, Gülse Birsel gibi isimleri tenzih etsek mi acaba? Bu arada Türkan Şoray'ın da yıllar önce bir roman yazdığını ve yayımlandığını biliyor muydunuz?

İLLA Kİ ÖZCAN DENİZ
Magazin programcıları da şu sıralar dizilere takmış durumda. Ya bir hafta boyunca gösterilen dizilerin özetleri veriliyor ya da dizilerin oyuncularından dizinin devamında olacak olaylara ilişkin ipuçları alınmaya çalışılıyor. Ünlülerin rengini kaybetmiş gerçek hayatlarına kurmacadan fırça darbeleri ödünç alınırken, ünlüler de pek matah hayatlarını romana dönüştürüyorlar.

Türk magazinin de yeni bir ifrat noktası da Özcan Deniz. Şu sıralar bütün yapımcılar Deniz'in üstüne oynuyor. "Asmalı Konak" dizisiyle münevver kitlenin de dikkatini çeken Deniz'in hayatından kesitler içerecek "Firuze" adlı filmi de bir entelektüel yönetmen, Ezel Akay çekecek. Akay, Özcan Deniz'in İstanbul'a ilk geldiğinde yanında kaldığı kendisinden 25 yaş büyük sevgilisi Firuze'yi oynaması için Demet Akbağ ile anlaşmış.

DEVRİMCİLER VE AJDA
Bir de iyi edebiyat haberi verelim: Uzun yıllar televizyonlarda yönetmen olarak çalışan Mert Özmen bir roman yazdı. Yakında piyasaya çıkması beklenen romanın adı: "Karşımda Buruk Acı". Şu sıralar çok popüler olan 70'li yılların pop şarkılarının ve aranjmanlarının hemen hepsini hatırlatan romanda o yılların politize olmuş gençliğinin duygusal hayatları betimleniyor. Yani devrimcilerle ile Ajda Pekkan aynı romanda.
348
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.