Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Tek kişilik 'meseleler'

Tek kişilik 'meseleler'

İstanbul'da yalnız yaşayan bir kadın: Yalnızlık bir yanıyla çok lüks. Ama 19 litrelik su bidonunu mutfağa yalnız götürmek zorundayım!

'Kelimenin tam anlamıyla kendimi yalnız hissediyorum. Halbuki bu şehir o kadar büyük, o kadar kalabalık ki, nasıl olur da bu kadar yalnız insan olur anlamıyorum.

Tanıdığım bir sürü yalnız kadın, erkek var. İyi iş sahibi, aklı başında. Ama yalnızlar. Kimi bundan şikâyet ediyor, kimi de yansıtmıyor galiba. Herkes ilişki kurma özürlü mü oldu yoksa başka bir tuhaflık mı var bilemiyorum. Aslında yalnız yaşamaktan yana şikâyetim yok.

Ama bazen evde bir nefes aradığım oluyor. Bazen çalar saat yerine biri tarafından uyandırılmak istiyorsunuz mesela. Kapıyı anahtar yerine birinin size açmasını istiyorsunuz."

S.K., ekonomik özgürlüğünü kazanan, ayakları üzerinde duran kentli bir kadın. Onun için de 30 yaş artık sorgulamalar, muhasebe yapmalar dönemi. Hayatının hiçbir evresinde gelinlik giymek, tipik aile kurmak hayalleri kurmadığının altını çizen S.K., özellikle son dönemlerde iyiden iyiye hissettiği yalnızlığı, pek çok kişide gözlemlediğini söylüyor:

Temkinli yaşamak
"Aslında yalnızlığın benim için şu anki şeklini alacağını öngörmemiştim. Hatta bugüne kadar mümkün olduğunca tadını çıkardım diyebilirim. Çünkü yalnız yaşamak bir yanıyla çok lüks bir şey. Özgürsünüz, kimse size karışmıyor, dilediğiniz gibi yaşıyorsunuz. Evli olsam ya da ailemle yaşıyor olsam mutlaka kısıtlamalarla karşılaşırdım. Şu anda sosyal çevrem var, çok sayıda arkadaşa da sahibim. Ama söz ettiğim farklı bir şey.

Benimkisi duygusal anlamda bir yalnızlık. Yani hayatınızda her şeyi paylaşabileceğiniz birinin varlığının eksikliğinden söz ediyorum. 'Ruh eşim' diyerek abartıya kaçmak istemiyorum ama asgari müştereklerde buluşmak bile artık çok zor. Belki de yaşadığım bazı ilişkilerin sonunun kötü bitmesi beni farkında olmadan çok temkinli olmaya yöneltti. Bu, biraz da güven kaybı olarak nitelendirilebilir.

Güven kaybıyla birlikte artık yere daha sağlam basmak istiyorsunuz. Hayatınızı paylaşmak isteyen biri olduğunda kırgınlıklarınızı hatırlıyorsunuz. Yeniden incinmemek için de daha temkinli oluyorsunuz. Yani aklınız devreye giriyor."

'Misafir bile sıkıyor'
Peki yalnız yaşamanın sıkıntıları olmuyor mu? S.K. bunu zaman zaman hissettiğini, ancak eve uzun süreli bir misafir geldiğinde bile yalnızlığını özlediğini söylüyor:
"Bazen o kadar çok şeyi yalnız yapmak beni yoruyor, sıkıyor aslında. 19 litrelik su bidonunu yuvarlayarak mutfağa götürmek zorundayım. Bunu her yaptığımda aslında aklımdan 'erkek işi' diye düşünmekten alamıyorum kendimi.

Bütün alışverişleri kendim yapmak, her sorunla tek başıma uğraşmak zorundayım. Evet, biri olsa iyi olurdu diyorum zaman zaman. Taşınması gereken bir yük olduğunda, dahası evde kitap okumaktan, televizyon izlemekten, bütün işlerimi yapmaktan bile sıkıldığım bir anda hissedebiliyorum bunu. Mesela akşamları dışarı çıkmıyorsam bütün gece bir şeylerle uğraşıyorum. Televizyon bağımlısı değilim ama, evde müzik dinlediğimde bile televizyon açıktır.

Sanki evdeki bir canlı gibi televizyon. Evde ışıkların çoğu gibi pencereler de açıktır mesela. Çünkü pencereleri kapattığımda kendimi daha çok yalnız hissettiğimi düşünüyorum. Dışarıdan birtakım seslerin evin içine kadar girebilmesi yalnız olmadığım hissini uyandırıyor. Yazın uzun günlerinde evde kalmak bu duygumu depreştirir. O yüzden sinemaya giderim. Geceleri yalnızlığa katlanmak biraz daha kolay gibi. Nasılsa herkes evinde diye düşünüyorsunuz."

'Yalnız ölmek korkutuyor'
Son dönemlerde tek başına yaşadığı evinde ölen, cesedi ancak günler sonra bulunan bazı insanların haberlerini okuduğunu belirten S.K., bunun kendisini düşündürdüğünü, hatta korkuttuğunu ekliyor:

"Aslında çok kötü bir tablo çizmiş gibi görünsem de bu durumun faydasını da görmedim değil. Ama burada yalnız yaşamaktan söz ediyorum, insanın kendisini yalnız hissetmesinden değil. Çevremdeki pek çok insana göre daha fazla okuyorum mesela. Hafta sonu dışarı çıkmamışsam o gün en fazla okuma yaptığım zamandır. Bence yalnızlık insanın derinliğini de keşfetmesini sağlıyor. O kadar çok kendi kendinizle kalıyorsunuz ki başkalarının düşünmediği pek çok şeyi düşünme fırsatınız oluyor.

Mesela sorumluluk bilincim pek çok kişiye oranla daha fazla. Çünkü yalnız olduğunuz için her şeyi kendiniz yapıyorsunuz, yapmak zorundasınız. Ütüyü fişte bırakma lüksünüz yok. O yüzden evden çıkmadan önce ocağı, ütüyü kontrol ederim. Bazen kapımı kilitlesem bile tekrar dönüp bakarım. Biraz paranoyak bir durum gibi ama tamamen insanın her şeyi kendi başına yapmasıyla ilgili. Belki çok fazla yararı da var yalnız yaşamanın ama beni en çok korkutanı yalnız ölmek.

CNBC-e'de Boston Public diye bir dizi. Dizinin kahramanlarından ve yalnız yaşayan bir öğretmen vuruldu. O öğretmenin de yalnız ölme korkusu varmış. O yüzden müdür, komadan çıkıncaya dek yanı başında bekledi. İzlerken duygulandım açıkçası. Ama benim de başımda bekleyecek biri olduğunu biliyorum tabii ki."

Gençliğin hayat tarzı: Tüketiciyim, bireyciyim...
Küreselleşmenin beraberinde getirdiği 'tek tip' hayat tarzı gençleri etkilerken, psikolog ve sosyologlar da bugün yaşanan anlamıyla yalnızlığın ergenlik döneminde başladığının altını çiziyor.

Küresel Marka ve İletişim Şirketi Millward Brown'ın 10 ülkedeki 18-25 yaşındaki gençlerle yaptığı 'Avrupa Gençliği ve Markaları' araştırmasına göre, farklı kültürlerden olmalarına karşın gençlerin heyecanları, sorunları, yaşam tarzları bile 'tek tip' hale geldi. Araştırmadan sonuçlar:

  • Anı yaşıyor: Hem Türk hem Avrupalı gençlerin sloganı bu. Teknolojiye önem veriyor, 'online' yaşıyor, zamanının büyük kısmını monitör karşısında geçiriyor. İlişkiler bile internet üzerinden yürüyor.

  • Görüntü önemli: Dış görünüş iç değerlerden daha önemli. Politik ideolojiler, evlilik, dini inanç ve düzenli işler onlara göre değil. Bunun yerini markalar dolduruyor.

  • Bireyciler: Kendilerini koca dünyada çok küçük hisseden gençlerin hayalleri zengin ve ünlü olmak. İyi bir iş, ev, araba istiyor ama eş aramıyorlar. Tüketim belirgin özellikleri. Sorumluluk almak istemiyorlar.

  • (Radikal)
    393
    dahafazlası
    YORUMLAR
    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.