Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Tarihin büyük yalanları

Tarihin büyük yalanları

Eski Mısır`la özdeşleşen tarihin en ünlü kadınlarından Kleopatra, Mısırlı değil, Yunanlıydı. Roma`nın yanmasıyla hiçbir ilgisi olmayan Neron, yangın sırasında 25 kilometre uzaktaydı.

Richard Shenkman`ın tarihe ilişkin bazı bilgileri "tersyüz" ettiği, "Tarihin Büyük Yalanları" adlı kitabı, Aykırı Yayınları`ndan piyasaya çıktı. Kitapta, tarihteki ünlü kişilere ilişkin bazı bilgilerin yanlış, eksik olduğu iddiaları yer alıyor.

Kitaptaki bilgilere göre, tarihin en ünlü kadınlarından Kleopatra sanıldığı gibi Mısırlı değil, Yunanlıydı. Böyle sanılmasının nedeni, ailesinin 300 yıl kadar Mısır`da yaşamasından kaynaklanıyordu. Ayrıca Kleopatra, bazı filmlere konu olduğu gibi güzel bir da değildi.

Kleopatra`nın "kanca gibi çirkin bir burun ve tombul bir surata" sahip olduğu, Antonius`un onuruna bastırdığı Roma sikkelerinden de belirlenebiliyordu.

Roma`yı yaktığı söylenen Neron`un ise bu yangınla hiçbir ilgisi yoktu. Roma yanarken 25 kilometre uzakta bulunan Neron, yangından sonra evsiz-barksız kalanlara barınaklar yaptırdı, mısırın fiyatını düşürdü ve diğer bölgelerden yiyecek getirtti.

İSKOÇ ETEĞİNİ İNGİLİZ İCAT ETTİ
Yazar Shenkman`ın araştırmasına göre, İskoçların geleneksel giysisi olarak bilinen ekose etek ise bir İngiliz icadıydı. İskoç erkekler, geleneksel ekose etekleri 18. yüzyıldan itibaren giymeye başladılar. Bundan önce de ekose giydiler ama bu etek şeklinde değil, ortadan kemerli dizlere kadar inen ekose gömlek şeklindeydi.

Ekose etek ise 1727 yılında "kiraladığı oduncuların giydikleri elbiselerden dolayı rahat hareket edemediklerini farkeden" İngiliz sanayici Thomas Rawlinson tarafından icat edildi. İngiliz parlamentosu, 1745`de ekose eteğin İngiliz yaşam tarzı için bir tehdit oluşturduğu inancına kapılarak ekose eteği yasakladı. Bunun üzerine neredeyse bir gecede ekose etek, İskoçların saygın "ulusal kostümü" haline geldi.

ANTOİNET`İN SÖZÜ DEĞİL
Kitapta, Fransız Kraliçesi Marie Antoinette`e ait olduğu sanılan ünlü "Ekmek yoksa pasta yesinler" sözünün de Antoinette`e ait olmadığı iddia edildi. Bu sözün kaynağını bulmak isteyen araştırmacıların yıllarca uğraştığı belirtilen kitapta, sonunda bir araştırmacının, bu sözü ünlü yazar Jean-Jacques Rousseau`nun "İtiraflar" adlı kitabında "genç bir prensese mal ettiğini" tespit ettiği bildirildi.

NAPOLYON`UN BOYU
Kitapta, Napolyon`u "bütün dünyayı yönetme kompleksine" sürüklediği iddia edilen kısa boyuna ilişkin bilgilerin de "tarihin büyük yalanlarından" biri olduğu öne sürüldü. Napolyon`un boyu konusundaki tartışmanın, eski Fransız ölçüm sisteminden kaynaklandığı belirtilen kitapta, Napolyon`un 1.60 olarak bilinen boyunun "Kralın adımları" diye bilinen eski Fransız ölçüm sistemine göre hesaplandığı, bu rakamın günümüz ölçüm hesaplarına vurulduğunda ise boyunun aslında 1.80`in biraz daha üstünde olduğu bildirildi.

BÜYÜK KATHERİNA, SOPHİA ADLI BİR ALMANDI
Richard Shenkman`ın araştırmasına göre, Rusların en ünlü yöneticilerinden biri olarak bilinen Büyük Katherina da aslında Rus değil "Sophia" isimli bir Almandı. Kocası 3. Peter`i hapse attırdıktan sonra tahta geçtiği belirtilen Katherina, 34 yıl tahtta kaldı. Avrupa`da "aydın despot" olarak nitelendirilen Katherina, Diderot`un yoksulluktan kurtulmasına yardım etmiş, Voltaire ile yıllarca yazışmıştı.

"KAZIKLI VOYVODA`DAN DRAKULA`YA"
Kitaba göre, korku filmlerinin ünlü vampiri "Drakula" da sadece hayal ürünü bir yaratık değildi, gerçek olan yanları vardı. Yazar Bram Stoker bütün hikayeyi uydurmamıştı. Transilvanya`da bir şatoda yaşayan ve insanları öldürmekten hoşlanan Drakula`nın asıl adı Voyvoda Tepeş`ti. Halkın "Kazıklı Voyvoda" adını verdiği Tepeş`i, arkadaşları "Drakula" olarak adlandırıyordu. Drakula asıl ününe, 24 bin Türk`ü öldürdüğü söylenen 1460`lı yılların başında ulaşmıştı.

(aa)
343
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.