Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Takıntılı bir toplum olduk

Takıntılı bir toplum olduk

Obsesif-kompülsif bozukluk olarak bilinen takıntılı ve zorlantılı davranışların yaşamı olumsuz etkilediği, Türkiye`de her 50 kişiden birinin "takıntılı" olduğu belirtildi.

Anadolu Üniversitesi`nin web sitesinde yer alan bilgiye göre, Tıp literatüründe "Obsesif kompülsif bozukluklar" adı verilen bu takıntılı ve zoraki davranış ve düşüncelere 50 kişiden birinde rastlanıyor. Çoğunlukla bu davranış ve düşünceler önemli bir zaman kaybına ya da ciddi bir sıkıntıya yol açmıyor. Kişinin günlük yaşantısını ve toplumsal ilişkilerini olumsuz yönde etkilemiyor. Ancak önemli oranda zaman kaybına yol açıyor, kişiye sıkıntı veriyor ve yaşamla, kendisiyle ve çevresiyle ilişkisini zorlamaya başlıyor.

Anadolu Üniversitesi Hastanesi doktorlarından Psikiyatrist Sıdıka Erol Oksay, insanların hayatlarının pek çok döneminde çeşitli oyunların kılığına sokarak tekrarlanan davranışlar sergilediklerini, bunların ciddi obsesif-kompülsif bozukluklar olmadığını belirterek, "İnsanın vicdani ahlaki değerlerini etkileyen olaylar, cinsel olarak yasak bir şeyi yapma korkusu, Tanrı`ya küfretme korkusu, hastalık kapma korkusu, yakınlarıma bir şey olacak korkusu gibi pek çok düşünce aşırı kaygı yaratmaya başlamış yaşam kalitemizi etkiler hal almış ise o zaman obsesif-kompülsif bozukluktan söz edebiliriz" dedi.

İnsanların, akıllarındaki rahatsız edici düşünceden kurtulmak, rahatlamak için tekrarlanan davranışlarda bulunduklarını ifade eden Oksay, şunları kaydetti: "Rahatlama, fiziksel değil düşünsel oluyor. Obsesif-kompülsif bozukluklar, kişinin yetiştirilme şeklinden kaynaklanıyor. Çocukluğundan itibaren tutum ve davranışları eleştirilen, çevre ve sosyal baskıların denetimiyle büyütülmüş kişiler, ebeveynlerine, daha sonra da yaşamlarının herhangi bir döneminde tüm çevrelerine kendilerinin mükemmel olduğunu ispatlama gereksinimi duyuyorlar. Bu nedenle, toplumsal yargılara ve yasaklara çok önem veriyorlar. Tüm yaşamını bu değerlere göre düzenleyen tutum ve davranışlar sergiliyorlar."

"Takıntı türlerinin temelini ilk 5 yaş oluşturur" diyen Oksay, bilinçaltının geriye atılan olayları ileriki yaşlarda ortaya çıkardığını belirtiyor.

ÖĞRENCİLERDE DURUM
Oksay, "Üniversitemiz öğrencilerinde her tür takıntıya rastlayabiliyoruz ama özellikle çevreye uyum güçlüklerine bağlı olarak ortaya çıkan depresyonları daha sık görüyoruz" dedi. Gençlerin, takıntı ve zorlantıları ile ilgili olarak psikiyatristlere başvurmada daha rahat olduklarını anlatan Oksay, ev hanımları ya da yaşlılar için ise bunun geçerli olmadığını söyledi. Obsesif-kompülsif bozuklukların tedaviye en olumlu cevap veren rahatsızlıklar arasında bulunduğunun altını çizen Oksay, davranışçı terapi uygulanarak, aşama aşama üzerine gitmekle ve ilaçlarla bu sorunların kolaylıkla çözümlenebileceğini kaydetti. Oksay, şöyle konuştu:

"Geri dönüp ocağı kontrol ediyorsunuz. Evinizden çıkıyorsunuz, birden aklınıza bıçak gibi bir düşünce takılıyor. `Acaba kapıyı kilitledim mi?` Randevunuza geç kalmayı göze alarak tekrar evinize dönüyorsunuz ve kapıyı kontrol ediyorsunuz. Yürürken `oyun olsun` diye çizgilere basmıyorsunuz. Yolda giderken önünüzdeki otomobillerin plakalarından gözünüzü ayıramıyorsunuz. Üstelik bu davranışlarınız bir kereye özgü değil. Sık sık böyle yapıyorsunuz. Bu davranış ve düşüncenizi saçma bulsanız bile vazgeçmek elinizde değil."

TÜRKİYE`DEKİ İSTATİSTİKLER
Yapılan araştırmalara göre, Türkiye`de takıntılar ve rastlanma oranları şu şekilde belirlendi:
-Mikrop kapma korkusu (yüzde 23),
-Patolojik kuşku (yüzde 21),
-Vücudun bazı işlevlerinden tiksinme (yüzde 18),
-Düzen/simetri gereksinimi (yüzde 15)
-Zarar verme korkusu (yüzde 14)
-Cinsel içerikli düşünceler (yüzde 13)
-Birden çok içeriği olan takıntılar (yüzde 30)."

Zorlantılar ve oranları ise şöyle:
-Kontrol etme (yüzde 32),
-Yıkama (yüzde 25)
-Sayma (yüzde 18)
-Sorma/itiraf etme (yüzde 15)
-Simetri/kesinlik (yüzde 14)
-Biriktirme (yüzde 9)
-Birden çok içeriği olan zorlantılar (yüzde 48)
(AA)
285
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.