Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Süper babaanne cennete gitti

Süper babaanne cennete gitti

Bazılarının ısrarla "Hitler'in yönetmeni" yaftasını yapıştırmak istediği, ancak sağduyu sahibi tüm eleştirmenlerin hayranı olduğu enerjik kadın Leni Riefenstahl, 101 yaşında aramızdan ayrıldı.

Dansçı, oyuncu, yönetmen, antropolog, özellikle Afrika kabilesi Nuba insanlarını fotoğrafladığı çalışmaları çok başarılı olan fotoğrafçı ve 70 yaşından sonra da dalgıç. Nasyonal Sosyalist Parti için çektiği belgeseller nedeniyle "Hitler'in yönetmeni" yaftasını uzun süre üzerinden çıkaramayan, sinema tarihinin en başarılı yönetmenlerinden Leni Riefenstahl, kısa bir süre önce 22 Ağustos'ta 101 yaşına basmıştı. Riefenstahl'in evinde uyurken "huzur içinde" öldüğü açıklandı. "Mükemmel filmler yaptığım için mükemmel bir kurban oldum" diyen Riefenstahl, yaşadığı sürece hayata meydan okumayı sürdürdü...

Sıkıysa sen de çek
Leni Riefenstahl'i Nazi propagandası yapan bir faşistten ibaret gormek son derece yanlıştır. Triumph des Willens Hitler'in "propaganda filmi degil, gerçeği yansıtacak bir sanat eseri istiyorum ve bunu partiden birinin yapmasını istemiyorum" tarzındaki isteği uzerine yapmıştır. Ki yapılan belgesel, tıpkı Olympia'da olduğu gibi, tamamıyla belgesel niteliktedir. Filmde profesyonel aktör kullanılmamıştır. Triumph des Willens, propaganda filmleri kategorisinde olsa da zamanın diğer propaganda filmleriyle kıyaslandığında her zaman birkaç adım öndedir.

Berlinli bir dansçı
Sinema tarihinin en tartışmalı ve en uzun süre çalışan yönetmeni Leni Riefenstahl, 22 Ağustos 1902'de Berlin'de doğdu. Genç Leni, önce resim eğitimi aldı. Ama sanat kariyerine dansçı olarak başladı. Dizinde meydana gelen sakatlık nedeniyle çok sevdiği ve kısa sürede benimsediği bu sanat dalına veda etmek zorunda kaldı.

Onu keşfeden yönetmen Arnold Franck'ın teklifine 'hayır' diyemedi ve oyuncu olarak sinemaya adım attı. 1932 tarihli ilk filmi Mavi Işık (Das Blaue Licht) onun yaşamını değiştirecek olayların başlangıcı oldu.

Bu filmi Adolf Hitler de izledi ve kelimenin tam anlamıyla Leni Riefenstahl adındaki bu gencecik kadına hayran oldu. Aslında söylenenlere göre Leni de Hitler'e hayrandı. Ama kendi deyimiyle "yaptıklarına değil, kişiliğine."

Önce, Hitler'in önerisini geri çevirdi Riefenstahl, asıl mesleği oyunculuk olduğu ve daha önce yönetmenlik deneyimi yaşamadığı için. Ama sonra kişiliğine hayran olduğu bu adamı kıramayacağını anladı.

Venedik'te Altın Aslan kazandı
1936 Berlin Olimpiyat Oyunları'nı konu alan Olympia 1 (Halkların Bayramı) ve Olympia 2 (Güzelliğin Bayramı) adlı iki bölümlük belgeseli çekti Riefenstahl. İki yıllık bir çalışmanın ürünü olan bu filmlerin finansmanını Almanya Propaganda Bakanlığı sağladı. Bu belgesel 'muhteşem bir ritmik kurgu harikası' olarak tarihe geçti. Riefestahl da 1938 Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan kazanarak bu ödülü alan ilk yönetmen olarak.

Film çekimlerini Nuremberg Üçlemesi ile devam ettirdi Riefenstahl. İnancın Zaferi (Sieg Des Glaubens), İradenin Zaferi (Triumph des Willens) ve Özgürlük Günü: Özgürlük Günü (Tag Der Freiheit).

Savaş bittikten sonra bir daha savaş filmi çekmedi ve dünyanın her yerinden kendisine gelen tüm savaş filmi tekliflerini reddetti. Sadece sanatsal perspektifler içeren Ova benzeri filmler ve belgeseller çekti.

Köşesine çekilmeyi reddetti
Leni Riefenstahl, savaşın ardından Nazi rejiminin propagandasını yaptığı için açılan davalarla uğraştı uzun süre. Daha sonra da Almanya'dan ayrıldı. Ama bir köşeye çekilip oturmadı. Afrika'ya gitti fotoğraf çekti. Bu çalışmalarını Benim Afrikam adlı albümde topladı. Daha sonra Suyun Altındaki Mucize adlı bir başka albüm ve Anılar adlı iki ciltten oluşan biyografisini yayınladı.

100 yaşında sualtı belgeseli
Bütün suçlamalara göğüs geren ve herşeye rağmen çalışmayı asla bırakmayan Riefenstahl, 70 yaşından sonra dalmayı öğrendi. Hatta 100'üncü doğum günü için 25 yıllık sualtı deneyiminden kesitler sunan Underwater Impressions (Sualtı İzlenimleri) adlı bir belgesel hazırladı.

O, belki de çağımızın hem takdir edilen hem de inanılmaz ölçüde karalanan kadınıydı. Ama "eski tüfek" Riefenstahl, öyle kuru gürültüye pabuç bırakacak türde biri değildi. 100 yaşında bile yapmak istediklerini sıralarken gözleri parlıyor ve yaşama dört elle sarılıyordu. Seni unutmayacağız...
(e-kolay Haber)
481
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.