Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Star olmak beni yıprattı!

Star olmak beni yıprattı!

PARA KAZANIP EV ARABA ALIRSIN AMA BAHTINI SATIN ALAMAZSIN

İlk aşkla başlarsak... Hatırlıyor musunuz?
- Sanırım 16 yaşımdaydım. Kadıköy'de oturuyorduk. Birbirimizden hoşlanıyorduk ama o okumak için İngiltere'ye gitti ve yollarımız ayrıldı. Orada bir Türk kızıyla da tanışıp evlendi. Ama hâlâ karşılaştığımızda merhabalaşırız.

Peki hepimizin başına gelen, ilk kalp çarpıntısını yaşatan o ilk öpüşmeyi nasıl yaşadınız?
- Bir yıl sonra... Birlikte sinemaya gitmiştik ama ona öpüşme denir mi bilmiyorum. Korka korka, sanki arkamızda birileri bizi izliyormuş gibi. Zaten o zamanlar el ele tutuştuğumuzda bile neredeyse heyecandan ölüyorduk.

O yaşlarda evlenmeyi düşünüyor muydunuz?
- O yıllarda aileler, kızları biraz büyüyüp içinde kadınsı kıpırtılar başlayınca "Hadi kızımızı evlendirelim" diyordu. Ama benim evlilikte hiç gözüm olmadı.

Ne istiyordunuz?
- Aklım her zaman şarkı söylemekteydi. Hatta önce film dünyasına girdim ama o hayata hiç konsantre olamadım. Emin ol, set aralarında bile müzik dinlerdim. Tabii sesimin güzel olduğunu biliyordum ama derecesini kestiremiyordum. Hatta konservatuvarı bile kazandım. Ama ailevi problemlerden dolayı okula devam edemedim.

ŞÖHRET FAZLA GELMİŞTİ

Peki 1984'te Ali Bars ile neden evlendiniz? Bir aşk evliliği miydi?
- Tabii çok sevdim ama aşık olmaya vakit kalmadan evlendik. Beraberliğim süresince çok mutluydum. Ali Bars anlayışlı ve entelektüel biriydi. Hakancığım ben aslında ani kararlar veren biriyim. Evlenmem de öyle olmuştu. Kendimden kurtulmak istedim!

Evlenince bir insan kendinden nasıl kurtulur ki?
- Aslında şöhret bana fazla gelmişti. Taşıyamadım. Bir de evlilik nasıl bir şey diye merak ediyordum.

Nasıl bir şeymiş?
- Gerçekten güzelmiş.

Peki sizinle evlenmek isteyen onlarca erkek varken Ali Bey'in farkı neydi?
- Egoları yoktu.

Evliliği sevdiyseniz o zaman neden bitti?
- Tam hatırlamıyorum ama öyle olması gerekiyordu. Zamanla monotonlaşmaya başladı. Sanırım iç dünyamdaki beklentileri de daha fazla karşılayamadı.

AŞK DEDİĞİN ÜTOPYA

Sonra da bir daha kimse sizi nikah masasına oturtamadı...
- 'Nikah Masası' en sevdiğim şarkılardan biri. Hatta bir ara cep telefonumun melodisiydi. Neyse soruna gelelim... Ama bu nedeni şimdi sana nasıl açıklarım: Gerçekten bilemiyorum!

Ama Ajda Hanım mutlaka bir sebep olmalı...
- Evlilik müessese olarak çok zor. Bir kere beraberinde rutini getiriyor. Aynı zamanda 'şöhret' sözcüğü de sanırım erkekleri biraz rahatsız ediyor. Seni sahnede görürken onun için bir tabu oluyorsun ama ilişki başladıktan sonra insani tarafını algılaması zorlaşıyor.

Peki bundan sonra evlilik olur mu?
- Hiç kestiremiyorum. Gerçi ne kadar protest olsam da bir kadının doğru bir erkekle beraber olması kadar güzel bir şey yok. Manevi açıdan bir kadının mutlaka bir erkeğe ihtiyacı var.

Hayatınızda manevi açıdan bunu size kim yaşattı peki?
- Öyle zannettiğim oldu ama aslında hiç yaşamadım. Aşk dediğin tamamen kendi yarattığın ütopyan. "Bu benim eşim, sigortam değil ama güvencem" demelisin.

Yani gerçek anlamda hiçbir zaman aşık olmadınız mı?
- Tabii aşık oldum, sonra bitti ve herkes kendi yoluna devam etti. Geriye dönüp baktığımda iyi ki yaşamışım diyorum. Aklımda güzel
anılar var.

ÇOCUK BÜYÜK MESULİYET

Hiç aldatıldınız mı?
- Hayır, Allah'a çok şükür böyle bir şey başıma gelmedi.

Peki şimdi kalbinizi çarptıran biri var mı?
- Yok, kalbim işimle dolu. Ama aşk defterini kapattım da demiyorum. Olursa olur. Bu işler hiç belli olmuyor.

Çocuk sahibi olmayı istediniz mi?
- Evet, çok istedim ama şartlar müsait değildi.

Peki evlat edinmeyi düşünüyor musunuz?
- Çocuk büyük mesuliyet. Ben daha kendi içimdeki çocuğu yaşamadan buralara geldim. O çocuk hâlâ içimde duruyor.

Mal varlığınız için ne düşünüyorsunuz?
- Sevdiğim belirli kişiler arasında paylaşılacak!

1073
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.