Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Şizofrenin ismi bile korkutuyor

Şizofrenin ismi bile korkutuyor

Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Köksal Alptekin, şizofreni hastalığının toplum tarafından yeteri kadar bilinmediğini ve yanlış yargılar olduğunu belirterek, "Şizofreninin ismi bile insanları korkutmaya yetiyor" dedi.

Antalya'da düzenlenen 4. Merkezi Sinir Sistemi Günlerine katılan DEÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Köksal Alptekin, şizofreni hastalığı konusunda bilgi verdi. Bir beyin hastalığı olan şizofreninin, 1960'lı yıllarda "anne ve babaların yol açtığı" bir hastalık olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Alptekin, "Hatta o nedenle literatürde, (şizofren yapıcı anne, şizofren yapıcı baba, şizofren yapıcı aile) kavramı vardı. Ancak son zamanlarda yapılan beyin araştırmaları göstermiştir ki, şizofreni psikolojik bir hastalık değil, bir beyin hastalığıdır" diye konuştu.

Hastalığın görülme sıklığının yüzde 1 olduğunu kaydeden Prof. Dr. Alptekin, Türkiye´de yaklaşık 600 bin şizofreni hastası olduğunu bildirdi. Dr. Köksal Alptekin, Türkiye´de yaklaşık 2 milyon insanın şizofreni hastalığından doğrudan veya dolaylı olarak etkilendiğini kaydederek, "Fakat Türkiye´de bu hastalık üzerine gerektiği gibi çalışma yapılmıyor. Aksine toplumdaki olumsuz etkisi çok fazla. Şizofreninin ismi bile insanları korkutmaya yetiyor" dedi.

HER YIL 10 BİN YENİ ŞİZOFREN
Türkiye´de her yıl 10 bin kişinin şizofreni olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alptekin, gençler üzerinde yürütülen bir araştırmanın, yeni neslin şizofreniye bakışını ortaya koyduğunu belirtti. Prof. Dr. Köksal Alptekin araştırma sonuçlarıyla ilgili şu bilgileri verdi: "Gençlerden oluşan topluluğa davranış bozuklukları olan kişiyle yan yana otobüs yolculuğu yapıp yapmayacakları, asansöre birlikte binip binmeyecekleri gibi sorular soruldu. Gençlerin yüzde 90'ı, bu sorulara olumlu yanıt verdi. Anketin ikinci bölümünde, davranış bozukluğu olan kişinin rahatsızlığının şizofreni olduğu söylendi. İlginç olan, yanıtların, bu bilgiyle birlikte yüzde 60'a düşmesiydi. Bunun anlamı şudur: Gençler şizofreni kelimesini duyduğu anda, son derece negatif duygu ve düşünce geliştiriyorlar."

"ŞİZOFREN SALDIRGAN DEĞİLDİR"
İnsanların bu hastalıktan korkmasının nedeninin bilgi eksikliği olduğunu kaydeden Prof. Dr. Alptekin, toplumun şizofreniyi tanımadığını bildirdi. Toplum içinde yaşanan korkunun hastaların tedaviye gelmesini de engellediğini belirten Prof. Dr. Alptekin, "Hastayı ne kadar erken tedavi edebilirsek, düzelme şansı o kadar artar. Hastalığın hızlı tedavi edilebilmesi için öncelikle toplumun buhastalığa bakışının değişmesi lazım" diye konuştu.

Toplumda hastalıkla ilgili en yaygın yanlış yargının şizofreninin düzelmeyen bir hastalık olduğu yönünde olduğunu söyleyen Köksal Alptekin, "Şizofreni, artık düzelen bir hastalıktır. Tedavi sonucundahastalığın yüzde 20 oranında düzelme gösterdiği ortaya çıkmıştır. Son 10-20 yılda yeni ilaç tedavileri geliştirildi. Bu ilaçlar muhtemelen düzelme şanslarını daha da artırıyor" dedi.

Hastalıkla ilgili ikinci yanlış yargının, şizofrenlerin saldırgan olduğu yönünde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alptekin, "Şizofreni hastalarının tümü saldırgan değildir. Saldırganlık, 10 hastadan sadece1'inde görülür. Eğer hasta ilaç alırsa, saldırganlık görülme sıklığı sıfıra iner. Hastalığı damgalayarak hastaların saldırganlık eğilimini artırmış olursunuz" şeklinde konuştu.
373
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.