Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Sınav hayatın sonu değil

Sınav hayatın sonu değil

Yaklaşan ÖSS öncesinde sınava girecek öğrencilerde kaygı ve stresin en üst noktaya ulaştığına dikkat çeken uzmanlar, sınav öncesinde oluşan kaygıların öğrencilerin performans ve konsantrasyonunu bozduğunu belirtiyor.

Üniversite sınavı öncesinde öğrencilerde kaygı ve stresin en üst noktaya ulaştığına dikkat çeken uzmanlar, bu kaygıların öğrencilerin performansını olumsuz etkilediğini bildiriyor.

ODTÜ Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Nebi Sümer, ÖSS'ye her geçen yıl artan sayıda gencin girdiğini anımsattı. Sınava giren öğrencilerin ancak yüzde 10'una yakınının bir bölüme yerleştirileceğini belirten Sümer, sınavın bir yarışma atmosferi içinde geliştiğine dikkat çekti.

Sümer, bu faktörün öğrenciler üzerindeki kaygı ve baskıyı üst noktaya taşıdığını, öğrencinin arkadaş çevresi ve aile beklentilerinin bu kaygı ile birleşmesi ile stres durumunun ortaya çıktığını bildirdi.

Sınav öncesinde oluşan kaygıların öğrencilerin performanısını olumsuz yönde etkilediğini, konsantrasyonu bozduğunu vurgulayan Sümer, öğrencide "bu benim hayatımın dönüm noktası", "geri dönüşü olmayan yol" düşüncelerin de kaygıya yol açtığını dile getirdi.

"Öğrenci öncelikle bundan kurtulumlı. Bu bir sınav ve temel ilginin sınav olması gerekiyor" diyen Sümer, öğrencilere şu uyarılarda bulundu:

"Öğrenci `Ailem ne der', `Sonum ne olur' gibi düşünceleri değil sınavı düşünmelidir. Öğrencinin kendisi ile konuşmaları da burada önemli. `Arkadaşlarım ne yapacak', `Ben başarı değilim', `elim ayağıma dolaşacak' gibi düşünceler olumsuz sonuçlar doğurabilir. Geçen yıllarda da sınavı kazanamayan öğrenciler de geçmişte ne yaptıklarını unutup dikkatlerini sınava yöneltmelidirler."

Son hafta gözden geçirin

Sınavın tamamen başarılacağı gibi bir inancın da kaygıları arttırabileceğine dikkat çeken Sümer, ancak sınav için girilen son haftada konuları öğrenmektense tekrar etmek daha yararlı olabileceğini belirtti.

Bu dönemde eski konuların gözden geçirilmesinin öğrencide güveni tazelediğini kaydeden Sümer, "Bir kaç güne bir yıl sığdırılamaz. Kısa tekrarlar yapmalıdır" dedi. Sümer, öğrencinin günlük yaşamına devam ve pozitif tutum ile sınava girmesinin kaygıyı azaltacağını vurguladı.

Sınav kaygısı ve ailenin görevi

Sınav öncesinde öğrencinin kaygısını azaltma yönünde ailelere de görevler düştüğünü söyleyen Sümer, "Öğrencilere sınav hakkında çok fazla beklenti yaratmamak gerekiyor" diye konuştu.

Öğrencinin diğer bir öğrenci ile karşılaştırılmasını en büyük hata olarak değerlendiren Sümer, "Genellikle orta düzeyde çalışan öğrencilerin aileleri başarılı öğrencileri göstererek karşılaştırma yapıyor. Oysa her öğrenci kendi geçmişi ile karşılaştırılmalıdır" dedi.

Sınav sırasında yapılması gerekenler

Sınav günü öğrencilerin mutlaka kahvaltı yaparak sınava girmelerini öneren Sümer, sınav sırasında kaygıların doruğa ulaşmaması için gevşeme ve rahatlama egzersizleri yapabileceklerini söyledi. Öğrencinin, "Benim yaptığım işin sorumlusu benim" diye düşünmesinin olumlu olduğunu belirten Sümer, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Soruları okurken mutlaka tam anlamak gerekiyor. Öğrencinin temel paniği soruyu anlamak olmalı. Soruyu anlayan öğrenci aslında soruyu yanıtlıyor demektir. Seçeneklerin dikkatli okunması, birini anlamadan diğerine geçmemek önemli. Altı çizili kelimelere, soruyu anlamlı kılan kelimelere dikkat etmek gerek.

Öğrenci, her soruyu bir öncekini ve bir sonrakini unutarak seçeneklere öyle geçebilmeli. Öğrenci, panik olmadan zaman yönetimini başarabilmesi gerekiyor. Bir soruya takılıp kalma saplantısından uzaklaşma da önemlidir."
339
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.