Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Savaş sonrası gözde meslekler

Savaş sonrası gözde meslekler

Savaş sonunda gıdadan inşaata, taşımacılıktan perakendeye çok sayıda sektörde canlanma bekleniyor. Bu canlanmayla birlikte yeni eleman alımları da gündeme gelecek ve istihdam artacak. Yaptığımız araştırma, savaşa rağmen bazı pozisyonlarda eleman alımlarının devam ettiğini gösteriyor.

Dış ticaret uzmanları, çağrı merkezi görevlileri, doğrudan satış elemanları en çok arananlar arasında."İşe alımlar 2002'nin son çeyreğinde hareketlenmişti. Şu anda da devam ediyor. Piyasa durmadı. Şirketlerin yüzde 90'ı işe alımlarını durdurmadı. Ama tedbirli davranıyorlar. Savaş bittiğinde daha fazla canlanma olacak... 'Bu değerlendirme elaman bulma ve yerleştirme konusunda hizmet sunan danışmanlık firması Adecco'nun Genel Müdürü Pembe Candaner'e ait. Meslektaşlarının tamamı da onunla aynı fikirde. Ekonomist Ege Cansen, savaş sonrasında gıda, inşaat malzemeleri ve taşımacılık sektörlerinde canlanma olacağını ve yeni iş olanakları doğacağını söylüyor.

Türkiye'nin önde gelen insan kaynakları danışmanları ve şirket yetkilileri, işe alımlar konusunda hiç de olumsuz değiller. 2003 yılındaki tabloyu anlatırken, aynı noktada buluşuyorlar: "Savaş nedeniyle ertelenen işe alımlar oldu ama durum 2001'deki kadar kötü değil. Savaş bittiğinde işe alımlarda canlanma bekliyoruz" diyorlar.

Görünen o ki, savaş sonrasında Türkiye'de işe alımların canlanması olasılığı yüksek. İş arayanların kendilerini yeni koşullara ve iş fırsatlarına şimdiden hazırlaması gerekiyor. Tempo olarak, onlara ışık tutmak için, savaş sonrasında, öncelikle hangi sektörlerde ve pozisyonlarda eleman ihtiyacı doğacağını araştırdık.

Araştırmamızın sonucunda edindiğimiz izlenim, şu an tekstil sektörünün eleman alımına devam ettiği yönünde. Savaş sonrasında ise öncelikle perakende, inşaat ve inşaat malzemeleri, gıda, lojistik ve taşımacılık sektörlerinde iş olanakları doğması bekleniyor.

Ancak yine de, adaylar kendilerini aşırı iyimserlik ve umuda kaptırmamalı. Çünkü, Türkiye'de iş piyasası çok daha rekabetçi bir hale geldi. Nitelikli insanlar bir işi alabilmek için birbiriyle yarışıyor. Bu nedenle, kendilerini mutlaka geliştirmeleri ve deneyimlerini zenginleştirmeleri gerekiyor.

Türkiye'de işgücü piyasasına her yıl yaklaşık 250 bin genç giriş yapıyor. Kriz dönemlerinde yeni katılanların sayısı daha da çok artıyor. Örneğin 1994'te işgücündeki artış 1.4 milyonu bulmuştu. Bu durum, kriz döneminde aile bireylerinden biri işsiz kaldığında, çalışmayan çocukların veya evin hanımının da iş aramaya başlamasından kaynaklanıyor.

Ekmek aslanın karnında mı?
'İşsizlik' iki yıl önce Türkiye'nin gündemine oturdu. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit arasındaki tartışma, Anayasa kitabının havada uçuşuyla son buldu. Toplantının hemen ardından yapılan açıklama bir fırtına gibi piyasaları dalgalandırdı ve belki de ilk kez işsizlik 'beyaz yakalı' denilen nitelikli çalışanları da tehdit etmeye başladı. Çok sayıda bankacı, reklamcı, gazeteci ve mühendis işsizlikle tanıştı. Ekmek var ama aslanın ağzından karnına indiğini söyleyebiliriz. Bu durumda iş arayan adayların çok daha bilinçli olması, sektör bazındaki canlanmaları ve yeni iş fırsatlarını iyi analiz etmesi şart.

İşgücü piyasasındaki rekabetin boyutlarını anlayabilmek için son 5 yılda yaşanan gelişmelere ve istatistiklere bir göz atmakta fayda var. 2002 yılında ekonomi yüzde 7.8 büyüdü. Ancak bu büyüme, daha çok ihracattan ve stoklardaki artıştan kaynaklandı. Bu, Türkiye ekonomisinin alışık olmadığı bir durum. Bu nedenle, halk büyümeyi pek hissetmedi. Esnafın satışları kıpırdansa da, büyüme oranına eşdeğer biçimde artmadı. Türkiye'de 1999 yılında 21 milyon 413 bin kişi istihdam ediliyordu. İstihdam rakamı 1999'dan beri geriledi ve 2002'de 20 milyon 287 bin olarak gerçekleşti. İşsiz sayısı ise 4 yıl içinde 1 milyon 774 binden 2 milyon 400 bine çıktı.

Savaş sonrasında canlanacak sektörler
Birinci Körfez Savaşı'nda, ABD'nin hedefi Kuveyt'i işgalden kurtarmaktı. Şimdi ise Irak'taki yönetimi değiştirmeyi hedefliyor. Birinci Körfez Savaşı gibi küçük bir hedefe odaklı operasyon 39 gün sürmüştü. Şu an bitmeye yüz tutan savaşın boyutları Körfez Savaşı'na göre çok daha büyük. ABD sürgünde bulunan üst düzey Iraklılardan oluşan ve 'free Iraqis' denilen bir grupla birlikte savaş sonrasını planlamaya başladı bile. Peki ama savaş sonrası, Türkiye ekonomisine nasıl yansır? İlk etapta hangi sektörlerde canlanma ve beraberinde işe alımlar başlar?

Ekonomist Ege Cansen bu soruya şöyle cevap veriyor: "Birkaç hafta içinde biterse turizm canlanır. Irak'taki savaş, şu haliyle bile Antalya'ya gelecek olan turistler için tehlike teşkil etmiyor. Türkiye zaten savaşın içinde değil. Ayrıca, ilk başta endişe edildiği gibi kimyasal veya biyolojik silah kullanılmadı. Bu saatten sonra Saddam'ın kimyasal silah kullanacak hali de kalmadı. Savaşın bitmesi istihdama olumlu yansıyacaktır. Öncelikle büyüme ve istihdam artışı; gıda, inşaat malzemeleri ve nakliye sektörlerinde hissedilecek. Bu sektörler çekici rolü üstlenerek diğer sektörleri de hareketlendirecektir." Savaş sonrasında tüketicilerin güveninin yükselişiyle birlikte harcamaları da normale dönecek. Dolayısıyla, perakende sektöründe genişleme planları hayata geçirilmeye başlanacak.
(TEMPO)
395
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.