Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Rekor kıran öpüşmenin hikayesi

Rekor kıran öpüşmenin hikayesi

<font color= "red">(Foto/Video Galeri)</font> Almanya'nın Oscar adayı olarak gösterilen filmin yönetmeni Fatih Akın, Almanya'nın önde gelen siyasi dergilerinden Der Spiegel'in sorularını yanıtladı.

"Yaşamın Kıyısında" adlı filminde neden 2 eşcinsel kadını konu aldığının sorulması üzerine de Akın, yabancı bir erkekle bir Alman kadının aşkı gibi klişeleşmiş bir konu istemediğini, 2 kadının aşkının filmini daha çekici hala getirdiğini söyledi.

Akın, kendisini önemli Türk temsilcilerinden biri olarak görüp görmediği şeklindeki soruya karşılık, "Hayır, her ne kadar Türkiye'deki insanların benimle gurur duyması hoşuma gitse de. Diğer yandan, Türkiye'yi kötü gösterecek bir şey de yapmadım, Orhan Pamuk gibi eleştirmedim. Türkiye belki o kadar değişecek, eleştirilebilecek bir yanı kalmayacak" dedi.

Filmin fragmanını izleyin


"Türkiye'yi hatta çok iyi göstermediniz mi? Bir kadınlar ceza evinde aydınlık koğuşlar, geniş toplu hücreler ve avluda neşeli bir şekilde voleybol oynayan kadınlar gösteriyorsunuz" şeklinde yorum yapılması üzerine de Akın, şunları söyledi:

"Uzunca bir zaman Türk ceza evlerinde araştırma yaptık. Çünkü ben bu konuda hiçbir yanlış yapamayacağımı biliyordum. Eleştirilere karşı dayanıklı olmak istiyordum ve bu nedenle siyasi suçlardan hapis yatan arkadaşlarımla tekrar tekrar konuştum. Sonuçta İstanbul'daki bir ceza evinde çekim yaptık. Filmde gördükleriniz gerçek tutuklular ve gerçek bekçiler. Türkiye'yi, olduğundan daha güzel göstermeye çalışmadık."

Filmlerinde neden hep İstanbul'u tercih ettiğinin sorulması üzerine de Akın, "Bu, benim çocukluğumdan kaynaklanıyor. O zamanlar tüm ailemle birlikte otomobille Hamburg'tan İstanbul'a gittik. Bu 3 ya da 4 gün sürdü. İstanbul'a vardığımızda, dünyanın yarısını dolaşarak bambaşka bir dünyaya gelmiş gibi hissettim kendimi. İstanbul günümüzde daha da yakınlaştı ve benim için artık hasret duyduğum bir yer değil, ancak hala her şeyin harekette olduğu bir şehir" dedi.

Doğup büyüdüğü Hamburg kentini çok sevmesine rağmen, bu şehirde artık işlenecek konu olarak bir şey bulamadığını ifade eden Akın, "Türkiye'de ise tüm olayları farklı bir gözle gördüğüm duygusuna kapılıyorum" diye konuştu.

Akın, filmlerinde daha önce Almanya'ya göç konusunu işlediğini, şimdi ise Almanya'dan diğer ülkelere giden insanları anlattığına dikkat çekilmesi üzerine de "Ben burada kendimi çok iyi ve kökleşmiş hissediyorum. Eğer filmlerimdeki kişiler Almanya'ya gelseler, bu belki nihai bir şey olurdu. Ben açık sonları severim" şeklinde karşılık verdi.

Akın, gelecekteki filminde de bir "Alman-Türk hikayesini" anlatıp anlatmayacağının sorulması üzerine, "Hayır, tüm yollar Amerika'ya uzanıyor. ABD'ye 20. yüzyılın başlarında giden Avrupalı göçmenler konusunu işlemeyi planlıyorum. New York'tan güneybatıya doğru uzanacağız. Kızılderililer de var. Bu, benim ilk kovboy filmim olacak" dedi.
382
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.