Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Psikiyatrik hastalıklar korku veriyor

Psikiyatrik hastalıklar korku veriyor

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri nabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Alp Üçok, psikiyatrik hastalıkların, tıpkı AIDS, cüzam ve kanser gibi adı insanlara korku veren hastalıklar arasında görüldüğünü belirterek, bu damgalamanın tedavinin başarı şansını azalttığını söyledi.

Eğitim ve Sağlık Muhabirleri Derneği (ESAM), Türk Tabipler Birliğive İstanbul Tabip Odası tarafından düzenlenen, "Sağlık Bilinci ve Medya" başlıklı toplantıda, "Tıbbi ve Toplumsal Yönleriyle Psikiyatri" konusu ele alındı.

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Üçok, en fazla görülen psikiyatrik hastalıkların başında depresyon ve fobilerin geldiğini, bunların da daha sık kadınlarda ortaya çıktığını söyledi.

Psikiyatrinin de beyinle ilgilendiğine işaret eden Prof. Dr. Üçok,şöyle dedi: "Ancak, Alzheimer, demas gibi hastalıklar toplum tarafından saygıyla karşılanırken, psikiyatrik hastalıklar aynı organın sorunu olmasına rağmen aşağılanmayla karşılaşıyor. Psikiyatrik hastalıklar tıpkı AIDS, cüzzam, kanser gibi adı insanlara korku veren hastalıklar arasında görülüyor. Bu hastalara karşı önyargılıyız, çünkü bilmiyoruz ve bu damgalama tedavide başarı şaını azaltıyor. Oysa son 10 yılda tedavide önemli başarılar elde edildi. Ancak bu damgalama, örneğin şizofrenide tedavinin başarı oranını yüzde 50 oranında düşürüyor."

"YATAK KAPASİTESİ YETERSİZ"
Türkiye Psikiyatri Derneği İstanbul ube Başkanı Dr. Cem Ataklı da Türkiye`de halen bin 100 psikiyatrisin bulunduğunu ve bunların 700`ünün 3 büyük şehir ve çevresinde yer aldığını kaydetti.

Türkiye`de bu hastalar için ayrılmış yatak kapasitesinin yaklaşık 9 bin civarında olduğunu da belirten Dr. Ataklı, "Oysa Dünya Sağlık Örgütü`ne göre, bin kişiye 1 psikiyatri yatağı düşmesi gerekmekte. Varolan sistem ülkenin başkentinden bile İstanbul`a hasta sevkine neden olmakta. Türkiye`de psikiyatrik bakım ve tedaviye gerek duyan yaklaşık2 milyon kişi vardır ve var olan kapasite bunu karşılamaya yeterli değildir" diye konuştu.

Derneğin İkinci Başkanı Doç. Dr. Mustafa Sercan da bütün psikiyatrik hastaların deli olmadığını vurgulayarak, "Damga değişiyor ama damgalama hep devam ediyor. Tımarhane kafamızda. Toplumda, 'akıl hastası neden sokakta dolaşıyor' diye bir imaj var. Biz bu insanları imkan buldukça toplum içinde tedavi etmeyi gelişme olarak görüyoruz. Hepsini bir yere kapatma düşüncesini reddediyoruz" şeklinde konuştu.

Psikiyatri ve ceza yasası hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Sercan,suç işlemiş hastaların tedavi sonrasında dışarıda cumhuriyet savcıları tarafından izlenmesi, belli aralıklarla tedaviye getirilmesi gerektiğini, ancak savcıların elinde bunu yerine getirecek örgütleri bulunmadığını ifade etti.

Basında yer alan intihar haberlerine de değinen Doç. Dr. Sercan, bunların çoğunu taklit intihar girişimi olarak nitelendirdi.
(aa)
360
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.