Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

'Piç yönüm çoktur, hiç affetmem'

'Piç yönüm çoktur, hiç affetmem'

Eğlence dünyasında kim ne yaparsa yapsın, sonunda bir şekilde şarkı söylüyor. Şarkıcılık, hatta "albüm çıkarmak" uğranması zorunlu bir durak gibi. Bu durağa yeni uğrayan isim ise Asena.

Miraç Zeynep Özkartal / Milliyet

Asena uzun zamandır ortalarda görünmüyordu. Geçenlerde Zeynel Abidin Ağgül'ün çektiği fotoğraflarla haberimiz oldu ki, o da albüm çıkarıyormuş. Daha önce de albümleri vardı ama dans ettiği şarkılardan oluşuyordu. Bu kez dört şarkısı var, çarşamba günü piyasada olacak "Hint Kumaşı" albümünde. Kısacası dansöz Asena artık şarkıcı-dansöz Asena!

"Nereden çıktı bu şarkıcılık?" diye sormak için aradığımda öğrendim ki, bir de dans-spor okulu açmış. Teşvikiye'deki okulunda buluştuk Asena ile. Bizzat ders vereceği okulun her yeri pembe. Aynalardan sarkan otrişler, mutfak kapısındaki zincir, sandalyeler, hepsi pembe. "Yeni bir hayata başladım" diyen Asena'nın ruh halinin rengi bu sanırım.
Edith Piaf'ın "La Vie en Rose"u geliyor aklıma, aman Allah sonunu benzetmesin!

Ya şarkıcılıkta danstaki başarıyı yakalayamazsanız?
Yakalayamayacağımı hissetsem yapmam.
Niye kendimi rezil edeyim bu saatten sonra? Dansöz olmak da istemiyordum ama herkes olmamı istiyordu.

Neden?
Çok iyi oynadığımı söylüyorlardı. Bir kere aynanın karşısında kendi kendime bir şeylerle uğraşırken fark ettiler. Aslında ilk fark eden babaannem oldu, "Ne tuhaf hareketler
yapıyorsun sen?" dedi. Sonra misafir olarak
birkaç düğüne gittik, piste kendimi atıp herkes de bana yönelince etraf sürekli "Dansöz ol" dedi. Yoksa sporcu olacaktım.

"Yaktın beni babaanne!"

İkisi bambaşka dünyalar değil mi?
Ama ikisi de vücudunu kullanıyor. Ben dansı da spor olarak görüyorum. Ama birisi bana "Sen ileride dansözlük
mesleğini yapacaksın" deseydi, döverdim yani.

Niye?
Çünkü o dönem Marmara Üniversitesi'nde otel işletmeciliği okuyordum. Çok iyi Almanca konuşuyordum, herkes otel işletmecisi olmamı bekliyordu. Babaanne avukat, baba doktor olmamı istiyordu. Ailede hiç dansmış, müzikmiş öyle bir şey de yoktu. Ben şöyle diyordum, Allah'ın bana bir hediyesi bu. İstemiyordum, nefret ediyordum ama sonra öyle bir sevdim ki...

İlk dans etmeye başladığınızda da nefret ediyor muydunuz?
Yok. Olduktan sonra çok sevdim. Bir de alkışlanıyorsunuz ya. İnsanlar "Ne değişik oynuyorsun" dedikçe mutlu oluyordum.

"İyi dans ediyorsun" sözlerini duymanızla sahneye çıkmanız arasında ne oldu?
Tesadüfen birisini ziyarete gittim bir mekanda. Beşiktaş için bir gece düzenleniyordu ve hangi sanatçıları çıkaracaklarını konuşuyorlardı. Düğünlerde gırgırını yapmışız ama ne profesyonelim ne bir şeyim, "Dansöz kim?" diye sordum. "Bilmem, kim?" dediler. O geceyi yapan üst düzey bir yöneticiydi. Şeytan dedi ki "Git, beni bu geceye çıkar de". Öyle de yaptım. "Para da istemiyorum, yeter ki beni çıkartın". Bir dostum hediye olarak kostüm gönderdi bana. Müzikleri arkadaşlarım hazırladı. Ve çıktım o geceye. Diğer ünlü dansözler de çıktı, sinir oldular bana.

Siz "oryantal"i değil de dansözü tercih ediyorsunuz...
Fransızca bir kelime olduğu için, bir de dans eden bütün kadınlara dansöz dendiği için tercih ediyorum. Çünkü ben başka dansları da yapabiliyorum. En büyük yeteneğim pop dans. Oryantal çok banal geliyor bana, ben dansözüm.

Sizinle özdeşleşen değişik dans biçimini nasıl buldunuz?
Aslında spor yaparken çalışmalarımı dansa yansıttım. Kendimi bildim bileli voleybol ve basketbol oynuyordum. Biz Almanya'dan kesin dönüş yapmadan önce babaanneme dediler ki "Bu çocuğu götürme Türkiye'ye. Biz bunu yetiştirelim, iyi bir sporcu olsun". Babaannem uzun zaman düşündü ama dönmeme karar verdi. Dönmeseydim şu anda ünlü bir tenisçi ya da voleybolcuydum. Olimpiyatlarda yer alıyordum, o derece. Babaanneme bazen "Yaktın beni Brütüs" diyorum! Bir de benim ilk çıktığım dönemler dansöz dediğiniz zaman çok kötü algılanıyordu. Artık hiç öyle bir şey yok.

Sebebi ne?
Bence ne yansıttığımız önemli. Mesela benim ilk devrimim kostümdür. Çok açık kostümler giyiyorduk, ne yapabilirim de farklılık yaratabilirim dedim. Sonuçta ben oyunumu seyrettirmek istiyorum, bedenimi seyrettirmek istemiyorum ki. Derken kostümleri kapadım.
O sert ifadem oluştu yavaş yavaş...

"Çok zeki bir değilim"

Bunları düşünüp taşınarak yaptınız yani.
Evet. Artık iyi dansöz kötü dansöz ayırıyor insanlar, o kadar bilinçlendiler ki! Ben sevdirdim bu işi. Bir etkim olmadıysa bu mesleğe, ben niye varım?

Tek başına mı karar verdiniz bunlara?
Evet. Ruhumda bir şeyler beni yönlendirdi. Sanki içimde başka bir insan vardı ve akıl veriyordu. Halbuki çok zeki bir kadın değilim. Kafam çok basmaz her şeye.

Zeki olmadığınıza nasıl karar verdiniz?
Mesela bir şey anlatırlar, dinlerim dinlerim, birkaç kere anlatmak gerekir, kafam almaz. Babaannem hep der ki "Bu gerizekalıdır, ikiyle ikiyi çarpamaz". Hakikaten de çarpamazdım.


"Çocukken çok dalga geçerlerdi, ayı derlerdi"
İri yarı bir genç kızmışsınız. Üzdü mü bu sizi?
Çok dalga geçtiler, ayı derlerdi. Eve gelir hüngür hüngür ağlardım. Babaannem "Boş ver, sen onları döversin" derdi. Çocukken babaanneyle büyümenin verdiği bir kalkan var. İki kadın hayat mücadelesi verdi. Onun verdiği istem dışı bir sertlik geliyor üstünüze. Mecbur kaldım sert görünmeye, ama ruhum hiçbir zaman sertleşmedi. Hep yumuşak kaldı, üstüne bastılar, ezdiler.

Erkeklerle ilişkinizi nasıl etkiledi bu sertlik?
Hiçbir erkek arkadaşım şikayetçi olmadı.

İlk ne zaman sevgiliniz oldu?
20-21 yaşındaydım. Babaannemin yanında bir erkekle çıkmak söz konusu olamazdı. Bir keresinde okuldan dağılıyoruz, herkes bir arada yürüyor. Babaannem geldi bana bir tokat patlattı, kaldırıma yığıldım. Meğerse yanımda bir çocuk yürüyormuş. O kadar katıydı.

Büyük bir aşk mıydı bu ilk aşk?
Büyük bir aşktı. Birçok şeyi o insandan öğrendim. Çok saygı duyduğum bir ilişkiydi. Onun kibarlığı, beyefendiliği başka bir yönde etkiledi beni. Aslında evlenirdim ben, o şekil bir ilişkiydi.

"Artık bu kadının içindeki yumuşaklık çıksın ortaya"

Neden ayrıldınız?
Zamanla benim bu farklı planlarım çıktı ortaya. Baktı ki kafa başka yerlerde, "Bunu engellemeyeyim, hayatını çizsin, yaşasın" dedi.

"Hint Kumaşı"nın sözleri şu minvalde: "Kendini ne sanıyorsun, bulunmaz Hint kumaşı mısın?" İlişkiye karşı ruh haliniz bu mu?
Selami Şahin'in şarkısı bu. Sözler benimle alakalı değil; insanlar alakalandırmaya çalışıyor ama bu yeni hayatımda eski sayfaların görünmesini istemiyorum. Selami abi neye kızdıysa yazmış, bu onun ruh hali.

Artık daha kadınsı görünmeniz de yeni hayatın eseri mi?
Evet. Artık bu kadının içindeki yumuşaklık çıksın ortaya.

"Bence maço, kadın ruhuna hitap eder"

Şu sıralar âşık mısınız?
Hiç değilim. Birlikte olduğum kişiler oluyor. Ama aşık değilim. Desem ki iki-üç senedir kimseyle görüşmüyorum, yalan! Bir kadın hayatında bir "action" olmadan durabilir mi? Ama bağlanacağım biri yok, aramıyorum da. Zaten ben nokta atışı yapacağım.

O ne demek?
Öyle bir adamla birlikte olacağım ki! Herkesin gördüğü zaman önünü iliklediği, irkildiği, vay be dediği, hayranlık duyduğu, ne beyefendi adammış dedikleri bir adamla birlikte olacağım ben.

Hem insanların irkildiği dediniz, hem beyefendi...
Mesela iş dünyasında iyi bir adamdır, herkes çok sever, o içeri girince bir toparlanırsın. O saygıyı kazanmış bir adam. Ben hayatımda beyefendi bir adam istiyorum.

Beyefendi istiyorsanız, neden İbrahim Tatlıses?
Yaşanması gerekiyordu, yaşandı. Girmeyelim bu konuya.

İdeal erkek kriterlerinize devam edelim o zaman.
Ben ağır adam severim. Maço adam severim diyorum; herkes vuran, kıran, döven adam zannediyor. Halbuki fi tarihinde bir yazar büyüğümüz bana "Maço demek beyefendi adam demek" demişti, "Beyefendi, tıraşını olan, koluna kadını taktığında yürümesini bilen adamdır" demişti.

Ben bu maço tarifini ilk defa duyuyorum.
Beni uyarıyorlar; "Maço maço diyorsun, anlamını bil" diyorlar.

"Hakiki maçoyu yaşadın, akıllanmadın mı?" diyorlar mı?
Bana göre maço kadının ruhuna hitap eden adam. Vuran, kıran maço değil, yobaz.

"Hazırcevabımdır, piç yönüm çoktur, hiç affetmem"

"Hint Kumaşı"nın tanıtım fotoğraflarında 17'nci katın korkuluklarında poz vermişsiniz. Neden hep "Korkmuyorum" mesajı vermeye çalışıyorsunuz?
Bir tek Allah'tan korkuyorum. Feci korkuyorum hem de, böyle tırım tırım.

Allah korkusuyla neyi kast ediyorsunuz?
Kimsenin hakkı bana geçmemeli, hiçbir iyiliğin altında kalmamalıyım. Allah'a karşı ne gerekiyorsa yapmam gerektiğine inanıyorum. Ama bizim sektörde ne kadar yapabilirim ki?

Sektörün nesi engel buna?
Şimdi ben hacca gidemem. Gideyim, sonra kostümü giyeyim oynayayım, olur mu? Birkaç kere düşündüm olmadı, zamanı var.

Neden bu kadar çok altını çiziyorsunuz korkusuzluğunuzun?
Hiç kimseye yalakalık yapmam, yanlışa doğru da demem. Yoksa korktuklarım var, olmaz mı? Babaannemi kaybetmekten, bana bir şey olursa yanımda çalışanların aç kalmasından korkarım.

Unutulmaktan?
Korkmam, unutturmam çünkü kendimi.

"Sahnem stand-up gibi, çok gırgırdır"

Albüm yapmak da kendini unutturmama çabası mı?
Yok. Bu tamamen kendimi geliştirmek. Dans, dans, dans... Eee? Bir dansta ne kadar figür değiştirebilirsiniz? Oryantal dansta son nokta nedir ki? 15 senemi verdim, daha ne ekleyebilirim? Benim slogan olan figürlerim vardır, birisi gördü mü "Bu Asena'nın hareketi" der. Şimdi dansla şarkıyı birleştirmek istiyorum. Sloganım da "Dansa kardeş gelen solistliğe merhaba".

Yani Sibel Can gibi bir eşik atlama değil albüm çıkarmanız?
Değil. Bu tamamen Asena'nın yırtması. Daha da yükselmesi. Belki bu olaydan sonra yurtdışıyla ilgili bir iş yapmak isteyeceğim. Çıkıp oynayıp insanlara güle güle demek istemiyorum. Sahneye doyamıyorum ben ya!

Dansınıza güvendiğiniz kadar sesinize güvenir misiniz?
Bunu iki sene önce sorsaydınız güvenmiyorum derdim. Ama şimdi güveniyorum çünkü iki senedir operacı Nilgün Serimoğlu'ndan şan dersi alıyorum.

Dans ediyorsunuz, şarkı söylüyorsunuz, sonraki etap oyunculuk mu?
Ben onu sahnede yapıyorum zaten, stand up'a dönüşüyor. Bir dakika bir şey anlatıyorum, dans ediyorum, sonra yine bir şey anlatıyorum. Çok gırgırdır benim sahnem. Hazırcevabımdır, piç yönüm çoktur, hiç affetmem. Çok piçim. Hani derler ya, katıksız...
534
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.