Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Pelin Öztekin: Düğün İçin Acelemiz Yok!

Pelin Öztekin: Düğün İçin Acelemiz Yok!

Pelin Öztekin: Belirlediğimiz tarih 17 Ağustos. Acelemiz yok ama içimize sinen bir düğün için doğru zamanı bekliyoruz!

Yıllarca yer aldığı projelerle yüzümüzümü güldüren Pelin Öztekin, ters köşe bir rolle karşımıza çıktı. Kanal D’nin sevilen dizisi “Hayat Şarkısı”nda fettan gelin Zeynep’e hayat veren Öztekin, “Komedi oynamak zevkli ama bizim meslek biraz doyumsuz işte. Sadece komediyle kalmasın istedim” diyor.

* “Hayat Şarkısı” ekibine nasıl dahil oldunuz?

- Aslında çok uzun zamandır “komik olmayan” bir karaktere hayat vermek istiyordum. Yaz sonunda, birçok yeni drama projesi okudum, görüşmelere gittim. Kısmet Most Yapım ailesinin bu projesiymiş.

* Peki size “evet” dedirten neydi?

- Öncelikle hikayeyi sevdim. Mahinur Hanım’a hayran kalmamak elde değil. Senaryoyu okuyup Zeynep karakteriyle de tanışınca, “Bu işte olmalıyım” dedim.

* Dizide biraz fettan bir gelin olan Zeynep’i canlandırıyorsunuz. Zeynep ile Pelin’in benzer yönleri var mı?

- Zeynep fazla hırslı, hayatta her şeyi olan ama sevgisiz bir kadın. O yüzden bu kadar tırnaklarını çıkarmış, hep kendini düşünen bir karakter. Bense tam tersiyimdir. Sakin bir yapım var. Kendimi geriye çekip izlemeyi, sonra atılım yapmayı severim. Zeynep çok tez canlı ve patavatsız. Kendi acılarını başkalarını acıtarak geçiştirmeye çalışması başına çok dert açacak, haberi yok.

* Dizi çok ilgi gördü, çok sevildi. Size gelen tepkiler nasıl?

- Son dönemlerde seyirciyi dizilere bağlamak zor. Çünkü artık herkesin iyi diziden, iyi senaryodan, çekimlerin kalitesinden anlayabilecek kadar iş izlediğini, iyi birer gözlemci olduklarını düşünüyorum. Bizim dizimizin senaryosu, gerçekten herkesin kendinden bir şeyler bulmasını sağlayacak kadar zengin. Tepkilere gelince... Herkes komedi oynayan Pelin’e alışıktı, şimdi ise karşılarında hırslı bir elti var. Gelen tepkiler çok motive edici. Yolda görenler “Pelin olmuşsun valla, Zeynep’i çok iyi oynuyorsun” diyorlar.

* Dediğiniz gibi sizi hep komedide izledik, çok güldük. Şimdi ters köşe bir rolle karşımızdasınız... Siz nasıl hissediyorsunuz kendinizi?

- Evet, BKM Mutfak’ta hep tatlı, sevimli, evin şirin kızı olmuştum. Komedi oynamak zevkli ama bizim meslek biraz doyumsuz oluyor işte... Sadece komediyle kalmasın, farklı rollere de bürüneyim istiyorsun. Ben de seyirciye farklı Pelin’ler sunmak istedim. Sonuçta oyuncuyum ve her rolü oynayabilmem, her karaktere bürünebilmem gerek. Bu rol de biraz bunun kanıtı oluyor sanırım.

* Siz “Hayat Şarkısı”nda en çok kimin hikayesini sevdiniz?

- Senaryoyu okurken her hikaye farklı heyecan yarattı bende. Ama tabii ki Zeynep daha farklı... Sanırım en çok onu sevdim.

ARMUT DİBİNE DÜŞTÜ OYUNCU OLDUM

* Oyunculuğa nasıl başladınız diye soracağım ama babanız usta oyuncu Rasim Öztekin nedeniyle çok da uzak değildiniz zaten...

- Armut dibine düştü (gülüyor)... Doğar doğmaz soluğu Ses Tiyatrosu’nun kulisinde almış bir bebekmişim. Büyüdükçe ilgim arttı, her hafta sonu babamın oyununu izlemeye giderdim. Derya ve Ferhan’la (Şensoy) kuliste kendi oyunlarımızı yazar, babalarımız oyundayken biz de fuayede kendi oyunlarımızın provasını yapardık. Yaşım ilerledi, lise tiyatrosunun başına geçtim. Sahne benim için çok büyülü bir yerdi. O sahnede olmak hoşuma gitti ve lise biter bitmez kendimi “Hayat Bilgisi” dizisinde buldum.

* Oyuncu olmasaydınız hangi mesleği seçerdiniz?

- yapmayı seviyorum. Yaptığım yemekleri eşe dosta sunmak ve beğendiklerini görmek çok hoşuma gidiyor. Sanırım aşçı olabilirdim. Veteriner olmayı da çok istedim ama ne yazık ki beni kan tutuyor.

* Kariyerinizin en unutulmaz anısı nedir?

- İçinde yer aldığım her iş benim için özeldi. Hepsinden ayrı ayrı şeyler öğrendim. “Hayat Bilgisi” ve tabii ki Perran Kutman’la oynamak inanılmaz bir deneyimdi. Sonrasındaki 9 yıllık BKM Mutfak süreci ve turnelerimizden de binlerce anı biriktirmişimdir. Evlenme teklifini sette, tam bir sahne çekimi sırasında aldığımı düşünecek olursak! Sanırım sette gelen evlenme teklifi en unutulmaz anı olmayı hak ediyor (gülüyor).

DÜĞÜN İÇİN ACELEMİZ YOK

* Kısa süre önce nişanlandınız, tebrik ederiz. Düğün ne zaman?

- Çok teşekkürler. Belirlediğimiz tarih 17 Ağustos, çünkü ilişkimizin başlama tarihi o... Tek karar vermemiz gerekense düğünü bu yıl mı yoksa 2017’de mi yapacağımız... Kıvanç’ın da (Arslan) benim de şu an yoğun bir iş tempomuz var. Yaz için de film projeleri gündemde. İşler netleşince o tarih de kesinleşecek sanırım. Acelemiz yok ama içimize sinen bir düğün için doğru zamanı bekliyoruz.

* Evlilik sürecinden bahsetmişken... Ev işleriyle aranız nasıl?

- Evcimen bir insanım. Evime, düzenime bağlıyımdır. Temizlik işleri beni sinir etse de yemek yapıp evde misafir ağırlamayı çok seviyorum.

DENİZE YAKIN OLDUĞUM HER YER KABULÜM

* Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?

- Sosyaldim. Sokakta arkadaşlarıyla oynayan, ağaçlara tırmanan, düşen ve yara bere içinde gezen... Şimdiki çocuklar gibi bir tablete bağlı kalmadan, hayal dünyasıyla oyun alanı yaratan bir çocuktum.

* İstanbul’da en sevdiğiniz yerler?

- Anadolu yakasını çok seviyorum. O yüzden Suadiye’de oturuyorum. Hele yazın Caddebostan sahile inip çimlere yayılmaya, köpeğimle yürüyüş yapmaya bayılıyorum. Denize yakın olduğum her yer kabulüm aslında.

Kaynak: Hürriyet & Kelebek

4623
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.