Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Paris 'moda'dan iyi anlar

Paris 'moda'dan iyi anlar

Paris'in moda hafıza merkezi Galliera Müzesi ilk kez giysi dolaplarını herkesin görebileceği şekilde açtı. Müzedeki 90 bin parçalık koleksiyondan 200'ü sergileniyor.

Belleklerimize kazınan 'modanın başkenti' imajının değer kaybetmesinden korktuğu kadar hiçbir şeyden korkmuyor demeyeceğim; ancak koskoca kentin bu konudaki tedirginliği de gözlerden kaçmıyor. Paris, üç yüzyıllık imajını, modaya attığı imzasını yeniden sorguluyor.

2004 sezonunda, Paris Belediyesi işbirliğiyle Ecole du Louvre tarafından hazırlanan konferanslar zinciriyle bir yandan 'Paris Yaratıcıların Başkenti mi?', 'Bir Paris Modası Mevcut mu?' ve 'Paris'in Dışarıdan Görünüşü' konu başlıklarıyla Paris'in günümüz modasındaki yeri ve önemi tartışılırken, öte yandan da 'Paris, Avrupa ve 18. Yüzyıl Modası', '18. Yüzyılda Tekstildeki Gelişim', 'Modayı Takip Ediyor musunuz?' başlıklarıyla da 18'inci yüzyıldan günümüze Paris'teki modanın tarihçesi sunuldu. Kısa bir süre önce biten konferansların ardından, aynı konuya ilişkin bir sergiyle de modaya ayrılan bu sezonun kapanışı gerçekleştirilecek.

Paris'in moda konusundaki hafıza merkezi olan Galliera Müzesi ilk defa olarak giysi dolaplarını herkesin görebileceği şekilde açtı ve arşivinde tuttuğu 18'inci yüzyıldan günümüze uzanan 90 bin parçalık moda koleksiyonunun 200'ünü izleyiciyle paylaşmaya karar verdi. 'Sayım İçin Açılış' başlığını taşıyan sergide, mütevazısından gösterişlisine, farklı kıyafet ve aksesuvardan oluşan bir seçki meraklısıyla buluşturuluyor.

Böylece izleyiciye, örneğin eğer 20'nci yüzyılın başında yaşayıp deniz kenarında bulunsaydı nasıl bir mayo içinde olurdu, ya da 19'uncu yüzyılda bir gece davetinde ne tarz bir tuvaletle bütün bakışları üzerine çekerdi gibi sorularında hayal gücünü destekleyici görsel malzeme sunuyor.

Değişen moda değerleri
Öte yandan, sıradan izleyici, sayıca bu kadar çok ve kısmen eski tarihli koleksiyon parçalarının -birkaç teknik açıklama yardımıyla- nasıl saklandığını, toz, ışık ve ısı değişiminin kıyafetlerde oluşturabileceği yıpranmadan nasıl korunduğunu genel hatlarıyla da olsa kavrıyor. Sergi düzeni ise gerçek arşivin daha küçük çaptaki bir kopyası olarak tasarlanmış: Alfabetik düzendeki bölmeli dolaplar, çekmeceler, plastik koruyucu kılıflar, numaralanan kıyafetler...

Müzenin sergilenen arşivinde Chanel, Burberry gibi markaların koleksiyonlarının yanı sıra, Yamamoto'nun birbirinden ilginç defile davetiyeleri; Dolce&Gabbana'nın basın ve profesyonel alıcılar için hazırladığı look-book'lar, ilk çıktığı zaman (1945) bağımsızlığının, takip eden yıllarda ise modanın ve değişen toplum kalıplarının önemli bir sembolü olan Elle dergisinin sayıları da yer alıyor.

Bayrağı kolay kolay kimseye devretmeye niyetli gözükmeyen bu kreatörler şehri, konferanslar ve bir serginin paralelinde modanın, aslında stilde değil de, toplumda kabul gören değerlerde değişiklik yarattığını anlatmaya çalışıyor sanki...
(Radikal)
428
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.