Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Özgü Namal neden ayrıldı?

Özgü Namal neden ayrıldı?

Oktay Kaynarca ile ayrıldığı yazılan Özgü Namal, Elele dergisindeki röportajında, gerçekleri anlattı.

Oktay Kaynarca ile ayrıldığı yazılan Özgü Namal, Elele dergisindeki röportajında, "O kadar gizli saklı yaşıyoruz ki ilişkimizi, o kadar ortalarda değiliz ki, insanlar bizi beraber göremiyorlar, ilişkimizi merak ediyorlar. Ortalarda olmadığımız için, sürekli ayrıldığımızı sanıyorlar ama öyle bir durum yok. Biz böyle çok mutluyuz" dedi.

Oyunculuktaki başarısı ödüllerle tescillenen Özgü Namal, 16 Mayıs'ta vizyona girecek olan yeni filmi "O... Çocukları" için çok heyecanlı... Bu kez seksi bir İtalyan'ı canlandıran güzel yıldız, Elele dergisine verdiği röportajda, "İşimle gündemde olmam çok çalıştığımı gösterir. Bundan daha büyük bir mutluluk yok. Kıskananlar çatlasın!" dedi.

Öncelikle tebrikler! Altın Portakal'ın ardından Yeşilçam Ödülleri'nde de "En İyi Oyuncu" seçildiniz. Şu sıralar her yerde siz konuşuluyorsunuz...
  • Birilerinin sizi fark etmesi ve takdir etmesi gerçekten güzel bir şey. Ama "Ödüle çok fazla inanma, ödülsüz de kalma" demişler. Yani, ben buna inanıyorum. Çok güzel şeyler yaşadım ama bundan sonra ödül almazsam da üzülmem.

    Yeni filminiz "O... Çocukları"ndaki performansınızı da çok merak ediyoruz. "Mutluluk"taki Meryem'den çok farklı bir karakter değil mi?
  • İtalyan bir kadını canlandırıyorum bu kez. Benim için yabancı bir kalem değil "O... Çocukları". Yine "Beynelmilel"deki gibi Sırrı Süreyya Önder senaryosu ve yine 12 Eylül, 1980 dönemi var fonda. Olaylar, 80 döneminde çalışan hayat kadınlarının çocuklarını emanet ettikleri, "Emanetçi Anneler" diye adlandırılan bir evde geçiyor. Birtakım çocukların ve kadınların üzerinden trajik hikayeler dinliyor ve görüyoruz. Aynı zamanda bir o kadar da gülüyor ve eğleniyoruz.

    Biraz daha kadınsı, dişi bir karakteri canlandırıyorsunuz bu kez. Bu rol sizi endişelendirdi mi başlangıçta?
  • Açıkçası, benim için zor bir roldü, korkarak kabul ettim, hálá da çok emin değilim nasıl olduğu konusunda... Film çıkana kadar da karnıma ağrılar girecek. Aksan filan yapmaya çalıştım. İtalyan havasını yakalayabilmek için birtakım değişiklikler yaptık; kaşımı, saçımı değiştirdik, yepyeni bir tip yarattık. Aynada kendimi görünce çok heyecanlandım. İşin içine 80'lerin kıyafetleri de girince, ortaya son derece dişi bir kadın çıktı.

    Fiziksel görünüşünüz sebebiyle, sizden seksi bir kadın olup olmayacağı tartışıldı bir dönem. Bu filmde, gerçekten ortaya vamp bir kadın çıktı mı?
  • Benim hiçbir zaman, hiçbir şey olmak gibi bir derdim olmadı. Bir dönem, sanki Türkiye'deki bütün sorunlar bitmiş gibi "Özgü Namal'dan o olur mu, bu olur mu" diye oturup konuşuyorlardı. Bu da komikti bence. Okan'ın programlarına film tanıtımlarından dolayı sıkça çıkıyordum. Okan'la aramızdaki arkadaşlığın ekrana yansımasıydı o. Ama yanlış anlaşıldı, ben bir şey olmaya çalışıyormuşum gibi düşünüldü. Hiç alakası yok oysa.

    Peşi sıra pek çok filmde rol almanıza tepkiler yağıyor. Bu sizi rahatsız ediyor mu?
  • Ben şiddetle gülüyorum bu söylenenlere. Amerikan ve Avrupa sinemasını araştırıyorum, bir sürü oyuncunun yılda ne kadar fazla film çevirdiğini görüyorum. Ben sinema filmi yapmak için yaşıyorum, sinemaya aşığım. Geçen yıl 3 film çektim, bu sene 6, sonraki sene 12 film çekeceğim... Her yıl bu artacak. Türkan Şoray gibi yılda 50, 60 film çekmek isterim. Umarım sektör o kadar gelişir. Benim işim bu, bunu kabul etmek zorunda herkes. Ne yapayım yani? Gidip mağaza mı açayım? Ek gelir bağlayacak başka bir şey mi yapayım? Ben hem para kazanıyorum, hem sanat yapıyorum.

    Belki son dönemde biraz fazla ekranda göründüğünüz için bu kadar üzerinize geliyorlar...
  • Özel hayatını çok gizli yaşayan, özel hayatıyla hiç gündemde olmayan, hiçbir sansasyonu olmayan biriyim ben. İşimle gündemde olmam, benim göz önünde olmam anlamına gelmez. Bu benim çok çalıştığımı, çalışkan olduğumu gösterir. İşimle gündemdeyim ve bundan daha büyük bir mutluluk yok. Kıskananlar çatlasın!

    35'İMDEN ÖNCE ANNE OLURUM

    Aynaya bakınca gördüğünüz imajdan memnun musunuz?
  • Bir Nicole Kidman, bir Charlize Theron, bir Monica Bellucci görmek isterdim tabii... Ama ne yapalım, buyum ben! Şaka bir yana, görüntümle ilgili hiçbir derdim yok benim. Kendimden memnunum.

    İlişkiniz hakkında konuşmayı sevmediğinizi biliyorum ama yine de herkes merak ediyor: Bu kadar uzun süreli ilişkinin sırrı nedir?
  • Çok basit; karşılıklı güven, sevgi, saygı... Bir de, birbirinin her şeyine gönüllü olmak...

    Altı yıl sonra bile "Çok aşığım" diyebiliyor musunuz?
  • Aşkın süreklilik hali yok. Benim de aşkım zaman zaman yükseliyor ve zaman zaman da azalabiliyor. Aşkın en güzel tarafı bu; gelgitli olması...

    Oktay Kaynarca ile sürekli ayrıldığınıza dair haberler çıkıyor basında. Peki bu duruma ne diyorsunuz?
  • O kadar gizli saklı yaşıyoruz ki ilişkimizi, o kadar ortalarda değiliz ki, insanlar bizi beraber göremiyorlar, ilişkimizi merak ediyorlar. Ortalarda olmadığımız için, sürekli ayrıldığımızı sanıyorlar ama öyle bir durum yok. Biz böyle çok mutluyuz.

    Çocuk sahibi olmayı düşünmüyor musunuz?
  • Etrafım, çocuklu arkadaşlarımla dolu. Onları sevmeye bayılıyorum. Şu ara, "En güzel çocuk, arkadaşımın çocuğudur" felsefesini benimsiyorum. İşin şakası bir yana, tabii ki istiyorum! Çok geç kalmayı düşünmüyorum. 35'imden önce hallederim herhalde.

    Kimseye endim için şanslı edirtmem

    Şanslı olduğunuzu düşünüyor musunuz?
    Hayır, hiç düşünmüyorum. Tam tersine, çok şanssız olduğumu düşünüyorum. Hayattaki hiçbir fırsat bana altın tepsiyle sunulmadı. Çok fazla çalışarak, çok fazla mücadele ederek ve tırnaklarımla kazıyarak geldim bugünlere. Hayatımda hiçbir şey kolay olmadı. Çok emek harcadım ben her şey için. Çok kapılardan döndüm. Şanslı dedirtmem kimseye kendim için. Hiçbir fırsat önüme kolay kolay gelmedi.
    (Hürriyet/Kelebek)
  • 756
    dahafazlası
    YORUMLAR
    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.