Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Örümceklerin küçüğü daha tehlikeli

Örümceklerin küçüğü daha tehlikeli

Türkiye'de 500'ü aşkın türüne rastlanan örümceğin, küçüklerinin büyüklerinden daha tehlikeli olduğu açıklandı. Özellikle yaz aylarında artan örümcek sokmalarına karşı, yetkililer dikkatli olunması konusunda uyardı.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İsmail Varol, hava sıcaklığının arttığı yaz aylarında örümcek sokmalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Her tür çevrede yaşıyor
Örümceklerin her türlü habitat ve eko sistemde yaşayabilen canlılar olduğuna dikkati çeken Varol, bilinen 20 bin dolayındaki örümcek türünün 500'ü aşkınına Türkiye'de rastlandığını söyledi.

Hemen hepsi zehirli
Varol, örümceklerin hemen hepsinin zehirli olduğuna dikkati çekerek, "Ancak çok az örümcek türü insan için tehlike oluşturur. Çünkü, etkili zehirlere sahip olan türlerin birçoğunun zehir dişleri insan derisine etki edemeyecek kadar kısa ve kırılgandır. Ancak bu türler çocuklar için ölümcül olabilirler" dedi.

Küçükler daha tehlikeli
Varol, örümcek zehirlerinin bazılarının sinir dokuya, bazılarının kas dokuya bazılarının da kana etki edip ölümlere neden olabildiğini vurgulayarak, genel kanının aksine küçük örümceklerin büyük örümceklerden daha güçlü zehre sahip olduğunu kaydetti.

Örümceklerin en fazla açık arazide taş, odun gibi cisimlerin altlarında barındıklarını ifade eden Varol, örümcek populasyonunun yoğun olduğu yerlerde çalışmak zorunda olanlara koruyucu eldiven giymelerini önerdi.

Belirtiler ve ilkyardım
Örümcek sokmalarında ölüm olayının özellikle çocuklarda solunum yetmezliği ile meydana geldiğini ifade eden Varol, şunları anlattı: "Örümceğin soktuğu yerde şiddetli bir ağrı, yanma hissedilir. Bu arada örümceğin ısırdığı bölge şişer ve kızarır. Kimi vakalarda sokulan bölgede 2 adet diş izi fark edilebilir. Örümcek sokmasında karşılaşılan diğer belirtiler baş ağrısı, baş dönmesi, kaşıntı, titreme, göz kapağında şişme, mide bulantısı, kusma ve özellikle de ayaklarda uyuşmadır."

İlkyardımda öncelikle ısırılan bölgenin hemen yukarısının, bir ip ya da bezle, dolaşımı yavaşlatmak amacıyla sıkılması gerektiğini anlatan Varol, şunları kaydetti:

Isırılan bölge temizlenmeli
"Isırılan bölge su ve sabunla iyice yıkanmalı. Daha sonra bölgeye beze sarılı buz parçaları ya da ıslatılmış bir bezle soğuk uygulanır. Özellikle çocuklarda enfeksiyonu önlemek amacıyla ısırılan kısma antibiyotik krem sürülmeli. Aynı amaçla amonyak veya permanganat, karbonat eriği, sirke de kullanılabilir. İlkyardımdan hemen sonra hasta, zehrin etkisine bağlı olarak gerekebilecek daha ileri tedavileriçin bir sağlık kuruluşuna kaldırılmalıdır."
334
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.