Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Onun gerçek suçu 'Rojin' olmak!

Onun gerçek suçu 'Rojin' olmak!

Şarkıcı Rojin söylediği bir şarkıdan dolayı aranıyor. Aslında o hep şarkılarıyla anılmak istiyor. Kimdir Rojin, nereden gelir, nereye gider, nereye varmak ister? Bunların ışığında yaşama Çukurova'da başlayan Rojin'in bir genç kadın olarak kısa tarihi.

Ahmet vuruyor Nusaybin'den mayınlı tarlaya, sınırı geçip Suriye'nin Kamışlı ilçesine gidiyor. Amacı 'hem siyaset, hem ticaret'. Mehdiye, Lübnan asıllı. Babası büyük bir mağaza açmış Kamışlı'da. Hani oranın 'Yeni Karamürsel'i. Bayağı zengin baba. Mehdiye de kasada duruyor.
Mağazadan içeri giriyor Ahmet. Mal alıp, sınırı kaçak geçecek. Sınırın pek sıkı olmadığı yıllar. Türkiye-Suriye sınırındaki mayınlı tarla su yoluna dönmüş. Ama yine de riskli. Sakat kalanlar, ölenler var.
Ahmet, Mehdiye'yi beğeniyor ama konuşamıyorlar bir türlü. Sürekli mağazaya gidip geliyor. Araya giriyor birileri. Sonunda tanıştırıyorlar Mehdiye ile Ahmet'i. Mehdiye'nin babası durumu anlıyor. Haber gönderiyor Ahmet'e 'Bir daha yürüyerek buradan geçerse vururum onu' diye. Bu yüzde Ahmet bisikletle geçiyor mağazanın önünden.
Birlikte Türkiye'ye kaçmaya karar veriyorlar. Yanına çadır almış Ahmet. Güvenlik için bir süre mayınlı sahada kalıyorlar. Çünkü Mehdiye'nin babasının karşı tarafta da adamları var. Kızını Ahmet'ten kurtarmak için bir Arap şeyhiyle nişanlamış Mehdiye'nin babası. Birlikte kaçtıklarında Mehdiye'nin üzerinde şeyhin armağanı takılar var.
Ahmet, Nusaybin Kürtlerinden. Mehdiye'nin bir tarafı Arap, diğer tarafı Kürt. Ancak güvenlik için gidilecek en sağlam yer Çukurova.
Türkçe'yi doğru dürüst bilmeyen Ahmet ile Mehdiye sınırı geçer geçmez 'ver elini Adana' yapıyorlar. Çukurova'da yaşam zor. Ahmet bit pazarında çuval dikiyor. Mehdiye evlere temizliğe gidiyor.

Karışık ve güzel bir mahalle
Yaşayan beş çocuğun ortancası olarak dünyaya geliyor Rojin. Doğup büyüdüğü mahalleyi rengârenk anlatıyor:
"Hırsızın, çapulcunun, dolandırıcının, arabeskçinin, Çingene'nin, Kürt'ün, Arap'ın olduğu bir mahalle. Çok karışık ve çok güzeldir. O zamanlar çok fark etmiyorsun, ama şu anda kafamda çok güzel bir yeri var. Zamanla ne kadar renkli olduğunu anlıyorsun."
Okul yıllarında Çukurova'ya pamuk toplamaya gidiyor Rojin kardeşleriyle birlikte. Bahçelerden erik ve dut, tarlalardan patlıcan ve salatalık topluyor yevmiye karşılığı.
Tiyatroyla, müzikle, sinemayla ilk ilişkisini evlerinin sokağında olan Sema Sineması üzerinden anlatıyor:
"Kulağıma hep o filmlerin sesleri, şarkıları gelirdi. Bu, bendeki taklit ve şarkı söyleme eğilimini geliştirdi. Tarlaya giderken de şarkı yarışmaları yapıyorduk aramızda. Ama bu yanımı elbette okul sayesinde geliştirdim. Öğretmenlerim bendeki bu eğilimi fark edince özellikle tiyatroya doğru yönlendirdiler. Aksi halde ben de ya Batmanlı bir genç kız gibi intihar edecektim ya da sekiz-dokuz çocuk annesi bir olacaktım ya da bir arabeskçi."
Rojin ilk kez lise yıllarında tiyatro sahnesine çıkar. İşin ilginci de Bulgar zulmü gören bir Türk kızını oynar. Oyunun adı 'Bekleyenler'. Elbette oyundaki adı Türkan'dır. Bir Bulgar gencine âşık olur Türkan oyunda. Adını zorla değiştirmeye kalkarlar. Bulgarların dipçikleri altında kalır Türkan.
İşte tam bu noktada "Türkan bana o kadar yakındı ki..." diyor "Ben biraz Türkan'dım, Türkan da biraz Rojin."

'Bırak bu adı, ismin Burçin olsun'
Adıyla ilgili ilk hatırladığı, Sema Sineması'ndaki bir çocuğun ona "Bırak bu adı, gel kız senin adın Burçin olsun" demesi.
Lise son sınıfta Adana Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı'nın Tiyatro Bölümü'ne gidiyor Rojin. Bu yüzden bayağı gürültü kopuyor evde. Ancak öğretmenlerinin oyunculuğuna gösterdiği ilgiden de hoşnut oluyor: "Bayağı ilgi odağı oldum. Ben de şaşırdım."
Lise bitiyor. Adana Büyükşehir Belediyesi'nin konservatuvarı, başkan değişince kapatılmış. Evle arası bozuk. Topluyor bir gecede eşyalarını Rojin, takılarını satıp parayı cebine koyuyor ve üniversite için düşüyor yollara.
"Dört okulu birden kazandım. Eskişehir, Bilkent, Dil Tarih ve Hacettepe. Baktım Hacettepe'de yurt var, de veriyorlar, kaydımı yaptırdım tiyatro bölümüne. O zamana kadar sadece düğünlerde amatörce şarkı söylemişim. Ben şarkıcı olmamaya kararlıyım o yıllar. Kaset yapmayı hiç düşünmüyorum. Ama bu arada okulun şan bölümü var, oraya devam ettim. Ama okulla bayağı uyum süreci yaşadım. Çünkü 'Türkiye'nin en burjuva okuluna devrimci bacı gelmiş' diye bakıyorlardı."
Bir yandan öğrenciyken diğer yandan barlarda şarkı söylemeye, Devlet Tiyatrosu'nda sözleşmeli olarak çalışmaya başlar Rojin:
"Devlet Tiyatrosu'nun kapısından içeri girince her dili konuşabilirsin ama Kürtçe'yi asla. Türkçe bilmeyen bir yakınınla Kürtçe konuştun mu ters ters bakarlar. Sözleşmeliyim ama çok komik bir para alıyorum tiyatrodan. Hem de başrol oynuyorum neredeyse. Kadro için sınav açıyorlar. Ama beni almıyorlar. Sebebini de bana 'MED TV'ye çıkıyormuşsun, örgütle ilişkin varmış' diye söylüyorlar açık açık. Ama böyle bir şey yok. Yurtta da defalarca odamın kapısı açılmış, her şey altüst edilmişti. Zaten adımın problem olması daha liseyi bitirdiğim yıl başlamıştı. Bir memuriyet sınavı açılmıştı Adana'da. Annemin ısrarıyla girmiştim. Herkese Atatürk'ün ilkeleri soruldu, bana Hint Okyanusu'nun yüzölçümü.
Üniversitede de adımdan dolayı bayağı zorluk yaşadım. Aslında çok önemli bir şey değil adımı değiştirmek. Hani belki daha rahat bir yol çizmek için yapabilirdim de ama bunu kendime saygısızlık olarak görüyorum."

Ver elini İngiltere
Üniversite'den sonra Adana'daki bir grupla tiyatro yapıyor Rojin. Sonra Türk-İngiliz-Macar ortak yapımı bir projede rol alıyor. Bir yıl süreyle İngiltere'de bir müzikalde görev alması düşüncelerinde ciddi değişikliklere yol açtı. Artık bütün sanatların iç içeliği ile ilgili yeni düşünceleri vardı. İngiltere'de kaldığı süre içinde kendi anlatımıyla kafasındaki kapılar açılmış, duvarlar yıkılmıştı.
Türkiye'ye kafasında bir albüm yapma, profesyonel olarak sahneye çıkma fikriyle döner. Ancak şansı pek yardım etmez. Özel tiyatrolarda iş bulamaz, Devlet Tiyatrosu'nda 'üç kuruş para'ya sözleşmeli olarak çalışır. Kasedinin çıkması için dört yıl bekler.
Rojin'in adına bakıp yalnızca Kürtçe söylediğini düşünenler yanılırlar. Neredeyse dünyanın bütün dillerinde şarkı söyler. Bulgarca, Macarca, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İngilizce, Ermenice, Arapça... Liste uzayıp gider. Ama altyapısı da sağlamdır. Çünkü Almanca şarkıyı bir Almanla, Fransızca şarkıyı da bir Fransız'la çalışır örneğin.
Medyanın yaklaşımından da rahatsızdır Rojin. Ona genellikle adı yüzünden çektiklerini, herhangi bir Kürt örgütüyle ilişkisi olup olmadığını, bazı Kürt örgütlerine yaklaşımını sorarlar 'magazin röportajları'nda. "Ben daha çok şarkılarım, müziğimi konuşmak, sanatımla anılmak istiyorum."
Örneğin son albümünün adı 'Si'. Bir İran- Kürt ezgisi. 'Si'de Arapça, Türkçe ve Kürtçe sözlü şarkılar var. Geleneksel ezgilerle oryantal ritimlerin bileşimini yansıtıyor şarkılar. Albüme adını veren 'Si' yani 'Gölge' adlı ezgide Rojin babadan abiye, kocadan sokaktaki erkeğe kadar hep birilerinin gölgesinde yaşamak zorunda kalan kadının duygularını anlatıyor.

Türkiye'nin filmi
Planlarını anlatırken İstanbul'a uzak bir kentte tiyatro yapma özlemini, artık zamansızlıktan neredeyse 'yıllık'a dönen 'günlük'lerini tutmak istediğini; kendi yaşamından Türkiye'nin fotoğrafı olan bir film çıkarmak istediğini anlatıyor.
"Daha çok biriktirmek istiyorum. Çünkü biriktirmeden yaptığım her şey anlamsız. Biriktirmeden üretmeye kalkmak bir kadının tanımadan seviştiği bir adam kadar anlamsız olur. Daha çok toplamak, daha donanımlı olmak istiyorum. Öğrendikçe maceram büyüyor; mutluluğum artıyor."
Rojin, yani 'Güneşin Hayatı' bugünlerde gıyabi tutuklu olarak aranıyor. Suçu Doğubeyazıt'ta 20-22 Haziran'da yapılan kültür ve sanat festivalinde söylediği Kürtçe şarkının içinde 'Kürdistan' sözcüğünün geçmesi. Daha doğrusu 'suçu', 'PKK'ya yardım ve yataklık'.

Teslim olmaya niyeti yok
Teslim olmaya niyetli değil Rojin. Bir türlü unutamıyor öğrencilik yıllarının Ankarası'nda 'şehir gerillası Rojin' ile isim benzerliğinden dolayı karıştırılıp sabaha kadar Emniyet'te dayak yemesini. Doğubeyazıt'ta sahneye çıkan Ferhat Tunç da düzmece bir tutanakla sekiz gün yattı cezaevinde. Yine aynı festivalde stand-up yapan Murat Batgi hakkında da gıyabi tutuklama kararı verildi.
Onun da suçu 'PKK'ya yardım ve yataklık'.
Aslında tek bir suçları var. Kitabına verdiği o güzelim adla bütün 'suç'larımızı ne güzel özetlemiştir Oktay Akbal:
'Suçumuz İnsan Olmak'
İşte Rojin'in Ferhat gibi, Murat gibi, daha binlercesi, milyonlarcası gibi tek bir 'suç' var; asıl suçu 'Rojin' olmak!
(Celal Başlangıç - Radikal)
512
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.