Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Önce ses vardı

Önce ses vardı

İzlandalı huysuz 'elf' Björk, üzerinde çalıştığı melodileri ve vuruşları yavan bulunca oturup sadece insan seslerine dayanan bir albüm yapmış.

İzlandalı 'huysuz elf' Björk, iki yıl aradan onra 'Vespertine'ı takip eden yepyeni bir albümle hayranlarını selamlıyor. Türkiye'de ekim ayında piyasaya sürülecek olan yeni albümünün adı 'Medulla'. Malum, Björk, insanları hem görsel hem de işitsel olarak şaşırtmayı seviyor. Yine yapmış yapacağını. Albümünün neredeyse tamamı insan vokallerinden oluşuyor: Gregoryan nağmeleri, beatbox, 'ah'lar, 'ooh'larla dinlerken zorlayan ama bir o kadar da nefes kesen bir çalışma... 38 yaşındaki Björk'ün Rolling Stone ve Uncut dergilerine verdiği söyleşileri derledik.

Yeni albümünüz 'Medulla'yı New York, San Francisco, Chateau Marmont, La Gomera, Reykjavik, Salvador ve Venedik'in de aralarında olduğu 18 farklı yerde kaydettiniz...
Kulağa karmaşıkmış gibi geliyor. Aslında gerçekten basitti. Yanımda çoğu zaman ses teknisyeni vardı. Taşınabilir bilgisayar sistemini gittiğimiz her yere götürüyorduk. Albümün yüzde 1990'ı muhtemelen yatak odalarında, otel odalarında yerken, konuşurken ya da arkadaşlarla dinlenirken kaydedildi.

İnsan sesinin tınılarını, belirli özelliklerini ana enstrüman gibi kullanma fikri nereden çıktı?
Bu, planlanmış bir şey değildi. 'Vespertine' ve öncekilerden farklı olarak bu albümde kendimi tamamen özgür bırakmak istedim. Üzerinde çalıştığım bazı vuruşlar ve melodiler, bazı nedenlerden ötürü bana, yavan ve tek boyutlu gelmeye başladı. Parçaları, geriye sadece ham vokaller kalana dek ayıklayınca farkına vardım ki vokaller, enstrümansız çok daha iyiydi. Kendi kendime, "S*ktir et şu yaylıları, synthsizer'ları ve orkestraları! Tamamen vokallerden mürekkep bir albüm yapacağım" dedim.

Albümdeki 'Submarine' ve 'Oceania' parçalarında efsanevi Robert Wyatt ile çalışmak nasıldı?
İnanılmazdı. Evindeki stüdyoda çalıştık. Birkaç parça kaydettik. Sonra da tüm gece konuşup kırmızı şarap içtik. Bana, Sun Ra'nın 1960'lı yılların başında kaydettiği bazı müthiş bebop'ları çaldı. Ben de ona, laptop'umdan bazı DAF ve Brian Eno parçalarını dinlettim. Benim için harikulade bir deneyimdi. O ve karısı Alfie ile tanıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Her ikisi de dünyadan uzak kendi evrenini yaratmış gerçekten yetenekli insanlar.

DJ'lik yaparken insanları harekete geçirmek için neler çalıyorsun?
Peaches bu iş için biçilmiş kaftan. Ve Michael Jackson... Onun son albümünden 'Butterflies' isimli parçayı çalıyorum. Parçanın muhteşem vokalleri var.

Peki pozitif enerji yakalamak için neler dinliyorsunuz?
Bir tarafım yalnızca iyi vakit geçirmek, dans etmek ve Justin Timberlake dinlemek istiyor. Sonra bambaşka, bunun tam tersi bir hale bürünüyorum. Tıpkı bir sırrın peşindeki bir bilim adamı gibi oluyorum. İkinci el satan dükkânlara gitmekten, oradaki CD ve plak yığınının içine dalıp oradan birini, hakkında tek bildiğin şeyin o haftanı kurtaracak bir şey olduğu bir albümü bulmaktan hoşlanıyorum.
(Radikal)
241
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.