Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

O bir rüzgâr gülü

O bir rüzgâr gülü

NTV'de spor haberlerini sunan 'Avrupa Windsurf Şampiyonu' Çağla Kubat, Türk kadınının zayıflamak için spor yaptığını düşünüyor...

Çağla'nın muhteşem fotoları sağda!

Hızır Tüzel / Radikal

Spor yapan kadınlar hep ilgimi çekmiştir. Hem fizik olarak hem kafa olarak daha gelişmiş bulurum onları. Daha bir kararlı gibidirler hayata karşı. Kolay ezilip büzülmezler zorluklar karşısında. Spor yapmayan bütün kadınlar, bunun tersidir de demek istemiyorum ayrıca. Çevremde gördüğüm kadarıyla Türk kadını spora ve beslenmesine aşırı dikkat ediyor!

Yaz sezonu başlamadan önce, spor salonlarını dolduruyor, bir yandan da diyet yaparak form tutuyorlar. Yaz bitince spor da bitiyor. Özellikle mankenlerimiz, şarkıcılarımız, Gamze Özçelik'lerimiz vesairelerimiz filan, spora daha fazla zaman ayırsalar, her şey çok daha farklı olurdu gibime geliyor, sağlam kafa sağlam vücutta bulunur hesabı.

Kontrollü bir hayat
Bu yaz Çeşme'de 'Avrupa Windsurf Şampiyonu' olan Çağla Kubat, sporu yaşam felsefesi gibi benimsemiş bir arkadaş. Küçük yaşta yüzmeyle spora başlayan Kubat, ortaokul ve lise yıllarında voleybol, basketbol neyin oynamış. Sonra sörfe merak sarıp, milli takıma yükselmiş ve Avrupa Şampiyonu olmuş. Başarmış yani. Belki de o yüzden, magazin dünyasının çok içinde olmasına rağmen tamamen dışında kalmış. Bana öğle geliyor. Sordum kendisine. 'Sporcu olmak özel yaşamınızı nasıl etkiliyor?' diye:

"Hayatın çok kontrollü olmak zorunda. Benim için her gece dışarı çıkmak gibi bir şey söz konusu olamıyor. Alkol çok az kullanıyorum. Bunlar sporculuğun da getirdiği şeyler ama benim de hayatımda tercih ettiğim şeyler. Ama belki de sporculuk beni oraya yöneltti. Hiç şikâyetçi değilim. Şampiyonaların bitip de, yeni bir şampiyonaya hazırlanma dönemlerim var, bu arada kendimi daha rahat bırakıyorum. Çünkü insanın mutlaka bunu da yaşaması, yani hayatını da yaşaması gerekiyor. Ama zaten eğlence tarzımda da çok fazla bu yok. Gece kulüpleri hiç yok ama arkadaşlarımla arada bir gidip içmek var. Ama onu da yarış zamanları kısıtlamak zorundayım, çünkü alkol hakikaten etkiliyor."

İnsanın tüm yaşamını kontrol altında tutması da tuhaf tabii. Ama herkesin kontrolden çıktığı bir zamanda insan buna gereksinim duymuyor değil. Kubat'ın böyle sorunları yok tabii: "Belki hayatınızı çok iyi düzenlemek zorundasınız, plan ve programın iyi yürümesi gerekiyor, sonuçta antrenman programı var. Her zaman bir mücadele içerisindesiniz. Çabuk karar vermek bir yarışta çok önemli. O anda karar verip yapmak ya da yapmamak. Ama düşünmek orada hemen götürüyor her şeyi. Spor bana bunları kazandırıyor ama farkında olmadığım neler var kim bilir. Etrafımda hep sporcu arkadaşlarım var. Magazin dünyasında bulunulan nokta ve yakalandıkları nokta hep gece hayatı. Onu yaşama şansım zaten yok. İstemiyorum o da ayrı mesele. Bütün hayatım yazın Çeşme'de geçiyor. Kışın hafta sonları hep antrenman ve sporla geçiyor ve en önemli şey arkadaş çevresi. Ben arkadaş çevremi hiç değiştirmedim. Tamamen sporcular."

Hülya Avşar ve tenis
Aklıma birden Hülya Avşar geliyor. Tenis oynar kendisi. Onun tenissel haberlerini okurken hep bir reklam kokusu alırım ya neyse. Yanılıyormuşum ufaktan, Çağla öyle dedi: "Bayanlarımızın genelde sporla ilgileri olduğunu düşünmüyorum ama gerçekten Hülya Avşar'ın tenis oynaması çok iyi oldu, herkese çok iyi bir örnek oldu. Ben de tenis oynuyorum, çevreme 'Peki nasıl oynuyor?' diye de sordum. Turnuvalara katılan insanlar, çok iyi oynadığını söylüyorlar. Her gün antrenman yapıyor. Ne güzel, çünkü basının bu kadar ilgi gösterdiği bir insanın tenisin reklamını yapması çok iyi. Hatta tenis oynayanları desteklediğini de duyuyorum zaman zaman. Bu çok güzel bir şey."
319
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.