Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

O aslında Nejat İşler!

O aslında Nejat İşler!

Kadınların son gözdesi olan Nejat İşler'i herkes Başbakan Tayyip Erdoğan'a benzetiyormuş. İşler, 'Beni Nejat İşler'den başka herkese benzetirler' diyor.

Delikanlılık dönemimden beri, kadınların, kızların hayran hayran peşinde koştuğu erkeklerden pek hazzetmem. Kıskanırım tabii biraz da onun için... Fakat gerçekten de, en büyük özelliği fiziksel güzellikleri olan insanlar, (Tarık Akan ve bazıları hariç) genellikle 'donuk ruhlu' gelmişlerdir bana. Hele ki, tek sermayesinin güzellik olduğuna inanıp, kasım kasım kasılanlara üzülürüm. Çünkü, ihtiraslarına hâkim olamazlarsa, iç çirkinlikleri giderek yüzlerine vurur. Sonunda çuvallayıp hayatın akışı içinde kalabalıklara karışıp, bir hiç olur giderler.

Bir de hoş bir cemale sahip olduğunu bilip, bunu hiç umursamayanlar vardır ki onları severim. Hele ki genç yaşta kadınların, kızların hayranlığını kazanıp da, bunu zerre kadar önemsemiyorsa. Bir de üzerine yaşamın anlamını kurcalayıp, nerede durduğunu, nereye gittiğini düşünüyorsa. Yani Nejat İşler ve onun gibi, kendine 'ne olacak bu işler?' diye soranları kastediyorum.

İşportacılıkla geçinmiş
Nejat İşler dönemin parlak isimlerinden. Uzun yıllar işportacılık yapmış. Aktör olmadan, Nişantaşı'nda Hadi Çaman Tiyatrosu önünde 'CD filan satan yakışıklı çocuk' olarak ün kazanmış. Sonra bir gün aklına esmiş konservatuvara girmiş. Mezun olduktan sonra dizilerde oynamaya başlamış. 'Şehnaz Tango', 'Deli Yürek', 'Aşk ve Gurur' bunlardan bazıları. Şimdi de iki dizide birden rol alıyor, 'Aliye' ve 'Şeytan Ayrıntıda Gizlidir'. Bir de Çağan Irmak'ın yönettiği 'Mustafa Hakkında Her Şey' gibi bir filmi var. Nejat İşler'le Galatasaray'da iki arkadaşıyla ortak olduğu sahaf dükkânı ve kafesi olan 'Tezgâh'ta görüşüyoruz. İlk izlenim, yalnız ve mutsuz adam. Kendini ifade etmekte, daha doğrusu ifade etmemekte zorlanıyor. 'Neden?' diyorum, 'böylesin':

"Bugün geldiğim durumu tasarlamamıştım açıkçası. Oyunculuğumu pek beğenmem, orada başka şeyler yapmak istiyordum, hâlâ istiyorum. Yazmak, yönetmek, kendimi ifade etmek istiyorum. Aslında bir oyuncu kendi kendini ifade etmez, yorumlar. Bense kendimi ifade etmek istiyorum. Oyunculuk benim için çok cazip bir şey değildi. Hâlâ değil ama sevmeye başladım ve artık kaderime boyun eğdim. O yoldan biraz ilerlemek lazım. Şimdilerde kendimi daha iyi hissediyorum. Daha iyi oynayabileceğim roller yazıyorlar. Ya da uydurup kaydırıp kendime uyarlıyorum o rolü. Buna izin veriyorlar artık."

Nejat'ın şehir efsanelerine geçen bazı özellikleri de varmış. Yanında bir varken uyuyamazmış (niye uyusun ki, o da ayrı bir mesele). Oynadığı diziyi aniden terk edermiş.
Sonuncu özelliğini sordum. O da, duruma açıklık getirdi:

"Sürekli devamı olan rollerde olmayı pek istemedim ben, dizi işini pek sevmiyorum. Uzun süredir bu işi yapıyorum ve biraz sıkıldım. Biraz para toplamak için giriyorum bir şey oluyor. Bir dert oluyor onu çözmek
için giriyorum, o parayı toplayınca da çıkıyorum. Şimdi bırakıp gitmek zor tabii. Başrollerde olunca, bırakıp gidersen olmaz. Seninle beraber 100 kişi ekmek yiyor o diziden. Bazı şeylere anlam veremediğim olursa hemen oradan giderim. Sadece diziler için söylemiyorum. Hemen giderim ben, durumdan hoşlanmayınca."

Hangi insan bulunduğu ortamdan bunalıp gitmek istemez. Ama nereye gideceksin? Nejat işler, nereye gidermiş mesela:

"Kaş'a gidiyorum mesela. Orada biraz da insanları dinliyorum; şartlar ne olursa olsun, çevremde ne değişirse değişsin eskisi gibi olduğumu fark ediyorum. Giysilerim, yaptıklarım, görüştüğüm arkadaşlarım aynı. Ben değişmiyorum da, benimle konuşurken insanlar değişiyor, beni işte o çok sıkıyor. Bir de herkes çok konuşuyor. Bense, konuşarak kendimi anlatacak biri değilim, olmuyor yani. Anlatamıyorum, onun için kendimi anlatmak için bir an evvel bir şeyler yapmam lazım. Film mi olur, tiyatro mu olur, müzik mi artık bilemiyorum."

Onu Başbakan Tayyip Erdoğan'a benzetiyorlarmış, sorduk, dedi ki:

"Neden bilmem, beni birçok adama benzetirler. Şimdi başbakan oldu bu. Yani Nejat İşler dışında herkese benzetiyorlar. Ne diyeyim..."
Ve kadınlar. Nejat İşler bu konuda da, derin bir düşünce halinde:

"Daha çok bazı geceler gittiğimiz alkollü yerlerde sıkılıyorum. Ciddi taciz, baskı oluyor. Başa çıkması zor. Önce hoşuna gidiyor insanın, sonra sıkılıyorsun. Bu benim için yeni bir şey değil. Eskiden beri böyledir kadınların davranışı bana. Tek değişen şey şu: Eskiden bir kadın bana baktığı zaman, 'Bana bakıyor, beni beğendi' diye düşünüyordum. Şimdi, 'Ulan bu bana bakmıyor, Nejat İşler'in adına bakıyor' diye düşünüyorum."
(Radikal)
378
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.