Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Nietzsche hiç ağlamamıştı

Nietzsche hiç ağlamamıştı

Türkiye'de azımsanmayacak bir kesimin adını ilk kez "Nietzsche Ağladığında" adlı best seller bir romanla duyduğu ulu filozof Nietzsche'nin ölüm yıldönümü bugün. Nietzsche'nin içi 103 senedir boşaltılamadı.

"Barışı yeni savaşların aracı olarak sevmelisiniz, uzun sürmüş barıştan çok kısa barışı yeğlemeli insan." Bu sözlerin sahibi Friedrich Wilhelm Nietzsche, bundan 103 yıl önce tam da bugün, hayata ve insanlara karşı verdiği savaşa nihayet vermişti.

Tüm yaşamı boyunca muhalif kimliğini koruyan Nietzsche, belki de anlaşılamadığından olsa gerek, hayatının son 11 yılında hiç yazı yazmadı. Çıldırmanın eşiğinde buhranlarla dolu 11 koca yıl ve neredeyse bitkisel denebilecek bir hayat.

Bilgi ve eylemde içgüdünün önemi
Nietzsche'nin isyanı, kendi yorumunu tek doğru akıl yorumu sanan, yorum olduğunu "sanmak" bir yana, gerçeğin, olup bitenin kendisi olarak gören anlayışaydı. Nihilismus, bu açıdan gerekliydi: Egemen anlayışları kökünden sarsıp, yaşayana, canlılığa, devinene, dürtülerle can bulana geri dönmek.

İçgüdü dışarıdan buyurulan, dayatılan değildir. İçimizden geldiği gibi olandır. Bize özgüdür. Dışarıdan üzerimize yama gibi yapıştırılmış değildir. Samimidir, kendini maskelerle ortaya koymaz.

Oysa çağın bilgisi, kavramları içtenlikten yoksundur. Ezberci, kendisine sunulan şablonlara göre hareket eder olmuştur insan. Nietzsche'nin isyanı burada şekillenir: Bilgiyi dürtüsel kılalım!

Ona göre, yalnız bilgimizi değil, eylemlerimizi de dürtüsel kılabiliriz. Deha dürtüye dayanır. Mutluluk, yetkin eylem, dürtüden gelendir. Yalnız bedensel duygusal, düşünsel anlamıyla içten değil, yaşamdan gelendir. İç-güdü, kendine özgü olandır, otantik olandır.

Nietzsche'nin üstün insanı
insanın kendisini bütünlemesi ve özünü bulması için göstermesi gereken en insanca tepkinin ateizm olduğunu söyleyen Nietzsche, insan sağlığına yakışan bilgi ve eylemin ardındadır. Ona göre, çağın kokuşan bilgisi ve değerleri akıl sağlığımızı bozuyordu. Sürekli çarpıtılan saptaması "üstün insan" bu sağlığa erişmiş insandı. Dürtülerinin önü açıktı. Doya doya insan olmak, dürtüler zenginliğini, içgüdüler zenginliğine dönüştürebilmek, bu zenginliği bir ahenk, bir dinamik uyum içinde, çelişkiler, iniş çıkışlar, umutlar, umutsuzluklar, beklentiler ve düşkırıklıkları içinde yaşayabilmek demekti.

İnsanoğlu hala bilgisini dürtüye dönüştüremedi. Teknolojiyi içselleştiremedi. Gönlü ile bilgisi arasındaki uçurumu nasıl kapatabileceğini bir türlü öğrenemedi. Ama her değerin içini boşaltmayı başarabildi. Zaman zaman Nietzsche'nin bile...

Az daha papaz olacaktı
15 Ekim 1844'de Röchen'de doğdu. Prusya kralı IV. Friedrich Wilhelm'in adı verilen Nietzsche, Protestan din adamlarının yetiştirdiği dindar bir ailenin oğluydu. 1858'de burs kazanarak Almanya'nın önde gelen Protestan yatılı okulu Schulpforta'ya yazıldı. Üstün başarı gösterdiği bu okulda Eski Yunan ve Roma klasikleri üzerine temel bir eğitim aldı. 1864'te mezun olunca ilahiyat ve klasik filoloji okumak ve aile geleneğine uyarak papaz olmak üzere Bonn üniversitesi'ne gitti. Ama bu arada ünlü filoloji bilgini Friedrich Wilhelm Ritschl'in de etkisiyle klasiklere duyduğu ilgi ağır bastı.

Diplomasız tek müzik eleştirmeni
Bu arada müzikle de ilgilenerek Robert Schumann'ın etkisinde romantik kompozisyon çalışmaları yaptı. 1865'de Ritschl'in de ardından Leipzig Üniversitesi'ne geçti ve Ritschl'in yönettiği Rheinisches Museum dergisinde yazıları yayınlanan diplomasız tek kişi oldu. Leipzig yıllarında Arthur Schopenhauer'in felsefesini derinlemesine inceledi. Richart Wagner ile tanıştı ve onun müziğine hayranlık derecesinde ilgi duydu.

Yazıları var teze ne hacet!
1869'da İsviçre'nin Basel Üniversitesi'nden klasik filoloji profesörlüğüne aday göstermesi istenen Ritschl, bu göreve henüz akademik ünvanı olmayan öğrencisi Nietzsche'yi önerdi. 1869'da Leipzig Üniversitesi'nin sınav tez koşulu aramadan yalnızca yazılarına dayanarak doktor ünvanı verdiği Nietzsche Basel Üniversitesi'ne öğretim görevlisi olarak atandı. Ertesi yıl İsviçre vatandaşı oldu ve öğretim üyeliğine yükseldi.

11 yıl hiçbir şey yazmadı
Nietzsche 1889'un ilk günlerinde zihinsel yetilerini tümüyle yitirdi. Bir eski dostuna yazdığı mektuplar sayesinde Torino'da olduğu saptandı ve bakım altına alındı. Çıldırmasının nedeni öğrencilik yıllarında yakalandığı frenginin ilerleyerek üçüncü evreye girmesine bağlandı. İzleyen 11 yıl boyunca bitkisel denebilecek bir yaşam sürdü; hiçbir şey yazmadı. Ve Nietzsche'nin bu ızdırap dolu hayatı 25 Ağustos 1900'da sona erdi.

Eserlerinden bazıları
Böyle Buyurdu Zerdüşt, Ecce Homo, Putların Alacakaranlığı, Deccal, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü Üstüne, Şen Bilim, Zamana Aykırı Düşünceler, Güç İstenci, Tan Kızıllığında, Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe, Dionyssos Dithrambosları, Tarih Üstüne, Gelecekteki Felsefe.
(e-kolay Haber)
462
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.