Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Nerede bu hayvanlar?

Nerede bu hayvanlar?

Sirklerin sokağa attığı hayvanlar sayesinde 'tesadüfen' oluşan Gülhane Hayvanat Bahçesi dört yıl önce kapatıldı. Peki hayvanat bahçesinin elinde kalan son 1162 hayvana ne oldu?

Tam yaz sıcakları bastırmışken Eminönü ve civarının korkunç gürültüsünden kaçanların sığındığı bir adres var: Gülhane. Asırlık ağaçların gölgesinde kitap okuyanlar, sevgilisiyle el ele yürüyenler ve yorgunluktan ayaklarına kara sular inmiş turistler için 'sessiz' bir buluşma noktası Gülhane. Bir de parktaki bazı boşlukları göstererek çocuklarına 'Gülhane'deki aslan, fil, timsah' hikâyelerini anlatan anne, babalar var.

Peki nerede bu hayvanlar?
3 bin yıllık İstanbul'un 'ilk' hayvanat bahçesinden çıkan eski dostlardan bugün hâlâ hayatta olanlar, şimdi Atatürk Orman Çiftliği'nde Ankaralıların ilgi odağı. Yeni hayvanat bahçesi projesi yılan hikâyesine döndüğü için dünya metropolü İstanbul'un çocuklarının payına düşen ise hayvanları anne babalarından dinlemek.

Yaşlı ve sakat olanlar kaldı
Şu an bir hayvanat bahçesi bulunmayan dev metropol İstanbul'da aslında hiçbir zaman hayvanat bahçesi tasarlanmamıştı. Dört yıl öncesinde kapatılan Gülhane Hayvanat Bahçesi de, 1950'li yıllarda İstanbul'a gelen sirklerin, götürmeye değmeyecek kadar yaşlı ve hasta aslanlarını, maymunlarını bırakmalarıyla kafes kafes oluşmaya başladı. Zamanla yerli türlerin de eklenmesiyle büyüyen Gülhane, 3 bin yıllık tarihi kentin ilk hayvanat bahçesi haline geldi.
Osmanlı döneminde içinde padişahın av köşkü de bulunan Gülhane, 1960, 1970 ve 1980'li yıllarda İstanbulluların hafta sonlarında ailece piknik yaptıkları, çocuklarına kitaplarda ve filmlerde gördükleri vahşi hayvanları tanıtma imkânı buldukları bir sayfiye alanı haline gelmişti.

Göklerin hâkimini bunalttılar
1990'lı yıllarda Gülhane daha çok bir şenlik ve halk konseri alanına dönüşürken hayvanat bahçesinin yeri ve hayvanların yaşama koşulları da tartışılır oldu. Bir yandan Gülhane'nin farklı bir amaçla kullanılmak istenmesi, öte yandan ormanların kıralı aslanlarla göklerin hâkimi kartalların birkaç metrekarelik kafeslerde bunalıma girmesiyle eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen harekete geçti. Sözen döneminde Florya Ormanı'na modern bir hayvanat bahçesi yapılmasına karar verildi. Hatta 1991 yılında Alman profesör Wiesner'in tavsiyeleri, İstanbul Teknik Üniversitesi'nin oluşturduğu ekiple, Anadolu'da yaşayan hayvanların doğal şartlarda barınacağı 60 hektarlık bir hayvanat bahçesi planlandı.

Avrupa'nın en büyüğü olacaktı
Ama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde projenin Atatürk Havalimanına yakınlığından dolayı hayvanların rahatsız olacağı görüşü gündeme geldi, proje iptal edildi. Ali Müfit Gürtuna döneminde Gaziosmanpaşa'da Avrupa'nın en büyük hayvanat bahçesi ve dev safari parkı projesi izledi. 250 hektarlık bir alanda 53 ayrı türden 659 hayvanın barınmasının planlandığı İstanbul'a yeni bir hayvanat bahçesi projesi, kamulaştırma ve yine proje revizyonu nedeniyle hayata geçemedi.

Ve Gülhane kapatıldı...
Parka dönüştürülmesi kararlaştırılan Gülhane Hayvanat Bahçesi'ndeki yüzlerce hayvansa, dev metropolde yer bulunamayınca başkente gönderilmeye karar verildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Atatürk Orman Çiftliği arasında yapılan protokol uyarınca İstanbul'da yeni bir hayvanat bahçesi yapıldığı zaman 'geri alınmak' üzere 14 Ağustos 2001 tarihinde 963'ü çeşitli balık türlerinden, 209'u 24 farklı türde hayvan olmak üzere toplam 1162 hayvandan oluşan Gülhane Hayvanat Bahçesi', Atatürk Orman Çiftliği'ne taşındı.

Ankara'ya giden aslanların akıbetini hiç kimse bilmiyor ama hayvanat bahçesi açıldığında geri alınmak üzere Ankara'ya gönderilenlerin arasında birer midilli atı ve sülün, ikişer tane timsah, ayı, tilki, geyik, merkep, eşek, kanarya, kuğu, yılan, kaplumbağa, üçer tane deve, beşer tane hindi, kartal, yedişer tane tavşan, tavuskuşu, ördek, sekiz koyun, 10 keçi, 22 maymun, 30 farklı güvercin, 35 muhabbet kuşu, 48 tavuk bulunuyordu.

Ölen öldü, kalanlar karıştı
Gülhaneli tavuklar, kanaryalar ve balıklar dört yılda öldü, kalanlar 'Ankaralılarla karıştı. Bakıcıları dahi onları ayırt edemediklerini söylüyor. Bir tek timsah kaldı geriye, tek olduğu için ayırt edilebilen. O da İstanbul'dan yavruyken geldiği Ankara'da büyüdü ve 'Gülhaneli' adını aldı.

'Zararlılar' için kurulmuştu
Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi, 1933 yılında kurt, tilki, çakal, ayı, domuz, süne gibi tarıma ve insanlara zararlı hayvanları teşhir etmek için kurulmuştu! Halkın zararlılara yoğun ilgisi üzerine Atatürk, dönemin Tarım Bakanı Muhlis Erkmen'e modern bir hayvanat bahçesi oluşturulması için talimat verdi ve 29 Ekim 1940'ta da şimdiki hayvanat bahçesi halkın ziyaretine açıldı.

Bugün burada 47 tür memeli, 62 tür kuş, 11 tür sürüngen ve 70 tür balıktan oluşan yaklaşık 2 bin 500 hayvan bulunuyor. Kısa bir süre öncesine kadar daracık kafeslerde, beton zemin üzerinde günlerini 'volta atarak' geçiren ayılar için yapılan yeni düzenlemeyle kafesler kaldırıldı ve yapay mağaraların etrafı derinliği yaklaşık iki buçuk metre olan hendeklerle çevrildi. Develer için de hendek sisteminde alanlar yapılırken, hendek sistemiyle korunması mümkün olmayan aslan, maymun ve kuşlar için de daha geniş kafesler yapılmaya çalışılıyor.
(Radikal)
511
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.