Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Nedir bu obezite, nereden çıktı?

Nedir bu obezite, nereden çıktı?

Siyahlar, Yahudiler, eşcinseller, melezlerden sonra yeni düşman bulundu: Tombullar!

Ocak 2003'te, Amerika Irak'ta savaşmaya hazırlanırken Amerikan Sağlık Bakanı Richard Carmona milletini Saddam Hüseyin'in sözde toplu katliam silahlarından daha büyük bir tehditle karşı karşıya olduğu konusunda uyardı. "Nükleer, biyolojik ve kimyasal silahların tehlikesine odaklanmaktansa şu anda burada olan çok daha tehlikeli bir gerçeğe bakalım" dedi Carmona, "Obezite gerçeğine." Tabii Amerika hapşırınca bütün dünya ve Türkiye'de de obezite sözcüğü hemen gündemin başına oturdu. Peki nedir bu?

Evet, yağlar mahkemede. Fakat bugüne kadar onları savunan olmadı. Yağa karşı olanlar ne kadar zayıf olunursa o kadar uzun yaşanacağı iddiasında. Yağ öldürür. Zayıfla. Doktorlar ve halk sağlığı yetkilileri kimin şişman olup olmadığının BMI (Vücut Kütlesi Endeksi) denen ve farklı boyda, farklı ağırlıkta insanları tek bir cetvelle ölçen bilimsel bir formülle belirlenebileceğine bizi inandırmaya çalışıyor. Yalan. Yağ aslında kültürel bir inşa. Şu anki BMI tanımlarına göre Brad Pitt, Michael Jordan ve Mel Gibson fazla kilolu, Russell Crowe ve George Clooney ise obez sayılıyor. Amerika'nın yağ jandarmalarına göre BMI'ın 25'in üzerindeyse şişmansın, nokta. Bu arada kültürün kadınlar ve erkekler için uygun inceliği nasıl farklı belirlediğine de dikkat çekmek lazım. Jennifer Aniston'ın eşi Brad Pitt'le aynı BMI'a sahip olması için şu anki kilosundan yaklaşık 25 kilo daha şişman olması gerekiyor.

Son BMI ölçümlerine bakılırsa Amerikalıların yüzde 64.5'i ya fazla kilolu (yani BMI'ları 25'le 29.9 arasında) ya da obez. (BMI 30 veya daha yüksek). Araştırmalara göre az bir fazla kilo bile erken ölüm riskini ciddi anlamda artırıyor. 1999'da yapılan bir araştırma fazla kiloların sadece Amerika'da yılda 300.000 erken ölüme sebep olduğunu iddia ediyor. Bu arada toplumun kiloları artmaya devam ediyor. Son 10 yılda Amerika'da obezite yüzde 50'den fazla arttı.
Eğer araştırmalar doğruysa Amerika AIDS'i bile gölgede bırakacak bir sağlık krizinin eşiğinde. Fazla kilolar kalp krizi, diyabet, yüksek tansiyon ve solunum problemleri ve çeşitli kanser riskini artırıyor. Yani BMI'ınız 25'in üstündeyse yandınız. Çok ölümcül durumlara düşebilirsiniz. Bu krizin çözümüyse çok kolay görünüyor: İnsanlar daha zayıf olmanın bir yolunu bulmalı. Harvard Tıp Fakültesi'ndeki araştırmacıların yeni yayınladığı bir araştırma formülü veriyor: "Yetişkin insanlar hastalık risklerini minimuma indirmek için BMI'larını 18.5'la 21.9 arasında tutmalılar." Bu, orta boylu bir kadının 45 ile 57 kilo arasında olması gerektiği anlamına geliyor!

Nasıl verilecek bu kilolar?
Peki insanlar bu kilolara nasıl inecekler? Halk sağlığı yetkilileri sağlıklı kilo vermenin yolunun kalori alımını azaltmakla egzersizin bir bileşiminden oluştuğunu savunuyorlar. Ne yazık ki bu reçete çoğunlukla işe yaramıyor. Diyet yapanların birçoğu sonunda diyet yapmaya başladıkları kilonun daha fazlasını alıyorlar. Bu başarısız tablo yüzünden ilaç sanayi sağlıklı kilo verme ilaçları geliştirmek için milyarlarca dolar harcıyor. Ve diyet ya da haplar işe yaramadıkça daha tehlikeli bir seçenek, kilo verme ameliyatı gitgide popülerleşiyor. Fakat şöyle de bir gerçek var ki BMI'ın 25 ve üstünde olmasının sağlığa zararlı olduğu kanıtlarla desteklenmiş değil.

1996'da Ulusal Sağlık Merkezi Sağlık İstatistikleri ve Cornell Üniversitesi'nin birlikte yürüttüğü bir çalışmada 600.000 kişinin 30 yıllık takibine dayanan bir düzine araştırma analiz edildi. Sigara içmeyen beyaz erkekler arasında en düşük ölüm oranı BMI'yı 23 ile 29 arasında olanlarda saptandı. Bu da en uzun yaşayan erkeklerin büyük bir çoğunluğunun hükümetin verilerine göre fazla kilolu olduğunu gösteriyor. Üstelik ideal BMI olarak görülen BMI'yı 19'la 21 arasındaki erkeklerle obez sayılan BMI'ı 29-31 arasındakilerin yaşam uzunlukları aynı. Sigara içmeyen beyaz kadınlarda araştırmanın sonuçları daha da çarpıcı: Ölüm yaşıyla ilişkilendirilen BMI aralığı kadınlarda son derece geniş; 18'le 32 arasında. Bu da şu anlama geliyor: Orta boylu bir erken ölüm riski taşımadan o anki kilosundan 40 kilo daha fazla ya da az olabilir.

İdeal kiloya sahip insanlar arasında yapılan bir araştırma kanserden ölüm oranlarını her 1000 kişide 4.5 olarak saptadı. Fazla kilolular arasında kanserden ölüm oranı ise 1000 kişide 4.4. Yani zayıflar arasında kanserden ölümler daha yaygın.

Son 30 yılda yapılan 35-40 tıbbi araştırma artan BMI'ın birçok kanser çeşidinin ortaya çıkma ihtimalini düşürdüğünü gösteriyor. Kilolu insanlarda daha az görülen diğer hastalıklar: Amfizem, kalça kırığı, omurilik zedelenmesi, tüberküloz, anemi, peptik ülser, kronik bronşit. Ayrıca kilolu kadınların ileri yaşlarda kemik erimesi hastalığına yakalanma ihtimalleri de daha düşük. Yaşlı kadınlar arasında en önemli ölüm nedenlerinden biri olan kalça kırığının zayıf insanların başına gelme olasılığı kiloluların 2.5 katı daha fazla. Peki, yağ karşıtı savaşçıların mantığını kilolarımıza uygulamamız gerekirse, kanserden, kemik erimesinden ve solunum hastalıklarından korunmamız için kilo mu almamız gerekiyor?

Keller erken ölüyor
Kiloların sağlığa zararlı olduğu varsayımı kilolu bir insanın zayıflayınca her zaman zayıf olmuş insanların sağlık özelliklerine sahip olacağı üzerine kurulu. Fakat fizyolojik olarak kilolu olmaya meyilli bir insanın zayıflaması onu fizyolojik olarak zayıf olmaya eğilimli birine dönüştürmüyor. Bu farkı anlamak için şöyle bir örnek vermek mümkün: Kel erkekler genelde saçlı erkeklerden daha erken ölürler. Bunun sebebi de kellerin daha fazla testesteron üretmesidir. Fazla hormon üretimi yaşamı kısaltan bir etkendir. Fakat bunu bilen kimse kel bir erkeğe saç ekerek onu daha uzun yaşatacağı fikrine kapılmaz.

Bu arada kilo vermenin uzun dönem etkileriyle ilgili bir araştırma yok. Sebebi de çok basit: Kimse şişman insanların nasıl ince insanlara dönüşeceğini bilmiyor. Teoride herkes nasıl zayıflanacağını biliyor: Daha az ye, daha çok hareket et. Ama pratikte bu asla yürümüyor. Son nesilde diyet yapan Amerikalılar üç kat arttı. Fakat yine de Amerikalıların ortalama ağırlığı son 20 yılda 7 kilo arttı. On milyonlarca Amerikalı sürekli bir şekilde 10 ila 15 kilo arasında kilo vermeye çalışıyor. Onlara bunu neden yaptıklarını sorarsanız "sağlık için" cevabını alırsınız. Fakat araştırmalar bu kadar çok kilo vermenin erken ölüm riskini yüksek bir oranda artırdığını gösteriyor. Sağlığa en çok yararlı olan ve ağırlıkla ilişkisi olmadan fayda sağlayan tek şey ise, egzersiz. Hareketli bir yaşam süren kilolu insanlar ortalamada hareketsiz zayıf insanlara göre daha sağlıklı ve uzun yaşıyorlar.

Şunu düşünelim: Kârını maksimize etmek isteyen tıp ve ilaç endüstrisi açısından ideal hastalık onu çekenleri öldürmeyen, tam olarak iyileştirilemeyen ancak doktorların ve hastaların onu sürekli iyileştirmeye çalıştıkları bir hastalıktır. Bu hastalığın adı ise "obezite." Obezite araştırmaları Amerika'da diyet ve ilaç endüstrisi tarafından sübvanse ediliyor-yani şişmanlığın bir hastalık olduğu fikri birçok insana para kazandırıyor. Birçok araştırmacının ürünlerini değerlendirdikleri şirketlerle direkt finansal ilişkileri mevcut olduğu iddiaları da cabası.

Amerika'nın yağlarla savaşına tam bir açıklama getirmek gerekirse: Amerikalılar şişmanlığın iğrenç olduğunu düşünüyorlar. 50 yıl önce sosyal elitlerin açıkça aşağılamaktan çekinmedikleri çeşitli azınlıklar vardı: Siyahlar, fakirler, kadınlar, Yahudiler, eşcinseller, vs. Bugünlerde, yeni bir hedefe ihtiyaç var, o da kilolular. Obezite Çalışmaları'nın el kitabında Amerika gibi refah toplumlarında özellikle kadınlar arasında sosyal sınıfla kilo arasında bir bağ olduğu yazıyor. Yani, refah toplumlarında fakirler şişman, zenginler zayıf oluyor. Zayıf üst sınıfların şişman alt sınıflara duydukları nefretin ölüm istatistikleriyle hiçbir ilişkisi yok ancak üstünlük duygularıyla çok ilişkisi var.

Amerikalılar haklı olarak kendilerine zarar verecek kadar kocamanlaştıklarından şikayetçiler: Çok hızlı ve çok fazla tüketiyorlar, arabaları, evleri, alışveriş merkezleri çok büyük, dünyayı demokrasi ve McDonalds'lar için yeterince güvenli yapmak adına emperyalist hırsları çok büyük. Bu şartlar altında ortalama Amerikalı bir yetişkinin son 15 yılda aldığı beş fazla kiloya kafayı takmak Amerika'nın diğer aşırılıklarıyla ilgili çok daha büyük boyutta sorunlarla uğraşmaktan kaçınmanın bir yolu oluyor. Tonlarca karbonmonoksit gazıyla atmosferi kirleten arabalarda, dünyanın gittikçe azalan doğal kaynaklarının büyük bir kısmını kullanmakta, askeri malzemeleri tüketme amacı güden bir dış politikayla ağır silahları dünyanın öbür ucuna yollamakta bir sorun yok. Dondurma yenmediği sürece.

BMI'ınızı ölçmek
Boyunuzun inch olarak karesini alın. (1 inch = 2.54 cm) Sonucu pound olarak kilonuza bölün. (1 pound = 453.6 gram) O sonucu da 703'le çarpın. Kolay gelsin.
(Radikal İki)
507
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.