Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Modern zaman peygamberi

Modern zaman peygamberi

Ben Harper yeni albümü Diamond on the Inside'da imzasını biraz daha derinleştiriyor. Sanki hepimizin derdini dile getirme görevi bir ilahi merci tarafından kendisine tebliğ edilmiş, sessizce görevini yapıyor.

Aslında son derece duygu yüklü, derin laflar eden, ama ilginçtir ne söylerse söylesin insanın içinde, derinlerde bir yerlerde tarifsiz bir mutluluk hissi yaratan biri Ben Harper. Acılardan, yalnızlıktan da söz etse, sosyal konulara da değinse, isyankâr da, âşık da, yıkılmış da olsa Harper her zaman bir umut hissi uyandırıyor. Şarkılarını bir umutla söylüyor. İnsanın ancak yalnız olmadığını anladığında görebileceği türden bir umut ışığı bu. Üstelik haydi eller havaya tarzı şarkılar yapmadan nasıl bu kadar pozitif olduğu da herhalde kendine has bir sır olarak kalacak.

Gösterişten uzak müzik, doğrudan anlatım
Ben Harper'ın zihinlerde ilk kez yer alması 1994'teki Welcome to the Cruel World'le olmuştur herhalde. Hem albümde yer alan, hem de farklı bir düzenlemeyle o dönemin ünlü derleme dizilerinden Rebirth of Cool'un beşinci albümünde yer alan Whipping Boy, dinleyenleri sanki oturduğu yere çakmıştı. Bu kadar gösterişten uzak bir müzik, bu kadar doğrudan bir anlatım, insanın yüzüne şaplak gibi iniyor. Harper'ın neredeyse çocukken eline aldığı ve artık neredeyse imzası haline gelen slayt gitarı ve hafif puslu sesi, duyduktan sonra bir daha unutmamacasına insanın beynine kazınıyor. Sanki Harper, tüm insanlığın yükünü taşıyor, o yüzden hep durgun ve düşünceli; sanki hepimizin derdini dile getirme görevi verilmiş kendisine ilahi bir merci tarafından, görevini yapıyor sessizce. Another Lonely Day kadar güzel bir aşk şarkısı var mıdır? Hepimizi etkisi altına alıp duygularımızı felç eden günlük yaşam duyarsızlığını Excuse Me Mister gibi doğrudan eleştiren kaç şarkı biliyorsunuz? Power of the Gospel'a ise yakıştırılabilecek en basit tanımlamaysa blues senfonisi. Şimdi Harper beşinci albümünü yayımladı. Adı Diamonds on the Inside.

Söz yazarı/şarkıcı geleneğinin temsilcisi
Bu yeni albüm Harper'ın kariyerinde bir dönüm noktası değil. Harper'ın kariyerinde öyle acayip dönüm noktaları filan da yok zaten. Daha ziyade düz bir çizgi halinde seyrediyor müzik yaşamı. Blues, funk, soul, reggea ve dünya müziği etkilerine açık bir müzik icra ettiği zaten malum, bu albümde de aynı tarza devam ediyor. Tek fark belki artık biraz daha dışa dönük olması. Söz yazarı / şarkıcı geleneğini temsilen çok hassas bir noktada duruyor Ben Harper. Keziah Jones kadar protest, Lenny Kravitz kadar yoğun (o kadar gösterişli olmasa da), Jimi Hendrix kadar orijinal, Bob Marley kadar pozitif bir isim o. Yeni albümünde de tüm bu özelliklere sadık kaldığı ortada. Radyoların gözdesi olan With My Own Two Hands çıkış parçası ancak tüm Harper albümleri gibi Diamonds on the Inside da sindire sindire dinlenmeyi hak ediyor. Touch From Your Lust, albümün en etkileyici parçalarından biri. So High So Low bizi şaşırtmak için hazırlanmış bir sürpriz gibi. Temporary Remedy ve Everything de ayrı ilgiyi hak ediyor. 14 parçalık albümdeki tüm besteler ve sözler Ben Harper'a ait. Bir tavsiye: Yaz geliyor. Tatile çıkın, güneye, içinden nehir geçen bir köye gidin. Akan suyun yanına gölgeye oturun, albümü koyup dört numaradan başlayın. Hani açık havada insanın iştahı açılır, yediğinin tadı bile değişir derler ya. Öyle işte.
(Radikal)
264
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.