Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Leopold Bloom'un ayak izleri

Leopold Bloom'un ayak izleri

Ulysses'in Bloomsday olarak bilinen unutulmaz tarihi 16 Haziran 1904'ün yüzüncüsü Dublin'de büyük bir festivalle kutlanıyor: 'ReJoyce Dublin 2004'

James Joyce'un 'Ulysses'i, Stephen Dedalus ve Leopold Bloom'un Dublin'deki epik yolculuklarının gerçekleştiği tek bir günü anlatır: 16 Haziran 1904. Bu tarih milyonlarca insan için olağanüstü bir tarih. 'Bloomsday' olarak da bilinen bu gün artık dünyanın her yanındaki Joyce severler için bir gelenek halini almış durumda. Tokyo'dan Sydney'ye, San Francisco'dan Buffalo'ya, Trieste'den Paris'e birçok şehrin kendine özgü Bloomsday festivali var. Neredeyse 60 şehirde kutlanıyor ama en şenliklisi Molly ve Leopold Bloom'un, Stephen Dedalus'un, Buck Mulligan'ın ve tabii ki James Joyce'un evi Dublin'de gerçekleşiyor.

'Ulysses, binlerce Dublinli'nin günlük hayatının bir parçası oluveriyor. Mesela, öğlen yemeği icin, Leopold Bloom'un da yaptığı gibi, Duke Street'teki Davy Byrne's Pub'a gidiliyor. Leopold Bloom'un favorisi Burgundy içiliyor, gorgonzola sandviçi yeniliyor. Öğleden sonra da iki tek atmak için, 'Sirenler' bölümünde Bloom'un bir barmaid tarafindan tahrik edildiği Ormond Otel'e uğranılıyor. Ulysses'ten bölümler okunuyor, edebiyat etkinlikleri düzenleniyor. Stephen Dedalus'un Shakespeare ve Hamlet üzerine nutuk attığı National Library ve National Museum da unutulmuyor bu arada.

Bu yıl, Bloomsday, 100. yılı olması bakımından büyük bir festivalle kutlanıyor: 'ReJoyce Dublin 2004'. 1 Nisan 2004'te başlayan ve 31 Ağustos 2004'e kadar devam edecek olan beş aylık bir festival bu. Kültür, Spor ve Turizm Bakanı John O'Donoghue, ReJoyce festivali organizasyonu ve idaresi için bir komite görevlendirmiş.

Edebiyat dünyasına adımını yeni atan kalemlerden usta kalemlere, akademisyenlere herkes kendi zevkine göre bir etkinlik bulabiliyor, sergiler, performanslar düzenleniyor, sokak tiyatroları oynanıyor, konserler veriliyor. Örneğin bunlardan en önemlisi 19. Uluslararası James Joyce Sempozyumu. 12 - 16 Haziran 2004 tarihleri arasında yapılacak sempozyuma akademisyenler, eleştirmenler, öğrenciler ve okurlar katılacaklar.

Bir diğer önemli etkinlik ise The James Joyce Center'daki öğle yemeği konuşmaları. Joyce'un okul yılları, ailesi, 'Ulysses'teki karakterlerin arkasındaki gerçek kişilikler konuşulacak konular arasında. Festival sorumlusu Laura Weldon, O`Connell Street'te büyük bir kahvaltı planladıklarını, ayrıca 16 Haziran 2004 günü Dublin'in en büyük caddesinin kapatılacağını 10.000 kişiye ekmek, çay ve 'nierchen' dağıtılacağını belirtiyor.

James Joyce'un doğumgünü olan 2 Şubat'ta ziyarete açılan, Ulysses'in farklı basımlarının sergilendigi James Joyce Tower 16 Haziran 2004 Bloomsday günü sabah sekizden akşam altıya kadar okumalar ve kutlamalar için açık tutulacak. Joyce, bu kulede kısa bir süreliğine kalmıştı ve burası Ulysses'in başlangıcı için bir ilham kaynağı olmuştu. Panoramik manzarasıyla silah alanı ve kulenin içindeki oturma odası tam da Joyce'un kitabında anlattığı gibi. James Joyce Tower'daki koleksiyon Joyce'un mektupları, fotoğrafları, 'Ulysses'in ilk baskıları, Joyce'un özel esyalarından oluşuyor.

Ölümsüz Dublin
James Joyce, 20. yüzyılın en etkili ve en önemli romancılarındandı ve bir İngiliz dili ustasıydı. Bir keresinde romanı 'Ulysses' üzerine şöyle demişti: "Profesörlerin üzerine tartışacakları, gerçekten ne demek istediğimi anlamaya çalışacakları birçok muamma yarattım, zaten bu da ölümsüz olmanın tek yolu". ReJoyce Dublin 2004 Festivali de yazarın haklı çıktığını gösteriyor, ilk Bloomsday'den yüzyıl sonra Joyce'un beklentisi daha da bir yerini buluyor.

Yanlış yollarda bocalayan Dublinli ilan sorumlusu Leopold Bloom üzerine kafa yoran sadece profesörler değil. Taksi şöförleri, bar sahipleri, bakanlar, turizm sorumluları da onu bir türlü başlarından defedemiyor. İrlanda Cumhuriyeti, 22 yaşındayken sürgünde yaşamayı seçen bu rahatsız vatandaşıyla barış imzalamak adına bir ulusal komite bile kurmuş.

1914-1921 yılları arasında yazılan ve ilk önce 1922 yılında Paris'te basılan, Amerika'da 1933 yılına kadar basımı yasak olan 'Ulysses' ile James Joyce, sürgünde olmasına rağmen doğduğu şehri dünya edebiyat haritasına yerleştirmeyi başarmış. İşte tam da bu yüzden ReJoyce Dublin 2004 Festivali'nde, Joyce'un ruhunu yakalayıp kitabında yansıttığı ve ölümsüzleştirdiği Dublin başrolleri oynuyor.

TÜRKİYE
Çevirmenimiz Nevzat Erkmen
Nevzat Erkmen'i anmadan James Joyce'dan söz etmek olmaz. Beş yılını ayırarak 'çevrilemez' denilen Ulysses'i Türkçeye çevirdi Nevzat Erkmen. Böylece Joyce'un Türkiye'deki temsilcisi olma özelliğini de kazandı. 1998'de ilk kez İrlanda'daki Bloomsday etkinliklerine katılan Erkmen, diğer Joyce çevirmenleriyle birlikte Ulysses okudu. Tabii Türkçe. İki yıl önceden Bloomsday'in 100. yılı için davet edildi, ama bu kez katılamıyor...

Erkmen, Joyce'a olan ilgisini hiç yitirmedi. Geçen sekiz yıl içinde bir Ulysses Sözlüğü hazırladı, yakında YKY'den çıkıyor. Bir yandan da Joyce'un diğer büyük yapıtı Finnegans Wake'le uğraşıyor. Şimdilik bir Finnegans Wake Güncesi hazır sayılır... Eğer Bloomsday'in 100. yılı Türkiye'de de kutlansaydı, star mutlaka o olurdu!

ALMANYA
Yeni bir Joyce biyografisi
Almanya'da da 100. Bloomsday yankı buluyor, geçen günlerde bir James Joyce biyografisi yayımlandı. Jörg W. Rademacher, kitabında James Joyce'un 20. yüzyıl edebiyatında nasıl bir devrim yaptığını, kendi zamanının tabularını nasıl yıktığını, ünlü bir yazarın nasıl yazdığını ve geride bıraktığı yedi kitabını anlatıyor. James Joyce'un sansür ve gelenekler nasıl büyük bir çoşkuyla başa çıktığına dikkat çekiyor. Yazarın, modern Odysseus olarak Paris'te, Roma'da, Trieste'de, Zürih'te geçirdiği; öğretmen, banka memuru ve gazeteci olarak çalıştığı yıllara değiniyor. Yaşamı boyunca parasız bir adam olan Joyce'un ailesinden, arkadaşlarından yardım alarak geçindiğini anlatıyor. Göz hastalığı nedeniyle kendisine kitapları okuyacak birine ve bir sekretere ihtiyaç duyduğu yıllara ve 1941'de İngiliz pasaportlu bir İrlandalı olarak Zürih'te öldüğüne yer vererek kitabını noktalıyor.

DUBLİNLİLER
Çeviren: Murat Belge, İletişim Yayınları, 1999
ULYSSES
Çeviren: Nevzat Erkmen, Yapı Kredi Kültür ve Sanat Yayıncılık, 1996
BÜTÜN ŞİİRLER
Altıkırkbeş Yayınları, 1994
SANATÇININ MEKTUPLARI
Çeviren: Kudret Emiroğlu, İmge Kitabevi Yayıncılık, 1991
SÜRGÜNLER
Çeviren: Selçuk Yönel, İmge Kitabevi Yayıncılık, 1990
(Radikal Kitap)
611
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.