Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Korsanın merkezi Kadıköy

Korsanın merkezi Kadıköy

Türkiye'de korsan ürünler en çok İstanbul Kadıköy'de satılıyor. Sektör temsilcileri, Kadıköy Belediyesi'ni korsanlara destek vermekle suçlarken Belediye Başkanı Öztürk, 'Korsanı izlemek bizim işimiz değil' dedi.

Kadıköy'de satış yapan bir korsan grup, çeşitli klasikleri kendi kanaatlerine göre özetleyip öyle satışa sunabiliyor. Örneğin James Joyce'un tuğla gibi romanı 'Ulysses'inin sadece 80 sayfalık bir versiyonu mevcut. Daha da vahimi 'Joyce'un Bütün Şiirleri' adı altında şair Ahmet Güntan'ın şiirlerinin baskısı da mevcut; ya da 'Dünya Aşk Şiirleri Antolojisi'nde derlemeyi yapan korsan gruptan birinin şiirlerine de bolca rastlamak mümkün.

Bu edebiyat alanında böyle. Ya müzik CD'si, çocuğunuza bir DVD ya da VCD aldıysanız? Boş çıkması, ya da istediğiniz film olmaması o kadar muhtemel ki. Korsan yayın işte böyle bir şey. Ve herkesin fikir birliği ettiği 'gerçek' şu: Korsan yayının cenneti Kadıköy! Orası bir tür 'korsan serbest bölgesi.'

Varoşlara yayılıyor
Aslında Kadıköy, birçok semtten, bu arada kültür ürünleri tüketiminin merkezi sayılan Beyoğlu'ndan farklı olarak zaten 'korsan öncesi' sokak kitapları sergileri kültürüne sahip bir yer. Hafta sonları gerek sahaflar gerekse paraya ihtiyacı olan kitapseverler öteden beri buralarda sergi açıyorlardı. Dolayısıyla kitap almak isteyenlerin bu bölgeye ayakları alışık. Korsan kitapçılık da bundan faydalanmakta.

Kadıköy'de kök salmış ve işi büyütmüş korsancılar daha büyük miktarda üretimlerle pazarlarını Alibeyköy ve Gaziosmanpaşa gibi varoşlara doğru genişletiyor. Belediye pazarlarında kurdukları tezgâhlarla çok ucuz kitap satıp sürümden kazanıyorlar.

Korsan kitapların yoğunlaştığı bölgelerde korsanlar arasında sosyo kültürel bağlar göze çarpmakta. Kadıköy'de korsanlar eski sol eğilimli insanlardan ve Kürt kökenli vatandaşlardan oluşuyor. Hatta bu insanlar daha evvelden tanışık oldukları yine sol eğilimli yayınevi sahiplerini gözetip, yayınevinden çıkan kitaplara süre tanıyor, böylece yayınevinin de piyasadan pay almasını sağlıyor.

Kadıköy'deki korsanın çapı sadece bu ilçeyle sınırlı değil. Buradaki 'korsan sektör' yalnız buralardaki matbaalarla değil; Konya, Kayseri, Antalya, Samsun gibi illerdeki matbaalarla ilişki içinde, korsanı Anadolu'ya yayıyorlar. Anadolu'da korsanın, legal ürünlere oranı,
İstanbul, Ankara ve İzmir'den fazla. Yine de korsan satıcılardan şunu duymak mümkün: "Bu İstanbul baskısı abla..."
Korsan burada yalnız kitapla da sınırlı değil. Unkapanı ile ilişki içinde CD, ayrıca VCD ve DVD korsan ürünleri de yapılıyor. Yine bunların da Anadolu pazarıyla bağlantısı var.

Evet, Joyce niyetine aldığınız kitapta bir Türk şairin şiirlerini okuyabilir, Madonna diye aldığınız CD boş çıkabilir, Truffaut seyredeceğim diye aldığınız VCD ya da DVD'den çizgi film çıkabilir...

Truffaut, demişken... Ray Bradbury'nin 1951'de yazdığı 'Fahrenheit 451' adlı bilimkurgu romanı bir kitap öyküsüydü ve Truffaut tarafından sinemaya
uyarlanmıştı: Öyküde, kitapları yakmak için özel timler oluşturan totaliter bir rejimde kitapları okuyup ezberleyerek geleceğe taşımaya çalışan insanlar vardı.
Kahramanlardan, bir genç kızla karşılaşana kadar kitap yakmayı görevi sayıp bu görevinden hoşnut olan itfaiyeci Guy Montag, kitapları ezberleyerek, her biri bir kitap haline gelmiş, kimliklerini bir kitapla değiştirmiş, adları sorulduğunda bir kitap başlığı söyleyen insanların yaşadığı gizli bir gettoya iltica eder.

Bu korsan yayınların bizi getireceği yer, 'ucuz kültür ürünü sağlama' bahanesi ve aldatmacası arkasında böyle bir yer olmasın? Ve en değerli insan etkinliklerinden biri müzik; korsanın yıkıcı hedefi müzik: Amerikalı aktör Warren Beaty'nin dediği gibi:
Tanrı'nın bize verdiği en büyük armağan kendi çıkardığımız seslerin melodisinin tadına varmaktır. En büyük ikinci armağansa bunları başka birine dinletebilmektir. Bu armağanı korsan yayınlar elimizden almasın...

Kadıköy tartışılıyor
  • Edebiyat ve İlim Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (EDİSAM) Koordinatörü Alper Zorlu:
  • Kadıköy Belediyesi gibi kötü niyetli belediyelerle işbirliği yapmak çok zor. Zaten belediye korsan kitabı suç olarak görmüyor. Son olarak topladıkları kitapları alıp cezaevlerine gönderiyorlardı. Biz de 'suç delilleri'ni yok ettikleri gerekçesiyle cumhuriyet savcılığına şikâyette bulunduk. Onlar buna kültür hizmeti diyor ama bu düpedüz suç ortaklığı ve korsana destek vermek anlamına geliyor.

  • Everest Yayınları sahibi, AKP Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk Bayrak:
  • Bazı belediyeler popülist davranarak oy kaygısıyla bu korsancılara göz yumuyor. Mesela Kadıköy'de korsancıların yerleri belli. Sokakta bir korsan satıcı tezgâh açabilirken mesela herhangi bir yayınevinden bir kişi kalkıp da istediği yerde kitap satamıyor.

  • 6.45 Yayınevi Yönetmeni Kaan Çaydamlı:
  • Özellikle Kadıköy'de bu iş zıvanadan çıktı. Ben şimdi yayınevi olarak sergi açsam polis beni kovalar ama korsanlar her yerde açabiliyor. Bir rant meselesi, bir gebeliği var belediyenin.

  • Gazeteci yazar Hasan Cemal:
  • Korsan kitabı, solculuk sayan, kültür hizmeti sayan kimileri var. Bunlar bazı belediyeler de olabiliyor. Mesela Kadıköy Belediyesi diyorlar.

  • Gazeteci yazar Duygu Asena:
  • Zaman zaman korsan yayıncılık olayını popülist söylemlerine aktaran belediye başkanları, aydın diyebileceğimiz kişiler bile var. Hırsızların kitap satışını, 'halka ucuz kitap satmak' diye değerlendirerek çetelere ortak oluyorlar...

    Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk: Takibini sahipleri yapsın
    Kadıköy korsan kitapçılığın merkezi haline geldi deniyor. Siz bu konuda neler söyleyebilirsiniz?
    Bir kere her şeyden önce yasa maddeleri iyice incelenmeli. Belediyenin kitap ya da korsan kitap gibi olayları denetlemekle hiç ilgisi yok. Ha kazak satılmış, ha sebze, ha kitap. Yani eğer kent içinde kurallara uygun, belediyenin izin verdiği yasalara dahil satış mekânlarında satılıyorsa buna belediye hiçbir şey yapamaz. Kitap hakkı sahipleri savcılığa dilekçe verip şikâyette bulunmadıkça ve polis bu noktada devreye girmedikçe bu kitapları toplatma hakkına sahip değiliz.

    Belediye zabıtası nereden bilir hangi kitap korsan, hangisi yasal? Zaten böyle bir yetkisi de yok. Sokak sokak dolaşıp kitap toplanmaz ki. Bandrollü-bandrolsüz kitaplar bizim kontrolümüzde değil. Yabancıların da eserleri var. Onları nasıl tetkik edeceğiz? Ayrıca bunlar artık çeteleşmiş.

    Bir-iki zabıta gidip de kitapları toplamak isteyince üstlerine yürüyorlar. Her ay zabıtalar yaralanıyor bu olaylarda. O zaman polis kuvveti gerekiyor. Polis de belediyeye bağlı değil. Polisi de her an her dakika bulmak mümkün değil. Onların da işi başından aşkın.
    Peki bu korsan kitap furyasını engellemenin bir yolu var mı?

    Kitap hakkı sahipleri avukatları yoluyla savcılığa dilekçe verecek ve depolar, matbaalar basılacak. Yani bataklıkta sivrisinekler ürüyor, sonra bizden tek tek sivrisinekleri yakalamamız isteniyor. Bataklığı kurutmak gerek.

    Kadıköy'de bu işi yapan bellibaşlı bir iki matbaa var. Ama bizim bunları basma yetkimiz yok ki. Bu işin asıl takipçisi Türkiye Yazarlar Sendikası, yazarlarla ilgili kuruluşlar ve bizatihi yazarların kendisi. Biz değiliz.
    (Radikal)
    439
    dahafazlası
    YORUMLAR
    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.