Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Kime, nelere gülüyoruz?

Kime, nelere gülüyoruz?

Ağzını açan herkes gülüyor sayılmaz.<br> <i>Demokritos</i>

Siz neye gülersiniz? Ayağı takılıp düşen patronunuza mı? Belki lotodan ikramiye çıkınca. Ya da sinirli olduğunuzda? Kibar olmanız gerektiğinde veya gıdıklandığınızda mutlaka değil mi? Bazı insanlar lunaparkta korku tünelinden geçerken ya da otomobille hız yaparken de gülüyorlar, İngiltere'deki Hertfordshire Üniversitesi'nde görevli bir psikolog, internetteki oylamalar aracılığıyla, dünyanın sözde en komik fıkrasını belirlemiş. Fıkra şöyle: İki avcı ormanda yürürlerken, biri aniden yığılıp kalır, nefes alıp vermesi durur, gözleri donuklaşır. Diğer avcı cep telefonuyla ilkyardım servisini arar; "Arkadaşım öldü. Ne yapabilirim?" Doktor; "Sakin olun. Önce, öldüğünden gerçekten emin olmalısınız," Bir saniyelik bir sessizliğin ardından bir silah sesi duyulur. Sonra: "Tamam, ya şimdi?"

Böyle bir fıkranın neden komik olduğu konusunda bilim adamları ayrılıyor. Schopenhauer'e göre, insan aniden konuyla ilgisi olmayan bir şey duyduğunda gülüyor. Kant ise insanın, beklentisi kaybolduğunda güldüğünü söylüyor. Freud gülmeyi, sinirsel gerilimin sona ermesine bağlıyor. Hobbes'a göre insan üstünlüğünü dile getirirken, Platon'a göre de kişi kendi kendini yeteri kadar tanımıyorsa gülüyor.

İnsanlar sıradan şeylere gülüyorlar
Maryland Üniversitesi nörolog ve psikologlarından Robert Provine, gülmenin, bir şeyin komik olup olmadığı ya da neden komik olduğuyla çok az ilgisinin bulunduğunu ileri sürüyor. Araştırmacı süper marketlerde, caddelerde ve üniversitelerde insanları güldüren 1.200 olay derlemiş. Bu örnekleri incelerken. insanların zaman zaman "şimdi gitmeliyim" ya da "sizinle tanıştığıma memnun oldum" gibi hiç de komik olmayan cümlelere dahi güldüğünü fark etmiş. Provine, olayların sadece yüzde 20'sinin komik denilebilecek nitelikte olduğunu belirtiyor. Ayrıca sözleri söyleyenler, dinleyenlere göre bir buçuk kat daha çok gülmüşlerdi. İnsanlar daha çok günlük yaşanan banal şeylere gülüyorlardı, yani aslında hiçbir şeye.

Gıdıklanan sinirler
Gıdıklama, birçok insanı güldürebilmenin en güvenilir yolu. Beyinde bu işleve sahip sinirlerin
uyarılması işlemi çok eskilere uzanmıyor. Bu sinirleri, nöroşirurji uzmanı Itzak Fried, Los Angeles Üniversitesi'nde epilepsili 16 yaşında bir hastayı muayene ederken rastlantısal olarak buldu. Doktor hastasının kafasına hassas elektrotlar taktı ve sol büyük beyin lobundaki "bütünleyici motorsal alan"a (Suplementer Motorsal Alan - SMA) elektrik verdi. Bu dört santimetrekarelik alan, kollar ve bacakları kontrol eden sinir ağının hemen önünde yer alıyor.
Doktor, 16 yaşındaki hastadan bazı cümleler okumasını, bazı şeyleri saymasını ya da bazı hareketler yapmasını isteyecekti. Kız aniden gülümsemeye başladı. Fried elektrik akımım biraz güçlendirince de güldü. Yaptığı ya da çevrede gördüğü hiçbir şey tuhaf ya da komik değildi aslında. Bu rastlantısal bulgu psikolog Robert Provine'ı da haklı çıkarıyordu: Gülmek bazen mizahla ilgili olmayabiliyordu.

Kişisel zayıflıklar etkiliyor
İndiana Bloomington Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyelerinden Dolf Zillman'ın gerçekleştirdiği bir çalışmaya göre, sosyal statüsü daha yüksek insanların düştükleri komik ve olağandışı durumlara daha fazla gülünüyordu. Bunun için bir deney gerçekleştirmiş. Profesör, bankacı, polis, hayvanat bahçesi görevlisi gibi farklı kişilerin geçtikleri bir noktaya kaygan bir madde sürülmüş. İnsanlar ona basıp yere düşmüşler. Bu insanların karşılarına da 76 öğrencisini yerleştirmiş. Öğrenciler sosyal statüsü yüksek olan kişilerin düşmesine daha yoğun gülerek tepki vermişler. Dolf Zillman bu durumu şöyle açıklıyor:

"Gülme bir anlamda insanın içindeki saldırganlığı bir şekilde dengelemesi. Kuşkusuz toplumda üst sınıflara karşı daha şiddetli kıskançlık ve saldırganlık duyguları egemen." Yirmi yıldır karakter özellikleri ve espri anlayışları arasındaki ilişkiyi inceleyen psikolog Willibald Ruch'un araştırmalarına göre de, başarısız kazanovalar aptal sarışın fıkralarına gülmüyorlar. Çalışmaktan, kafasını fikirlere yormaktan dişiliğini unutmuş kadınlar da müstehcen fikralara gülmüyorlar.

Ulusların kendine özgü espri anlayışları var
Uluslar, tarihlerinden gelen bazı alışkanlıklarla ve bazı şeylere daha çok gülüyorlar, Fransızlar cinsel ve popüler esprilerden hoşlanırken, Belçikalılar bu tür konulara gülümsemiyorlar bile. İngilizler için insanların içine düştükleri zor durumlar bir mizah konusu olabilirken, Orta Avrupalılar bu konuda çok ciddiler. Ayrıca her ülkenin espri yaparken kullandığı insan tipleri var. Bunlar genellikle azınlıklardan oluşuyor. Onları alaya alarak ulusal kimliklerini zaman zaman güçlendirmeye çalışıyorlar.

Örneğin, İtalya'da da fıkralar en çok Napolililer ve askerler üzerine üretiliyor. Fransızlar Belçikalıları, Amerikalılar Polonyalıları, Almanlar İskoçları, İngilizler Essex kadınlarını, Kanadalılar ise sarışın kadınları gırgıra alıyorlar. Ancak her zaman o ulusu ya da azınlık grubunu küçümsemek için üretilmiyor bu fıkralar. Bizdeki Laz fıkraları gibi, ulusların karakterini vurgulamak için de üretilebiliyorlar. Şu espride olduğu gibi: "Cennet, içinde bir Alman mühendisin, bir Fransız aşçının, bir İsviçreli işletmecinin, bir İngiliz uşağın ve bir İtalyan aşığın olduğu yerdir".

Abartılı bir salgın öyküsü
Bilimsel olarak belgelenmiş ilk ve tek gülme salgını, 1962 yılında Tanzanya'nın Bukoba bölgesinde yaşandı. Bu garip olay, A. M. Rankin ve P. J. Philip adlı iki doktor tarafından Central African Journal of Medicine dergisinde yayımlandı. Olaylar, 30 Ocak günü bir kız öğrencinin misyoner okuluna başlamasıyla gelişiyor. Okulun kapandığı 18 Mart gününe kadar 159 misyonerlik öğrencisinden 95'i gülme hastalığına yakalanıyor. Ancak, okuldaki öğretmenlere (iki Avrupalı ve üç Afrikalı öğretmen) herhangi bir şey olmuyor.

Gülme krizleri, bir saat ile birkaç gün süren bir kuluçka döneminden sonra görülüyor. Birkaç dakikadan birkaç saatte kadar süren gülme krizleri şeklinde kendini gösteriyor. Birkaç saat kadar kesiliyor ve sonra yeniden başlıyor. Krizler sırasında hastaların bazı anlamsız davranışlar içine girdiği de görülmüş. Kız öğrencilerin büyük çoğunluğunda günde 4 kriz yaşanmış. Salgın daha sonra komşu Nshamba köyüne de bulaşmış ve nisan ile mayıs aylarında tam 217 kişi aynı hastalığa yakalanmış. Olay bugüne kadar bilimsel olarak açıklanabilmiş değil. Bilim adamları bir virüsten kaynaklanabileceği varsayımını reddediyorlar. Hükümetin resmi açıklamasında, bu gülme salgını kolektif bir histeri olarak tanımlanıyor.
(Focus)
741
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.