Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Kentte köylü gibiyiz

Kentte köylü gibiyiz

Türk insanı, sanayileşme ile birlikte komşuluk ilişkilerinin kaybolmasına rağmen, hala hemşehrilik bağlantıları dışında ilişki kurmakta zorlanıyor.

Sanayileşmenin insani değer ve komşuluk ilişkilerinde yol açtığı farklılaşmaya karşın Türk insanının hala hemşehrilik bağlantıları dışında ilişki kuramadığı bildiriliyor.

İstanbul Üniversitesi(İ.Ü) Tıp Fakültesi Konsilitasyon Liyezon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Sedat Özkan, sosyolojik açıdan eski geniş aile modelinin eridiğini ve çekirdek ailenin ön plana geçtiğini söyledi.

Özkan, "Daha önceden kırsal kesimde çocuklar torunlar, dayılar, yengeler hep birlikte otururdu. Kırsal kesim yaşantısında herşey belirgin, komşuluk ilişkileri dışında akrabalık zemininde gidiyordu. Türkiye'de, zorunlu bir dönüşümle sanayileşme ile birlikte büyük aile yapısı çöktü ve çekirdek aile ön plana geçti" diye konuştu.

Özkan, akrabalık dışında yeni kişi ve grupları tanıma zorunluluğunun ortaya çıktığını kaydetti.

İlişki kurmakta zorlanıyoruz

Kentsel yaşantı içerisinde sosyal ve ekonomik zeminde yeni bireysel ilişki modellerinin oluştuğuna ve yepyeni sosyal durumların yaşandığına dikkat çeken Özkan, Türk insanının bu noktada zorlandığını dile getirdi.

Özkan, "Biyolojik akrabalığa dayanmayan, bireysel ilişki güçlüğü yaşanıyor. İnsanlarımız hemşehrilik bağlantıları dışında ilişki kurma konusunda zorlanıyor, güvensizliği ve tedirginliği yaşıyor. Bu da beraberinde yalnızlığı getiriyor" diye konuştu.

Özkan, "Teknoloji ve apartmana alışıyoruz ancak çağdaş yaşamın kültürüne alışamadık" dedi.

Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Günümüzde insanlar eskiye göre çok farklı ve yeni gereksinimler, yeni ihtiyaçlar ve zorunluluklar ile karşı karşıya. Günümüz insanı yalnızlaşıyor ve yabancılaşıyor. Yabancılaşması ile birlikte, emniyete dayanan güvene dayanan ilişkiler kurmakta zorlayanıyor.

İş koşuşturması ve rutin hayatın sürdürülmesi gereksinimi de başarılı ilişkiler kurulmasının önüne geçebiliyor. Köyden çıktık, artık çevremizde gökdelenler var ama insanlarla ilişki kurmaktan korkuyoruz. Sanayileşme birlikte kapalılığı aşamadık, komşuluk ilişkilerine ihtiyacımız var."

Kahvehane meyhane geleneğine devam

Yaşam zorluklarının ve geçim sıkıntılarının kahvehane ve meyhane geleneğini sürdürdüğünü belirten Özkan, gençlerin önceki kuşağa göre daha sosyal, kültürel, mesleki paylaşıma dayalı yeni gruplaşmalar oluşturduğunu gözlemlediğini belirtti.

Bu durumun çağdaş kent yaşantısının gereği olarak tanımlayan Özkan, bu anlamda sivil toplum kuruluşlarının üzerine büyük görevler düştüğünü söyledi.

Bu yönde çalışmaları olan sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi gerektiğine işaret eden Özkan, "Buralarda zengin fakir farketmiyor. Problem çözücü olmak gerekiyor. Sınıfsal veya feodal yapı yok. Yerleşik statülerin dışında yeni birey olma bilincine dayanan ortak sorunun paylaşımcı bu tür açılımlarını doğru buluyorum" diyerek şöyle devam etti:

"Bar, arabesk kültürü, popçu-topçu kültürü; kadınların günleri gibi verimsiz sığ birliktelikleri aşıp daha kişilikli paylaşımcı üretken, verimli belli amaçları taşıyan daha üst düzey paylaşımlar olacaktır.

Sosyal ve kültürel üretimi bunlarla açmak gerikiyor. Bu sığlığı ve kısırlığı kültürel beyinsel kısırlığı aşan birliktelikler daha iyi olacaktır. Her mahalleye bar, kahvehane açmaktansa her mahalleye kültür evleri yapalım."
452
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.