Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

'Kendimi altı yıl ibadete adadım'

'Kendimi altı yıl ibadete adadım'

ŞİZOFRENİNİN KIYISINDAN DÖNMÜŞÜM

Peki şizofren olduğun nereden çıktı?

- Başta şizofreniden şüphelenildi ama sonunda psikonevroz tanısı konuldu. Anlayacağın geçmişe dönüp baktığımda kıyısından dönmüşüm şizofreninin... Hastanede doktorlar bana hasta gözüyle baktığında “Hasta değilim, benim bildiklerimi sen bilmiyorsun, benim anladıklarımı sen anlamıyorsun” diyorum. Bu sefer de gülüyorlar adama.

Picasso hastaneden çıktığında dışarıdakilere “Sizin deli diye korktuğunuz kişi ben miyim?” demiş bilir misin?

- Bu konuyu doktorlara açtım biliyor musun? “Buradaki insanlar gerçekten hasta mı, yoksa ulaştıkları bilinç boyutu farklı olduğu için onları hasta olarak mı kabul ediyorsunuz?” dedim. Bu normalite kavramını kim koymuş, kime göre normal, kime göre anormal? Bunu belirleyen kimler?

Bunlar izafi kavramlar diyorsun...

- Yok, ben gerçekten psikolojik olarak kendimi iyi hissetmiyordum. Namaz, ibadet, varoluşculuk, davranış bilimlerini sorguluyor, sürekli bunları algılamaya çalışıyordum. Layık olduğu biçimde yaşayamadığını fark edince içine dönüyor insan.

İNTİHAR ETMEDİM AMA ÖLMEK İSTEDİĞİM BİR DÖNEM OLDU

Hastane koğuşu başkalarını mı senden korumak yoksa seni mi senden korumak içindi?

- Geçmişimde üzdüğüm insanlar oldu. Keşke olmasaydı ama herkes kendine zarar verebilir. Benim asıl korkum buydu. Bunlar çok açıklanabilir duygular değil. Bir kere sorgulamaya başladın mı çocukça iç sancılarını bile büyütüyorsun, kendini dışa kapatıyorsun, ölüme kadar sürüklenebiliyorsun.

Bir ara intihar ettiğin de iddia edildi, doğru mu?

- İntihar etmedim ama ölmeyi istediğim bir dönem oldu.

Onca zaman kendi kanatlarınla uçup, anne evine geri dönmek sana ne hissettirdi?

- Huzur ve mutluluk... Ait olduğum yerdeyim.

Nasıl geçiyor anaocağında bir günün?

- Tamamen kendime dönük yaşıyorum. Zaman zaman misafirlerim geliyor; arada dışarı çıkıp bisikletle birkaç tur atıyorum. Aslına bakarsan biraz daha bağımsızlığa ihtiyacım var. Bazen sıkılıyorum ama bugün sen geldin, açıldım. Hayat böyle güzel şeyler de sunuyor bazen işte insana. Aynı güzel şeyler herkese uğrar inşallah. Artık geleceği daha güzel görebiliyorum.

MEMLEKETTE BİR SÜRÜ BRAD PITT VAR

Son kararın ne bundan sonra film mi yapacaksın, kitap mı yazacaksın?

- Çok güzel hikayelerim var, onları film yapamazsam kitap olarak yayınlayacağım. Doktorlar da zaten “Madem kendinle kalmak istiyorsun, görülmek istemiyorsun, bununla uğraş” dediler.

Ekranlarda görülmek istemiyorsun ama kitap yazarak yine insanlarla bir şekilde iletişim kurmak niyetindesin. Kabul edilmek senin için çok mu önemli?

- Aslında yine kaderci düşünüyorum, duygularım ve sağduyularım beni nereye götürürse o olacak. Şimdi baktığım zaman memlekette gerçekten Brad Pitt kadar yakışıklı bir sürü arkadaşım var ama ben onlar gibi olamadım, olmak da istemedim.

Kimmiş onlar?

- Kıvanç (Tatlıtuğ), Engin Altan (Düzyatan)... Hepsi çok güzel, çok değerli oyuncular. Ben aralarına giremeyeceğim, çünkü sıkıldım.

Neden sıkıldın?

- İlgilenilmekten sıkıldım, artık kameranın arkasında durup ilgi gören değil de gösteren olmak istiyorum.

Tüm olanlara dönüp baktığında şimdi hayatla aran nasıl?

- Çok daha güzel, iyi ki o hastaneye girmişim diyorum.

SEVDİĞİM BİRİ VAR, BİR GÜN ONUNLA EVLENMEK İSTERİM

Aşk ne durumda? Annen yeniden evlenmeni istemiyor mu?

- Sevdiğim biri var. Altı yıl önce nişanlıydık ama maalesef ayrıldık. İnişli çıkışlı bir ilişkimiz oldu. Dönüp baktığım zaman onu gerçekten ne kadar sevmiş olduğumu bir kez daha anlıyorum. O benim “kalbimdeki insanım”... Evlilik meselesine gelince, her anne gibi benim annem de evlenmemi istiyor ama aşık olduğum insan da kararlarında benim gibi özgür. Kısmet olursa bir gün onunla evlenmek isterim.

Kim bu kalbindeki insan?

- (Gülüyor) O da kamera arkasında... Yönetmen, ismi Eda (Teksöz).

(İzzet Çapa / Hürriyet)

1144
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.