Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Kelebek ömürlü şaraplar

Kelebek ömürlü şaraplar

Tüm şarap ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de son bağbozumunun üzümlerinden yapılan taze şaraplar piyasaya çıktı. Tıpkı bahar gelincikleri gibi hızlı açıp hızlı solan bu şarapların körpe güzelliklerini kaçırmamalı.

Şarap mahzende yıllanır" ya da "Şarabın iyisi yıllanmış şaraptır" gibi klişelerin tam aksine, tüm özelliklerini tazeliklerine borçlu olan ve birkaç aylık bir süre içinde tüketilmesi gereken şaraplar da var dünyada. Ömürleri adeta bir kelebek ya da gelincik kadar kısa olan, uçarı, narin, kırılgan şaraplar bunlar: "Primeur"ler...

Şu günler, dünyanın birçok şarap ülkesinde primör, yani taze şarapların günleri. Fransa'da ünlü Beaujolais Nouveau'lar, İtalya'da Vino Novello'lar yudumlanıyor, insana yaşama sevinci aşılıyor. Türkiye'de bu geleneğin öncüsü olan Kavaklıdere'nin Primeur'leri de geçen hafta piyasaya çıktı.

Diğer hiçbir şarapta rastlayamayacağınız kadar aromatik, hoş kokulu, yumuşak içimli bu şaraplar, taze taze içildiklerinde verdikleri bu keyfi, birkaç ay sonra ise içene yaşatamıyorlar. Kısa ömürlü, derinliksiz, iddiasız ve aslında zayıf şaraplar bunlar. Ama işte gençken de, pek hoş oluyorlar.

Taze şarapların bugünlerde kadehleri şenlendirmesi, eylül ayında hasat edilen üzümlerden yapılan şarabın fermantasyonunu ancak tamamlayıp içilebilir kıvama gelmesi yüzünden. Diğer şaraplar mayalanmadan sonra en az bir yıl dinlendirilirken, taze şaraplar hemen hemen hiç dinlendirilmeden piyasaya veriliyor. O yüzden de içlerinde mayalanmada oluşan karbonik gazların da bir kısmı kalıyor ve damağı biraz karıncalandırıyorlar. Bu da, içerken alınan tazelik hissini artırıyor.

Fermantasyonu farklı
Taze şarapların yapımı da, diğer şaraplardan çok farklı. "Karbonik maserasyon" denilen bu yöntemle, üzüm salkımları sapları ayrılmadan ve üzüm taneleri parçalanmadan doğrudan doğruya oksijensiz ortamlı, karbondioksit gazıyla dolu bir küvde fermantasyona bırakılıyor. Üzüm taneleri oksijenden uzak ortamda hücre içi fermantasyonuna uğruyor ve taneler parçalanarak kendiliğinden bir şıra akıtıyor. Bu yöntem sayesinde, şıradaki meyvemsi tatlar olabildiğince korunarak şaraba yansıyor.

Dünyada taze şaraplar, genellikle hafif şarap veren siyah üzümlerden yapılıyor. Ünlü Beaujolais şaraplarının taze versiyonları, normal şarapları da fazla iddialı şaraplar vermeyen hafif Gamay üzümlerinden yapılıyor mesela.

Türkiye'de ise durum biraz farklı. Kavaklıdere bu tip şarabın beyazını da, kırmızısını da yapıyor. Beyazda kaliteli Emir, kırmızıda da yine kaliteli ve iddialı bir üzüm olan Öküzgözü kullanıyor. Emir'den yapılan beyaz primörde çok canlı ve hoş elma kokuları, Öküzgözü'nden yapılan kırmızıda ise belirgin böğürtlen tatları öne çıkıyor. Kırmızı primörlerin bir başka özelliği de, beyaz şaraba yakın derecelerde soğutularak içilebilmeleri. Hatta soğutulmak bu kırmızı şaraplara daha bile yakışıyor.

Bu şaraplar, birer şarabı değil. Daha çok gündüz veya akşamüzeri saatlerinde, hoş bir aperitif olarak yudumlamak, yeni bağbozumunun taze üzümlerinin tadını damakta hissetmek için ideal şaraplar bunlar... Ömürleri de adeta bir kelebeğinki kadar olduklarından, kısa süre içinde tüketilmelerinde fayda var.
(Milliyet Pazar)
369
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.