Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Kekemeler için öneriler

Kekemeler için öneriler

Acımak, merhamet göstermek, endişeyle bakmak, konuşmaya başlamasını veya susmasını söylemek kekeme çocuğa zarar veriyor. 2-6 yaş grubu arasında ortaya çıkan kekemelik, erkekler çocuklarda daha çok görülüyor.

Kekeme çocuklara "acımanın, merhamet göstermenin, endişeyle bakmanın, konuşmaya tekrar başlamasını veya susmasını söylemenin" zarar verdiği bildirildi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü, kekeme çocuğu olan ailelere yönelik el kitabı hazırladı.

Kekemeliğin, konuşmanın akıcılığı ve ritmiyle ilgili bir iletişim bozukluğu olduğu belirtilen kitapta, "hecelerin, sözcüklerin ve cümlelerin normal olmayan şekilde tekrarlanması, sözcüklerin bitirilmeden bırakılması, düzensiz solunum ve kararsız konuşmaya bağlısözcüklerde alışılmadık vurgulamaların ortaya çıkması ve seslerin olağan dışı uzamaları" gibi kekemeliğin farklı türleri bulunduğu kaydedildi.

Kitaba göre, kekemeliğin nedenleri konusunda değişik görüşler ileri sürülüyor ancak tek bir nedene bağlı ortaya çıkmadığı görüşü paylaşılıyor.

Bazı uzmanlar kekemeliği yapısal bir bozukluk olarak elealırken, bazıları öğrenilmiş bir davranış, bir direniş belirtisi olarak tanımlıyor. Bazıları ise çevresel nedenlerin kekemelikte önemli rol oynadığı görüşünü savunuyor.

Kekemelik genellikle dil gelişiminin erken dönemlerinde (2-6 yaş arası) ortaya çıkıyor. Bazen okul çağında, nadiren de yetişkinlikte görülebiliyor.

Erkek çocuklarda kızlardan daha yaygın görülen kekemeliğin, yine erkek çocuklarda şiddeti ve sürekliliği kızlara göre daha fazla oluyor.

Baskı yapılmazsa düzeliyor

Pek çok çocuğun dil ve konuşma gelişimi süresince "normal" olarak değerlendirilebilecek bir kekemelik yaşadıkları belirtilen kitapta, şöyle denildi:

"Okul öncesinde pek çok çocuğun kekemeliğin sınırlarından kekeme olmadan döndükleri görülmüştür. 2-6 yaş arasında çocuğun düşünme hızı sözcükleri çıkarabilme hızından fazladır.

Bu nedenle çocukta geçici bir kekemelik görülebilir. Çocuk konuşurken duraklar, ses, hece ve kelime tekrarları yapar ama kendisi bunun farkında değildir.

Küçük çocukların dili öğrenme süreçlerinde bu türden konuşma sorunları yaşamaları doğaldır. Bu durum hemen kekemelik olarak etiketlenmemelidir.

Çocuğun çevresindekiler konuşmasını düzeltmesi için baskıda bulunmazsa, çocuğun dikkati konuşması üzerine çekilmezse,bu durum kendiliğinden düzelir."

Şarkıları düzgün söylüyorlar

Kekemeliğin "sürekli olmadığı" vurgulanan kitapta, kekemeliği olanların iletişim ile ilgili kaygılarının olmadığı ortamlarda, örneğin şarkı söylerken, oyun oynarken, hayvanlarla konuşurken, normal akıcılıkta konuşabildikleri ifade edildi.

Kitapta, "Acımak, merhamet göstermek, endişeyle ve kaygıyla bakmak, sabırsız ve öfkeli görünmek, akıcı olmayan konuşmadan dolayı cezalandırmakla tehdit etmek, hırpalamak, hor görmek, akıcı olmayan konuşma üzerinde odaklanmak, akıcı olmayan konuşmayı kesmesini veya konuşmaya tekrar başlamasını söylemek, onun yerine cevap vermek, takıldığı yeri tamamlamak, konuşmadan önce derin nefes almasını söylemek, zorlandığı sözcükleri kullanmaktan kaçınmasını önermek" gibi tutum ve davranışların zarar verici olduğu vurgulandı.

Öneriler

Kitapta ailelere, çocuklarını sabırla dinlemeleri ve "konuşmasını olay yapmamaları" önerisinde bulunuldu.

Çocuğun konuşmasını düzeltmekten, "Daha yavaş konuşursan kekelemezsin" gibi suçlayıcı etkisi olabilecek ifadelerden kaçınılması istenen kitapta, çocuğun konuşma güçlüğü hakkındaki düşüncelein paylaşılması önerildi.

Kitapta, "Çocuğunuz konuyu açtığı zaman onun duygularını tanıyın. Akıcı olmayan konuşma hakkında konuşmak tabu değildir" denilerek, çocuğun konuşmasının kesilmemesi gerektiği de vurgulandı.

Ayrıca, çocuğa yeterli zaman ayrılmasının, onunla konuşurken ses tonuna dikkat edilmesinin ve kısa yanıtlanabilir soru sorulmasının önemli olduğu ifade edilen kitapta, kekemeliğin ne kadar erken farkedilirse çocuğa o kadar fazla yardım edilebileceği belirtildi.

Kitapta, kekeme olduğundan şüphe edilen çocukların en kısa sürede dil ve konuşma uzmanına götürülmesi önerilirken, bu konuda MEB`e bağlı rehberlik ve araştırma merkezlerine başvurulabileceği bildirildi.
402
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.