Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Kalker gitti, kent göründü

Kalker gitti, kent göründü

1957'den beri kazılan Pamukkale, kazıların 50. yılında yeniden doğacak. Kent, Türkiye'nin en büyük antik çeşmesi, caddeleri, tiyatrosuyla 2 bin 300 yıl önceki canlılığına kavuşacak.

Kuruluşu M.Ö. 3. yüzyıla uzanan Hierapolis (Pamukkale) antik kenti, 1957 yılından beri kazılıyor. Bir zamanlar nüfusu 20 bine ulaşan antik kentin düzenli caddeleri, 70 metrelik antik çeşmesi, tapınakları, merdivenleri ve köprüleri üstlerini kaplayan kalker tabakası kazındıkça ağır ağır ortaya çıkarken, kazı heyeti de 2007 yılında 50'nci yılını kutlamaya hazırlanıyor. 50. yıl için Roma'da büyük bir sergi ve Türkiye'de uluslararası bir sempozyum dahil bir dizi etkinlik gerçekleştirilmesi planlıyor.


Kazıların 2000 yılından bu yana başkanlığını yürüten İtalyan Lecce Üniversitesi'nden Ord. Prof. Francesco D'Andira, antik kentte yürüttükleri kazı, restorasyon ve 50. yıl kutlamaları hakkındaki soruları yanıtladı.

Hierapolis kazı çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?
Heyetimiz 1957 yılında Prof. Paolo Verzone tarafından kuruldu. Bugüne dek birçok İtalyan üniversitesi Hierapolis kazılarında işbirliği yaptı. Şimdi de kuzeyden güneye kadar yedi İtalyan üniversitesi kazımızda işbirliği yapıyor. İki yıl önce de Lecce Üniversitesi'nde İtalyan Ulusal Araştırma Merkezi'ni kurduk. Bir çeşit enstitü ve ben müdürüyüm. Bu merkezin bir bölümünü de Türkiye'de ve Hierapolis'te kurmak istiyorum. Çünkü Hierapolis arkeoloji, metedoloji, restorasyon, koruma ve teknoloji için çok önemli bir merkez. Zaten önceden beri Denizli Müzesi ve Türk üniversiteleriyle işbirliğimiz sürüyor.

Hangi üniversiteler?
İstanbul, Ankara, Aydın Adnan Menderes ve Ege üniversiteleriyle işbirliğimiz sürüyor. Bu yıl AB Sokrates programı çerçevesinde, Denizli Pamukkale Üniversitesi'yle de işbirliği yapıyoruz. İlk kez bu yıl dört Türk öğrenci eğitim amacıyla İtalya'ya gitti.

Kaç yıldır Türkiye'de çalışıyorsunuz?
İlk kez 1974'te geldim. Birkaç yıl ara verdim ama sonra sürekli geldim. Onun için ben "Pamukkaleliyim" diyebilirim. Çünkü 30 yıl oldu.

Sanırım İtalyan kazı heyetinin 50. yılını kutlamak size nasip olacak.
İnşallah! 2007 bizim için çok önemli.

Kutlama için üç proje
Kutlama için projeniz nedir?
Kutlamalar için üç projemiz var. Öncelikle Hierapolis için iki ziyaret güzergâhı yaptık. Çünkü 10 yıl önce böyle bir yol yoktu. Etrafa saçılmış traverten taşlardan turistler bir şey anlamıyordu. İlk güzergâmız Frontinus kapısından antik tiyatroya kadar olan yol oldu. Bunu kazılarla açtık ve çok zor oldu. Çünkü üzeri kalkerle kaplıydı ve kompresörlerle çalıştık.
İkinci güzergâh olarak da Apollon Tapınağı ve tiyatrodan St. Philip Martyriumu'na (şehitlik) giden yolu belirledik. St. Philip Martyriumu kentin yüksek bir noktasında bulunuyor ve ulaşımı zor. Çok az kişi ziyarete gidebiliyordu. Uydu fotoğraflarından bu yolu bulduk. Geçen yıl açmaya başladık. Gelecek yıl bu kazı bitecek, ama ulaşmak için köprü gerekiyor. Bu yıl yıkılan bu eski köprünün mimari elamanlarını bulduk.

Antik kente yeni köprü
Köprüyü yeniden inşa etmeyi düşünüyor musunuz?
Evet, 2007'de bu köprünün biteceğini ümit ediyorum. Köprü için, "O dönemdeki gibi mi yoksa modern mi olsun" diye düşünüyoruz. Tabii biraz da para bulmamıza bağlı. Bunu başarırsak, inanç ve kültür turizmi için önemli bir aşama kaydedeceğiz. Şu anda turistler daha çok günübirlik ve Pamukkale travertenleri için buraya geliyor.

Bunun dışındaki planlarınız nedir?
Koruma projelerini hayata geçirmek istiyoruz. Ayrıca, müze için bilgisayarda rekonstrüksiyon hazırlıyoruz. Tamamlandığında Hierapolis içinde sanal bir yolculuk yapabileceğiz. Ayrıca, antik tiyatronun restorasyonunu bitirmek istiyoruz. Öncelikle de sahnesini restore etmeyi düşünüyoruz. Çünkü tüm elemanlarını bulduk. Ayrıca Türkiye'de bulunan en büyük antik çeşme olan Tritonlu Çeşme'nin restorasyonunu bitireceğiz.

Tiyatro ne kadara mal olacak?
Üç yıl içinde tamamlamayı düşünüyoruz ve 300 bin avroya ihtayacımız var. Bu restorasyonu tamamlarsak belki Pamukkale için klasik müzik veya opera festivali düzenlenebilir. İtalyan sanatçılar da gelip konser verebilir. Ama rock festivali olmaz. Çünkü büyük ses titreşim yapabilir.

50. yıl kutlamaları için neler düşünüyorsunuz?

Türk ve İtalyan meslektaşlarımızın katılacağı uluslararası bir sempozyum olacak. Ayrıca Roma'da büyük bir sergi düşünüyoruz. Sergide Hierapolis'in bilgisayar rekonstrüksiyonu olacak ve izleyiciler, antik kentte sanal yolculuk yapacak. Buradan çıkan birkaç eseri örneğin anıtsal Tritonlu Çeşme'nin Amazonların savaşını anlatan firizlerini Roma'ya götürebiliriz.
Apollon'un alfabetik kehanetini de bugüne uyarlayacağız ve izleyiciler gelip bir harf çekecek, gelecekle ilgili kehanetleri İtalyanca ya da Türkçe öğrenebilecek. Bir de St. Philip konusunu işleyeceğiz. Çünkü Hz.
İsa'nın yalnızca iki havarasi Anadolu'da yaşadı. Bunlardan biri olan Aziz Iohannes Efes'te, diğeri de St. Philip Hierapolis'te yaşadı. Efes bugün için Hıristiyanların kutsal merkezlerinden biridir. Aynı şey Hierapolis için de geçerli.

Yarım asırlık kazı çalışması
Denizli'deki Hierapolis antik kenti 1957'den beri İtalyan kazı heyetince kazılıyor. Çalışmalar, İtalyan Dışişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı arasındaki işbirliği programı çerçevesinde yürütülüyor. Kazılar İtalyan Dışişleri Bakanlığı, İtalyan Eğitim, Üniversite ve Araştırma Bakanlığı, İtalyan Ulusal Araştırma Konseyi yanında Torino'daki FOWA, Koç Vakfı'yla birlikte Türk FİAT şirketleriyle, Denizli'deki Kömürcüoğlu Mermer Sanayii gibi özel kuruluşlarca da finanse ediliyor. Çalışmalara her yıl, Uluslararası Arkeolojik Araştırma ve Belgeleme Bölümsel Merkezi , Torino Politecnico, Lecce, Genova, Bari, Napoli'deki II. Federico, Venedik üniversiteleri ile İtalyan Araştırma Konseyi'nden 80 teknik eleman ve öğrenci katılıyor.

İnanç turizmi için önemli
Bu yılki kazı çalışmalarında neler bulundu?
St. Philip Martyriumu'nda vaftizhane ve Apollon Tapınağı tümüyle ortaya çıktı. Tapınakta bir üçüncü bina ve bugüne dek rastlanmayan İyon stilinde bir sütun başlığı bulduk. Gelecek yıl Milano'dan uzmanlar gelecek ve restorasyona başlayacağız. Ziyaretçiler Apollon Tapınağı'ndaki kehanet alfabesini görebilecek. Ayrıca, III. Leon dönemine ait bir altın sikke, Eros Lissipus stilinde bir heykel ve Helenistik döneme ait bir Afrodit heykelinin üst bölümünü bulduk. Bu parçanın, daha önce müzede olan heykelin gövdesi olduğu anlaşıldı ve yerine yerleştirildi.

Ayrıca bir evin duvarlarında içinde Hz. Süleyman geçen bir yazıt buldunuz. Acaba o dönemde burada Museviler mi yaşamış?
Yazıt Hıristiyanlara ait ama kent Museviler için de çok önemli bir merkezdi. Burada Musevi mezarları da var. Üzerlerinde Hz. Davut'un yıldızı ve Museviliğin simgelerinden yedi kollu şamdan var. Evde bir de Hıristiyan sembolü bulduk. Sembol hayatın başlangıcını ve bitişini temsil ediyor. Ayrıca eski Yunanca ve af dileme ile tövbe etme üzerine bir dua.
(Radikal)
389
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.