Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Kadınlar ne ister?

Kadınlar ne ister?

Rosanna Arquette'in onlarca ünlü aktrisle görüşmelerinden oluşan belgeseli Kayıp Aranıyor: Debra Winger, '40 yaş üzeri Hollywoodlu kadınların sorunları' üzerine.

Yeşim Tabak
Radikal Cumartesi


Debra Winger'ı herkes sever lakin, hatırlarsanız bir zamanlar herkesin favori aktörü de, dandik filmlerde kendisinin karikatürünü oynaya oynaya yorgun düşen Robert De Niro'ydu. Alakası şu; eğer Winger da örneğin bir Meryl Streep gibi ömür boyu sürecek mükemmel-muhteşem bir Hollywood kariyeri inşa etmiş olsaydı, fena doğamız gereği, elimizde olmadan, bunalacaktık. Winger ortadan kayboldu ve sonuçta 'ölmedi, kalbimizde yaşıyor'. (Tabii bu demek değil ki, oyuncuların iyi hatırlanmak için ille de sırra kadem basması gerekiyor.)

Rosanna Arquette, '40 yaş üzeri Hollywoodlu kadınların sorunları' belgeseli için Debra Winger'ı sembol olarak seçmiş. Fakat Winger'la görüşmesi, gazetecilerin uzun uzun bir şey anlatıp sonunda "di mi?" dedikleri ve "yoo..." cevabını aldıkları söyleşileri andırıyor. Çünkü Winger piyasadan nasıl da silindiğine dair sitem dolu açıklamalarda bulunmuyor. Meğer Hollywood yerine, hayatı seçmiş sadece. Dolayısıyla Arquette-Winger buluşmasından belgeselin temasını besleyen bir sonuç çıkmıyor.

Öte yandan, Arquette'in, Amerikan usulü "Muhteşemsin!"lerin gırla gittiği görüşmelerinin pek azı için aksi geçerli. Yola çıktığı soru, "İkisine birden sahip olabilir miyim?" Çocuk da, koca da, sinema kariyeri de yapılıp yapılamayacağını kast ediyor. Ama yoldan başka başka temalar da topluyor ve konu genişledikçe genişliyor. Hollywood'da elle tutulur rollerinin sığlığı ve kısıtlılığı, yaşlandıkça ve güzellik elden gittikçe durumun iyice vahimleşmesi ("Estetik yaptırsak mı yaptırmasak mı?") derken, bir bakıyorsunuz sohbet başka aktrisleri kıskanmaya ve genel anlamda 40'ını devirmeye kadar uzanıyor.

Bol pudralı Jane Fonda'yı oyunculuğun ne kadar muhteşem bir iş olduğundan, Gwyneth Paltrow'u 20'li yaşlarını setlerde geçirdiğinden bahsederken, Salma Hayek'i mutluluğun (ulaşamayacağınız) formülünü verirken buluyorsunuz. Bir süre sonra, Kadınlar Ne İster?'de Mel Gibson'ın bütün kadınların iç sesini duyduğu sahneye dönüyor ortalık. Julia Roberts'ın eğitimi değil evliliği tercih eden genç kızlara akıl verdiği Mona Lisa Gülümsemesi'ni anımsatan anlar da yok değil.

Arquette Vanessa Redgrave'in, Robin Wright Penn'in az çalışıyor olmalarından kocalarını sorumlu tutma meylini ortaya koyarken, "Öyle deme ama, kendi tercihim," minvalinde cevaplar alıyor. Meseleyi annesine bağladığı (mezar başında: "Hiçbir zaman kendini gerçekleştiremedi") noktada, film 'kadınlığa ağıt' havasına bürünüyor ve bahsettikleri sorunların çoğunun herhangi bir meslekten bir kadın için geçerli olabileceği ortaya çıkıyor.

Şüphesiz bir miktar eğlence de sunmakla birlikte, karışık bir belgesel olmuş Arquette'inki. İzlerken, tüm o aktrislerin birden Los Angeles'ta, duvarında Neriman Köksal afişi asılı olan, 'Sinemacılar Kahvesi' diye bir yerde tavla oynayıp sinema emekçiliği ve 'hayat' üzerine sohbet ettiğini hayal etmek, işten bile değil.
Yeşim Tabak
Radikal Cumartesi

542
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.