Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Kadınlar 'ağrım var' diyemiyor

Kadınlar 'ağrım var' diyemiyor

Kuzey Anadolu kadınları ağrılarını abartılı şekilde ifade ederken, Orta ve Doğu Anadolu/da yaşayanlar ağrıya karşı daha dayanıklı ve sabırlı. Kadınlar, ağrı ve şikayetlerini kolay dile getiremiyor.

Türkiye'de kadınların sanılanın aksine ağrı şikayetlerini kolay dile getiremediği bildirildi. İstanbul Ağrı Enstitüsü'nün internet sitesinde ağrı ve kültürel yapı arasındaki ilişki anlatıldı.

Buna göre, etnik ve kültürel değişkenler bir çok psikolojik ve sosyal değişkenlerle birleşerek kronik ağrıda önemli rol oynuyor. Anksiete, depresyon, olaylarla başa çıkabilme özelliği, aile ve yakın çevre, ekonomik sorunlar acı çekmenin dile getirilmesinde önemli rol oynuyor.

Kimileri ağrı karşısında hemen ilaca ya da hekime yönelirken, kimileri ise buna alternatif olarak tıp dışı meditasyon, yoga ve dinsel yöntemlere başvuruyor.

Ayrıntılı olarak değerlendirildiğinde, hastanın hekime ya da diğer yöntemlere başvurmasında çevresel etkenlerin ve kültür birikiminin önemli rolü olduğu görülüyor.

Kapalı bir ekonomik çevrede yetişen hastaların çevresindeki tıp dışı kişilerden yardım istediği, bir çok hastanın bu şekilde iyileşmeye çalıştığı biliniyor.

Yahudiler mızmız

Değişik kültür gruplarında yapılan çalışmalar, etnik özelliklerin de ağrıda önemli rol oynadığını gösteriyor. Değişik toplumsal gruplarda ağrıya karşı davranışlar birbirinden farklılık gösteriyor.

Bir araştırmaya göre, Yahudi ve İtalyanlar ağrıyı daha abartılı bir biçimde ifade ederken İrlandalılar'ın daha tevekküllü, yaşlı Amerikalılar'ın da kaderci olduğu görülüyor.

Akdeniz bölgesi insanlarının Kuzey Avrupalılar'a göray uyum sağlarken, kentlerden gelenler kendi yorumlarına göre hekimi ve tedaviyi yönlendirmeye çalışıyor.

Özellikle kırsal kesimlerden gelen hastaların ağrı şikayetlerini dile getirmede kent insanına göre daha kapalı olduğu görülüyor. Kent insanı daha abartılı bir ifade biçimini tercih ediyor.

Üstelik uygulanacak tedavi yöntemlerine kırsal kesimden gelen insanlar
daha kola kondu. Başka daha kolay ilişki kurabildiği ortaya da önem taşıması doğal karşılanıyor.

Kuzey Anadolu insanı sağlam

Türkiye'de bu şekilde ayrıntılı bir çalışma bulunmuyor. Ancak Kuzey Anadolu bölgesinde yaşayan insanların ağrıyla ilgili deneyimlerini oldukça abartılı bir biçimde ifade ettikleri ve uygulanacak tedavi yöntemlerine karşı da direnç gösterdikleri biliniyor.

Buna karşın Orta ve Doğu Anadolu bölgesinde yaşayan insanların ağrıya karşı daha dayanıklı ve sabırlı olduğu görülüyor. Bu bölge insanları uygulanacak tedavi yöntemlerine karşı da daha rahat uyum sağlıyor.

Sanılanın aksine Türkiye'de kadınlar ağrılı şikayetlerini kolay dile getiremiyor. Kadınlar ağrıları ancak çok dayanılmaz hale geldiğinde hekime başvuruyor.

Özellikle kırsal kesimlerden gelen hastaların ağrı şikayetlerini dile getirmede kent insanına göre daha kapalı olduğu görülüyor. Kent insanı daha abartılı bir ifade biçimini tercih ediyor.

Üstelik uygulanacak tedavi yöntemlerine kırsal kesimden gelen insanlar daha kolay uyum sağlarken, kentlerden gelenler kendi yorumlarına göre hekimi ve tedaviyi yönlendirmeye çalışıyor.
259
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.