Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Kadının statüsünü doğurganlığı belirliyor

Kadının statüsünü doğurganlığı belirliyor

Doğurganlık kadının toplumdaki statüsünü belirliyor. Kısır kadın dışlanıyor, horlanıyor, kısırlık çoğu zaman evliliklerin sonlanmasına bile neden oluyor.

Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı'nın yayın organı olan "Sağlık ve Toplum"da "Türk Toplumunda Kısır Kadınların Statüsü" konulu çalışmaya yer verildi. Çalışmada, eski Türklerde kadının toplum içinde daha saygın bir yeri olduğu, İslamiyetin Türkler arasında yayılmasından sonra kadının toplumsal konumunun sarsıldığı ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde de belirgin biçimde cinsiyetler arasında ayrım yapıldığı, özellikle kadının statüsünün doğurganlığı ile paralel olduğu belirtildi.

Kadının statüsü ve kısırlık üzerinde yapılmış pek çok araştırma, kadının statüsünün doğurganlığı ile belirlendiğini ortaya koydu. Türkiye'de ve anne sözcüklerinin eş anlamlı kullanıldığı belirtilen çalışmada, "Kadın üreme organları, doğumla birlikte kişiye bir kadınlık rolü kazandırır ve kız çocuğu geleceğe bu rol ile hazırlanır. Bu organlar sağlıklı olduğu sürece kadının yaşantısına anlam verir. Aksi halde kadının fiziksel, sosyal ve psikolojik dengesini tehdit eder, hatta bozar" denildi.

Kısırlığın bedensel sağlıktan çok, toplumsal ve zihinsel iyilik hali üzerine olumsuz etkilerinin bulunduğu belirtilen çalışmada, bir çok boşanmanın altındaki nedenin çocuk sahibi olamamak olduğuna dikkat çekildi. Çalışmada, "Ülkemizdeki nüfus sayımı sonuçlarına göre; 1994 yılında çocuk sayısına göre boşanmaların yüzde 45.3'ünün çocuğu olmayan ailelerde olduğu gözlenmektedir" belirlemesine yer verildi.

Çalışmalarda çocuk sahibi olamama evlilikte mutsuzluğun ve stresin en büyük nedeni olarak gösteriliyor, çocuksuz çiftlerdeki intihar sıklığının çocuklu çiftlere oranla ortalama iki kat fazla olduğu, çocuksuz kadınların çocuğu olanlara kıyasla daha fazla psikolojik bozukluk gösterdiği bildiriliyor. Yapılan tetkik ve tedavilerinde de ise kadınlarda anksiyete ve davranış bozukluğuna yol açtığı gösteriliyor.

Kısırlık tedavisi uygulanan 200 kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, kadınların yaklaşık yarısı, "hayatındaki en huzursuzluk verici olay" olarak kısırlığı gösterdi. Kısırlığın aile yaşantısını ve ilişkileri olumsuz etkilediği, kadınların kendilerini sağlıksız ve mutsuz hissettikleri ve içe kapanma, yalnızlık duygusu yaşadıkları belirlendi.

Kısır kadınların kendilerini boş, yetersiz ve değersiz gördüklerini vurguladı. Kısır kadınlar ebeveynleri ile birarada oldukları zaman onlara bir torun verememenin acısını çok şiddetli yaşıyor. Bu tür duyguları hisseden kısır kadınlar zamanla çevrelerinden izole oluyor, izolasyon bir süre sonra onlarda kendine güvenni azalmasına yetersizlik duygusunun artmasına ve aile dinamiğinin bozulmasına yol acıyor.
(ANKA)
336
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.