Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Kadın kadının kurdu mu?

Kadın kadının kurdu mu?

Uzmanlara göre, "ötekini" suçlamak kolay. Çünkü böyle davranarak kadın, kendini ya da evliliğini sorgulamaktan kurtulmuş oluyor.

Türkiye günlerdir 'zina tartışması' ile yatıp kalkıyor. "Zina sadece boşanma nedeni mi sayılsın, yoksa hapis cezası gerektiren suç kapsamına yeniden mi alınsın" tartışmaları sürerken; pek çok kişi, aldatma söz konusu olduğunda kadınların neden öncelikli olarak diğer kadını suçladıkları sorusunun yanıtını da merak ediyor. Bu yaklaşım, düşünür Thomas Hobbes'un "İnsan insanın kurdudur" tanımlaması gibi "Kadın kadının kurdu mu?" sorusunu akla getiriyor.

Uzmanlar, bu suçlamaların temelinde öncelikle, Türkiye'de kadının sosyal ve ekonomik olarak özgür olmayışının yattığını, ama olayın bir de psikolojik boyutu olduğunu belirtiyorlar.

Elektra kompleksi
Klinik Terapist Rebia Erdoğan, kadının aldatma durumunda bu tür tepkiler vermesini, dürtüsellikle açıklıyor. Erdoğan'a göre; "Kocam suçlu değil, o baştan çıkardı" diyen kadınlar, kendilerini sağlama alan kadınlar ve onlar aslında hemcinsleriyle yaşam boyu karşı karşıya kalıyor. Erdoğan konuya ilişkin olarak şunları söylüyor: "O olmasaydı kocam beni severdi' derken, sorunun kendisi ve karşısındaki eşiyle ilgili boyutunu değerlendirmeyip, öteki meselesini gündeme getiriyor. Erdoğan burada psikolojideki Elektra kompleksinden söz ediyor:

"Kadınlarda, Elektra (Kız çocuğun babasına karşı duymuş olduğu cinsel istek), erkeklerde ise Oidipus kompleksi var. Burada, erkek kendini babaya karşı suçlu hisseder, çünkü annesini babanın elinden almak ister. Kadın da annesine karşı suçlu hissettiği gibi babayı içselleştirir. Ve kadın için hemcinsine öfke duymak kolaydır. Kadın için, tercih edilmediğini kabullenmektense, adamı bağışlamak kolay bir yöntem, çünkü orada bağışlama şansı var.

Kadının kadına bu kadar karşı oluşunda, yaşamı algılayışının etkisi de büyük. Kadında ha içinden yaşayan bir varlık. Etkinlikleri dışa vurumu, içindeki agresif haz erkek kadar net değil, çünkü kadın İçine alandır. Erkek ise dahil olabilir, keşfedilebilir ve bu durumda mutlu olabilir. Kadınlar birbirlerini içlerine alamadıkları zaman çarpışmalar şiddetli oluyor. Bunlar böyle yorumlanabilir ama ben ilişkilerdeki paylaşma öfkesi ile İlgiliyim. İlişkiler tıkanabilir ya da tıkanmayabilir, burada önemli olan bir kadının elinden erkeğinin alınması değil, birinin buna ihtiyaç hissetmesi ve ihtiyacı doğuran nedenler. Bunun araştırılması gerekir. Öteki giriyorsa devreye, bunun dinamiği farklı."

Evliliğin devamı için çabalıyorlar
Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Hale Bolak Boratav ise konuya ilişkin olarak konuşurken; Bir yasak ilişki söz konusu olduğunda mağdur olan kadının da bu durumu içselleştirdiğini belirtiyor. Boratav'a göre, kadının kadını suçlamasının temelinde kimi zaman aile içi şiddetin etkileri de var. Fiziksel şiddet, çocukları kullanma, ekonomik şiddet bile kadını yıkan duygusal şiddet var.

Kadın kendini suçlama eğilimine giriyor, öğrenilmiş çaresizlik yaşanıyor. Bu tablodaki kadınlar çok nedenle bırakmıyorlar eşlerini ve diğer kadını suçluyorlar. Ekonomik bağımlılık başta olmak üzere, suçlamayı diğer kadına ve kendilerine yönelterek, kendilerini değiştirmeye devam ederek evliliğin devamına çalışıyorlar.

Kentli, okumuş, iş sahibi bir kadının bu durumu kendine ve başkalarına ifade etmesi daha güç oluyor. Kadınlar, bir aldatma durumunda erkeği suçladığı zaman kendini de suçlu buluyor. Boratav şunları söylüyor. "Erkeği hala koruyan bir ataerkil yapımız var maalesef. Çelişkilerle çok rahat baş edemeyen kaçınmacı bir yapımız var. Erkek egemen toplumun yargılarını zaman zaman kendimize de yöneltiyoruz. Kadının birey olarak tek başına ortaya çıkması zor. Bir çok kadın tek başına olmayı tasarlamak istemiyor bile. Çünkü kendi başına varolmak cesaret isteyen bir şey" diyor.

Gerçek yerine yansıtma
Kadının öteki kadını suçlaması, aslında bir mekanizma. Kocasını suçlarsa, yeterli olmadığını, evlilik kolonlarının güvenli olmadığını anlıyor ve acı gerçekle baş başa kalıyor. Kişi bununla karşılaşmak yerine bunu başkalarına yansıtıyor; çünkü hayatta güvenli yer alacağı bir alan lazım. Sosyal gücü iyi olan kadınlar da yapıyor. Bunun temelinde ise ise 'ben yeterli değil miyim, kadınlığımda bir eksiklik mi var?' sorusu bulunuyor.
(Tempo)
394
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.