Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

İşte Hacivat işte Karagöz

İşte Hacivat işte Karagöz

Çekimlerine önümüzdeki ay başlanacak olan Ezel Akay'ın 'Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü?' filminin başrol oyuncuları Beyazıt Öztürk ve Haluk Bilginer, Tempo dergisinin sorularını yanıtladı.

Bu sizin birlikte oynayacağınız ilk film değil...
Haluk Bilginer: Evet, ikincisi.

Projeye nasıl dahil oldunuz?
H. B: Bu Ezel'in bir-iki yıldır düşündüğü bir proje. Çok ilginç ve anlatılası bir öykü Hacivat ve Karagöz. Bizim geleneğimizde yüzyıllardır söylenegelen efsanelerden biri aslında. Kader birliği etmiş iki arkadaşın, bir şekilde yolları kesişmiş. İnsanları güldürüyorlar. Bu güldürmenin bedelinin ne kadar ağır olduğunu da filmin sonunda hep birlikte göreceğiz.

Beyazıt Öztürk: Benim filme dahil olmam, daha geç oldu. Duyduğum bir projeydi ve ne yalan söyleyeyim, şöyle bir içim ezilmişti. Hele Haluk Bilginer'in de oynayacağını duyunca, üzülmüştüm. O zaman Ata Demirer vardı projenin içinde. Çok kıskanarak baktım dışarıdan. Bir anda bu proje gelince, senaryoya bile bakmadan kabul ettim.

Filmde Karagöz ve Hacivat'ın karakterleri nasıl?
H.B: Hacivat, çok daha bilgili, gezmiş-görmüş, esprili bir adam. Biraz da zampara. Karagöz öyle değil. Cahil, ama hiç aptal değil, zeki... Karagöz'ün amacı espri yapmak ya da çevresindekileri eğlendirmek değil. Başına ne geldiyse tepki veriyor.

Aslolan yönetmenin ne istediği ama, siz karakterleri nasıl yorumlamayı istiyorsunuz?
H.B: O, süreç içinde ortaya çıkacak bir şey. Şu anda ne olacağını bilmiyoruz. Zaten bu bilinmezlik ve çekim sırasında yaşayacağımız sürprizler, işin heyecanlı tarafı. Her şey bilinirse ve 'Biz şimdi bunu yapacağız' dersek, çekmenin bir alemi yok. Çekeriz de, o kadar ilginç ve çarpıcı olmaz.

Hikayeyi okuduğunuzda sizleri en çok etkileyen sahne hangisiydi?
H.B: Karagöz ineğini kaybediyor ve daha sonra bir parçasını kasapta görüyor. Kasaba söylediği bir laf var o çok güzel. 'Kekiklerle otladıydı. Alanlara söyleyin, heba etmesinler, soğansız yemesinler' diyor.

B.Ö: Benim çok var. Ama final sahnesinden çok etkilediğimi söyleyebilirim; inanılmaz güzel. İpucu vermek doğru olmaz, ama şunu söyleyeyim: Onlar giderken bile gülüyorlardı...

Aslında değişen hiçbir şey yok. En son Musa Kart çizdiği bir karikatür yüzünden ceza aldı. Onlar da bildiğimiz ve cezalandırılan ilk mizahçılar...
B.Ö: Türkiye'de mizah böyle bir şey. Eğlendirirsen kafan gidiyor.

H.B: Mizahçı, 'Kral çıplak' diyen adamdır. 'Kral çıplak' cümlesini hiçbir iktidar duymak istemez.

B.Ö: Bir de mizah yaparken kimsenin yanında olamazsınız. Karşısında olursan mizah çıkıyor. Ama bu ülkede, karşısında olduğun an darbeyi yiyorsun.

Kültürümüzde Nasreddin Hoca, Keloğlan, Karagöz'le Hacivat gibi pek çok hayal kahramanı var. Ne dersiniz biraz kendimize mi dönmeliyiz?
H.B: İnşallah olur, çünkü geçmişimizde ve mizahımızda gerçekten çok malzeme var.

Sizce bundan sonra çekilmesi gereken önemli karakterler hangileri olabilir?
H.B: Nasreddin Hoca yapılabilir. Çünkü hiç böyle bir şey yapılmadı onun için.

B.Ö: Pertev Naili Boratav'ın bu konuda çok güzel bir kitabı var. Orada anlatılan Nasreddin Hoca'yı pek çok insanın bildiğini sanmıyorum. Dünyanın pek çok yerinden derlenmiş bir kitap. Hatta biz rollere çalışırken de ondan yararlandık. Mesela Keloğlan... Yeniden çekiliyor ama, herkesin kafasında Rüştü Asyalı var. Dolayısıyla zor da bir iş. Hem tarihi film yapacaksın, hem de Rüştü Asyalı'yı yeneceksin. Herhalde Hacivat'la Karagöz'ün biraz kolay tarafı, ilk kez yapılacak olması. Filmi yapılması gereken bir başkası da Neyzen Tevfik...

Belgesel değil masal çekiyorum
Filmin yapımcısı ve yönetmeni Ezel Akay şunları söyledi: 'Hikaye aslında söylenmemesi gerekenleri uluorta sakınmadan söyleyenleri anlatıyor ve sonra başlarına ne geldiğini. Bunu yaparken tarihi bir belgesel gibi davranmayı doğru bulmadım. Belgesel gibi yaptığınızda 'Doğru budur!' demiş oluyorsunuz. Oysa ben bunun, izleyicinin hayal gücünü kuvvetlendiren bir masal olmasını istiyorum.

Filmi, esas olarak kendi imkanlarımızla çekmeye çalışıyoruz. Ama Kültür Bakanlığı'nın sinemaya destek projesinden destek aldık. Bir ortağımız var, onun da finansal katkısı olacak.

Başından beri Hacivat ya da Karagöz'ün bir şovmen olmasını istiyordum. Haluk, harika bir Karagöz oldu. Daha önce oynadığı karakterlerden hiçbirine benzemiyor. Hacivat ise çok zampara bir adam. O dönemin en ünlü Türk Kazanova'sı. Uygun bir oyunculuk çıkardı Beyazıt.

Hacivat ve Karagöz kimdir
En bilinen hikaye, Ezel Akay'ın da filmini çektiği şu hikaye: Olay Sultan Orhan devrinde (1324-1362) Ulucami'nin inşaatı sırasında Bursa'da geçer. Cami inşaatında çalışan demirci ustası Kambur Báli Çelebi (Karagöz) ile duvarcı ustası Halil Hacı İvad (Hacivat) arasında geçen nükteli konuşmaları dinlemek isteyen işçiler, işi bırakıp onların etrafında toplanır, bu yüzden de inşaat yavaş ilerler. Bu durumu öğrenen padişah öfkelenir ve onları yakalatıp öldürtür. Ama sonra kararından çok pişman olur, çok üzülür. Hükümdarın yakınlarından Şeyh Küşteri, onu avutmak için, Karagöz ve Hacivat'ı perdede dile getirir. Bu sayede isimleri günümüze kadar gelir.
(Hürriyet)
565
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.