Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

İslamcı feministler erkekleri kızdırdı

İslamcı feministler erkekleri kızdırdı

Kanal 7'de 1 hafta önce yayımlanan programa katılan feminist İslamcılar, sağcı yazarlar arasında tartışma başlattı. Kadın doktor Hidayet Tuksal, bacak bacak üstüne atarak oturduğu için islamcı basındaki erkek yazarlar tarafından topa tutuldu.

İslamcı feminist kadınların Kanal 7'de erkek gazeteci ve ilahiyatçılarla yaptığı tartışma, İslamcı yazarları böldü. Programın üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen İslamcı yazarlar, tartışmaya devam ediyor.

Hürriyet Gazetesi'nde Selim Akçin imzasıyla yayınlanan haberde, İslamcı erkek gazetecilerin kendileriyle dişe diş tartışan islamcı feministlere köşelerinden ateş püskürdüğü belirtildi.

Milli Gazete yazarı M. Şevket Eygi, Yeni Şafak yazarı Dücane Cündioğlu, İslamcı-kadın yazar Yıldız Ramazanoğlu, doktor Hidayet Tuksal, TV programcısı Ayşe Böhürler, ilahiyatçı profesörler Yusuf Vehbi Yavuz'la, Süleyman Uludağ'ın katıldığı, Kanal 7'deki "İskele-Sancak" programında zaman zaman gergin anlar da yaşandı.

Özel hak yok

Programda, feminist fikirleriyle tanınan Yıldız Ramazanoğlu ve Hidayet Tuksal'la, Yeni Şafak yazarı Dücane Cündioğlu arasındaki tartışmaya, stüdyoda bulunan izleyiciler de katıldı.

Cündioğlu, zaman zaman Ahmet Hakan'la da tartıştığı programda, İslam'da kadının özel bir hakka sahip olmasının gerekli olmadığının altını çizdi. Cündioğlu'na, "İslam ve Cinsellik" kitabıyla tartışma yaratan Ali Rıza Demircan ve Milli Gazete yazarı M. Şevket Eygi de destek verdi.

Feminist kadınlar ise bazı kitaplarda kadınların uğursuz, eksik akıllı olduğunun yazıldığını öne sürdü. Feminist kadınlar, konum olarak evde kalmayı kabul edemeyeceklerini ve İslam'da böyle birşeyin olmadığını da söyledi.

Programın ardından neredeyse bir hafta geçmesine rağmen, İslamcı kesimde tartışma bitmedi. İslami gazetelerin köşe yazarları yazılarında özellikle, Dr. Hidayet Tuksal'ın bacak bacak üstüne atmasını eleştirdi.

İslamcı basındaki programda ortaya atılan fikirler ile ilgili tartışmalar ve ortaya konulan görüşler şöyle:

Sonuçsuz tartışma

MİLLİ GAZETE- Süleyman Arif Emre:

Programda İslam hukukunda metod konusu üzerinde yeterince durulmamıştır. Günümüzün İslam hukukunda mesela kadın hakları anlayışı hangi şekilde ve hangi seviyede olacaktı. Halka açık tartışmalarla 'Cemaati Kübra' ile sağlıklı bir sonuca ulaşılamaz, bu ilmi ve tarihi bir iştir.


İsmen hanımlar

YENİ MESAJ GAZETESİ - Müslim Karabacak:

Programdan bu yana ne yaptıysam sinir sistemlerimi teskin edemedim. Vehametin bu noktaya bir gün varacağını bir çok kere yazmış olmam bile beni teskin etmedi.

Ben her ikisine de isimleri yüzünden hanım diye hitap ediyorum. Başörtüsü altında meğer ne hayasızlıklar saklı olabiliyor. Nur topu gibi feministlerimiz var artık. Hümanist, feminist, komünist.

O programı izledikten sonra, o ana kadar izlemekten tiksindiğim magazin ve paparazzi programlarını artık izleme kararı aldım. Hiç olsun o kepazeliklere konu olan bayanlar modern Müslüman kadın iddiasında değiller. Bizim feministin, babası yaşındaki Süleyman Uludağ'ın yanında ayak ayak üstüne atışı ve o esnada kaval ve şişhane çelişkisi bazı uzuvlarının yanlışlıkla kapandığının anlaşılması, paparazzi malzemesi bayanlar için sıradan şeylerdi.

Tahammül edilemez

AKİT - Ali Eren:

Dr. Hidayet Hanım'ın tavırlarına benim gibi tahammül edemeyenler çok fazla. O kadar ayet ve hadisin okunduğu programı, ayak ayak üstünde bitiren tek şahıs Hidayet Hanım oldu.

Ondan başka, erkeklerden bile kimse yoktu, öyle yapan. Bu zamanın vaziyetini bile bile, göre göre, kadınların zaruretler dışında sokağa çıkmalarını hala savunanlar için benim zihnimde iki ihtimal vardır: a) Akıllarından bir noksanlık vardır. b) Art niyetlilerdir.

Kadına baskı var

ZAMAN GAZETESİ - Ahmet Turan Alkan:

Kanal 7'deki 'teşrih'in tamamını değil ama zannımca en manidar kısmını seyredebildiğim, gördüğüm ve fark ettiğim şuydu: Kısaca tesettürlü diye isimlendirdiğimiz ve Müslüman kimliklerini ön plana çıkaran hanımlar müthiş baskı altındalar.

Valıklarını ortaya koymak ve manidar kılmak için harekete geçtiklerinde, kendileriyle aynı zihni ve iktisadi şartlara sahip bir erkeğe nisbetle yola iki fersah geriden başlamak zorunda kalıyorlar.

Kadının sorunu

AKİT GAZETESİ - Canan Ceylan:

Bir kadın olarak evimi daha çok seviyorum; kadın sokakta olmalıdır demiyeceğim. Kimse de böyle demiyor. Bugünkü düşünen, araştıran bilim ve fikir kadınının sorunu başka. Geçenlerde otobüste geleneksel bir İslamcı, İslam Dini'nin kadına çok haklar tanıdığını anlatıyor; muhtemelen inançsız bir beyle tartışıyordu.

Tevafuk bu ya İslamcı beyin kızı da yanında. Biraz önce İslam'ın kadına tanıdığı haklardan ve kadın için getirdiği yüceltici yasalardan sözeden bey, ineceğinde kızına bağırıyor, tıpkı bir köleye davranır gibi onu aşağlıyor, iteliyor 'yürüsene kız' diyor. Bu garip karşılaşmayı ve olayı hep yazmayı istemişimdir, şimdi yeri geldi.

Evet İslam insanlara kadın-erkek, işçi-işveren herkese haklarını veriyor ama maalesef ona tabi olduğunu iddia eden bazı kişiler vermiyor.
272
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.