Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

İlk kez Osmanlı sarayı izledi

İlk kez Osmanlı sarayı izledi

Lumıer Kardeşler'in 1895'te ilk hareketli film göstermesinin üzerinden 108 yıl geçti, sinema büyük bir sektör oldu. Bugün dünyada 180 milyar dolarlık bir ciro gerçekleşiyor. Türkiye'ye ise Fransız Bertrand getirdi ve ilk kez Osmanlı Sarayı izledi.

Dünyada toplam 180 milyar dolar ciro gerçekleştiren sinema sektörü, Türkiye'de de 50 milyon dolarlık hacmi ile artık hatırı sayılır bir sektör. Krizlere en duyarlı sektörlerin başında geliyor. Ekonomik kriz olunca tüketici en önce sinema keyfinden vazgeçiyor. Terör saldırıları, bombalamalar gibi toplumsal olaylar olduğunda en önce sinema salonları boşalıyor. Salonlar birkaç kişiye perde açıyorlar.

Şu sıralar yeni bir yatırım hamlesine sahne oluyor. 200'e yakın sinema salonu yatırımı gündemde. Aslında seyirci ilgisi bakımından belini pek de doğrultmuş sayılmaz. 2001 krizinin etkileri sürüyor. Sinema Salonu İşletmecileri Derneği ve Özen Film Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soyarslan'ın verdiği bilgiye göre artan yatırımlara rağmen bazı salonlar aylık 2 bin dolar ciro ile ayakta durmaya çalışıyor.

İzlayici sayısı yükseliyor
1999'da 9 milyon izleyici sinemalara gitmişti. 2000 yılında da 28 milyonu bulmuştu seyirci sayısı. 2001 krizi artışın önünü kesti, sinemalar 7 milyon seyirci kaybetti. 2002 yılında sektör yüzde 30 daraldı. Ancak yeni bir ilgi dalgası ile yatırımcılar, salon sahipleri bu yıldan görece memnun ve gelecek yıldan umutlu. 2003'ün 28 milyon seyirci ile kapanması bekleniyor.

Son yıllarda sinemaya artan ilgide en büyük pay, gişe hasılat rekorlarına ulaşan yerli filmler. AFM sinemaları Genel Müdürü Mehmet Altıoklar, en iyi hasılat yapan ilk 11 filmden 6'sının Türk filmi olduğunu belirtiyor.

Yılda 28 milyon seyirci, Türkiye'nin nüfusuna oranla küçük bir rakam. Altıoklar, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde 150 - 160 milyon seyirciye ulaşıldığına dikkat çekiyor. Buna göre Avrupa'da bir kişi yılda ortalama üç kez sinemaya gidiyor. Türkiye'de ise üç yılda bir kez gidiyor.

Seyirci sayısı bakımından Türkiye'nin, Avrupa'nın 5 - 6 yıl gerisinde olduğunu belirten Cinemars Genel Müdürü Muzaffer Yıldırım da Yunanistan'ın 8 milyon nüfusuna karşılık yılda 21 milyon bilet kesildiğini belirtiyor. Yıldırım Türkiye'de 40 milyon seyirciye ancak 2006'da ulaşılabileceğini ifade ediyor. Sektörle ilgili birkaç çarpıcı veri de şu: Türkiye'de 75 bin kişiye bir perde düşüyor, perde başına gişe geliri 2002 itibariyle 55 bin dolar. Bilet fiyatları dünya ortalamasının yüzde 30 gerisinde. Türkiye'de illerin yüzde 29'unda hiç salon yok. (2000 yılında yapılan bir araştırmaya göre) yerli filmlerin, toplam gişe gelirleri içindeki payı yüzde 9.25. (Bu oran 1999'da yüzde 6.9, 1998'de ise yüzde 5.5).

Beş büyük oyuncu var
150 milyon dolarlık sinema pastasından en büyük payı AFM, Odeon, Cinemars, Tepe Grubu'na bağlı Cinemaxx ve Alarko Grubu'na bağlı Cinecity alıyor. Küçük sinema salonları ise her ay zarar ile karşı karşıya. Bu küçük salonların zarar etmesinin, büyüklerin ise küçük cirolarda kalmasının en büyük nedeni korsan VCD satışları. 'Alanların da cezalandırılması gerekir' diyen Altıoklar, "O Şimdi Asker'i 1.7 milyon kişi izledi. Filmi korsan seyredenlerin sayısı ise 1.5 milyondan az değildir" diyor.

Yerli filmlere talep artıyor
1990 - 2002 döneminde en çok izlenen 38 film üzerinden yapılan hesaplamaya göre 13 yerli filmin toplam izleyici sayısı 18.4 milyonu bulmuş. 25 yabancı filmin izleyici sayısı ise 25.5 milyon. Buna göre yabancı filmlerin payı yüzde 60 civarında. Ancak film başına ortalama seyirci de Türk filmleri daha önde. Bu 38 film içindeki 13 yerli olanın ortalama izleyici sayı 1.4 milyon. Yabancıların ortalama izleyici sayısı ise 1 milyon civarında.

200'e yakın yeni salon açılacak
AFM, bu yıl her biri bin 500 koltuklu ve 6 - 7 salonlu 3 ayrı komplex açtı. Yatırımlarına devam edecek. Mevcut 90 salonu 2006'ya kadar 200'e çıkaracak. Tepe Grubu'na bağlı Cinemaxx da 2004'te Konya Tepe M1 Alışveriş Merkezi'nde bir kompleksini hizmete açacak. Umut Sanat ise çoğu üniversite şehrinde yatırım kararı aldı. Grubun yatırım hedefi İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya'da yeni açılışlarla 36 salona ulaşmak.

Cinemars ayrıca yeri henüz belli olmayan 11 ve 14 salonlu iki komplex yatırımı daha yapacak. 2005 yılında ise 90 salona ulaşmayı hedefliyor. Cinemall Sinemaları Genel Müdürü İlker Yavan'ın verdiği bilgiye göre, grubun şu andaki 40 salon sayısı 60'a çıkacak. 27 salonu olan Cinecity'nin İşletme Müdürü Ümit Türüdü de büyüme trendini sürdüreceklerini belirtti.

1895'ten beri var
Sinema tarihinin başında Fransız Louis ve Auguste Lumiere kardeşler'in, 'sinematograf' adlı aleti geliştirerek 1800'lerin ikinci yarısı boyunca devam eden hareketsiz görüntüleri hareketlendirme yarışını kazanmaları var. Lumiere'ler 22 Aralık 1895 günü Paris'te Capucines Bulvarı'ndaki Grand Cafe'de topluluk önündeki ilk sinema gösterisini yaptılar. Ses kayıt teknolojisinin geliştirilmesiyle 1929'dan itibaren sessiz dönem sona erdi. Sektör hızla gelişti. İkinci Dünya Savaşı'na kadar Avrupa'da sinema sektörü oldukça faal oldu. İkinci Dünya Savaşı sonrası, sinema endüstrisinde de öncülük rolü ABD'ye geçti.

İlk yönetmen Fuat Uzkınay
II. Abdülhamit'in kızı Ayşe Osmanoğlu'nun anılarına göre, Türkiye'de sinemayı, 1896 yılında Bertrand adlı bir Fransız getirmiş ve ilk kez Saray izlemiş. İlk halka açık gösteri ise 1897'de Polonyalı Sigmund Weinberg tarafından yapılmış. Galatasaray'daki Sponek Birahanesi'nin salonundaki gösteride Lumiere'lerin 'Bir Trenin La Ciotat Garına Girişi' adlı film gösterilmiş.

1900'lerin başından itibaren ise yayılmaya başlamış. 1914 yılında Cevat Boyer ve Murat Bey ilk sinema salonunu açmışlar. İlk Türk filmi ise Fuat Uzkınay'ın 1915'te çektiği 'Ayastefanos'taki Rus Abidesinin Yıkılışı' adlı belgesel film olmuş. 1923 - 1939 arası döneminin tek yönetmeni Muhsin Ertuğrul 20'ye yakın film çekmiş.

Eşkiya kurtardı
1970'li yıllar Türkiye'de sinemanın altın yılları. Perde sayısı 2 bin 500'ü, seyirci sayısı 80 milyonu bulmuş. Karate 'pornografik' ve ucuz avantür yapımlar seyirciyi salonlara çekmiş. 200 koltuklu dev sinema salonlarında tüm koltuklar dolmuş. 1970'li yılların ikinci yarısında ise artan şiddet olayları yüzünden yerli film çekilemeyince salonlar kapanmaya başlamış. Bu krizin dönemsel olarak 1995'e kadar sürdüğü belirtiliyor. Salon sayısı 132'ye kadar, seyirci sayısı da 11 milyona kadar düşmüş. Ancak 1995 yılı yeni bir başlangıç olmuş. Eşkiya, yerli filmleri yeniden tahtına oturtmuş.

180 milyar dolar ciro
Dünyada yılda yaklaşık 3 bin film çekiliyor. Bu filmlerden sağlanan toplam ciro 2000 yılı itibarıyla reklam gelirleri de dahil olmak üzere 180 milyar dolar. Bu cironun yüzde 35'i Hollywood tarafından kaydediliyor. Cironun yaklaşık yüzde 55'i reklam, yan ürün satışları ve diğer gelirlerden geliyor. 2002 itibarıyla sinema salonlarının toplam gişe hasılatı yaklaşık 24 - 25 milyar dolar civarında.
(Milliyet Business)
434
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.