Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

İlk ders: Polis gelince kaç

İlk ders: Polis gelince kaç

Açlığın, savaşın ve ölümün kol gezdiği ülkelerini yeni bir hayat için terk ettiler Avrupa hayalleri, birkaç aylığına geldikleri İstanbul'da, küçük odaların içinde hapsoldu...

Somali, Etiyopya, Zaire ve Kongo gibi Afrika ülkelerinden turist vizesi alarak ya da kaçak yollarla Türkiye'ye girenler, Eminönü'ndeki Küçükpazar, Langa ve Kumkapı semtlerine yerleşti. Ellerindeki avuçlarındakini Türkiye'de harcayınca Avrupa hayalleri suya düştü. Birkaç kişi bir araya gelerek 100 - 200 dolarlık bekâr odalarının ücretini karşılamaya çalıştılar. Bekârlar, ailelere göre çok daha şanslıydı. Birçoğu Avrupa'ya gitmeyi başardı. Kalanların amacı da bir Avrupa ülkesine ulaşmak.

Okulsuz çocuklar
Aileler ise ülkelerinde bıraktıklarını sandıkları sefaleti, yeniden karşılarında buldu. Aralarında 10 yıldan fazladır İstanbul'da yaşayanlar var. Bu zorunlu ikamette en çok zararı çocuklar görüyor. Birçoğu Türkiye'de doğdu. Anne ve babaları gibi kaçak yaşamayı kısa sürede öğrendi. Ne ülkeleri ne de kimlikleri var. Akranları okula giderken onlar eğitimden uzak, köhne bekâr odalarında sefalete alışıyor. Aldıkları en büyük ders: "Ortalıkta fazla görünme, polis gelince kaç."

Somali'deki iç çatışmalar sırasında anne ve babasını kaybeden Hüseyin Muhammet (14), ağabeyiyle 7 yıl önce ülkesinden kaçtı. Kumkapı'da bekâr odasına yerleşen Muhammet kardeşler, şu an 5 kişiyle birlikte üç yatağı paylaşıyor. Yarı aç, yarı tok yaşamalarına rağmen Somali'den ayrıldıklarına pişman değiller. Hüseyin geçinmek için denizden midye çıkarıp satıyor. Ağabeyi amele pazarında iş arıyor. Avrupa planlarını şimdilik ertelediklerini söylüyorlar. Biraz para kazanınca sadece ikisinin kalacağı oda kiralayacaklar.

Bir de süt olsa
Abdoul ve Kadica Rahim, Somali'den Türkiye'ye 9 yıl önce geldi. İki olan nüfusları bu süre içinde dörde yükseldi. 7 yaşındaki Amira ve 6 ay önce dünyaya gelen Zuhur Abdi'yi sefalet içinde büyütmeye çalışıyorlar. Anne Kadica en çok süt parası bulamamaktan şikâyetçi. Sütü az olduğu için bebeğini yeterince emziremiyor. Zaman zaman esnafın yardım ettiğini söylüyor. Odalarını Somalili başka bir aileyle paylaşıyorlar. Onların henüz çocuğu yok. Bu şartlarda olmasını da istemiyorlar.

Etiyopyalı Zekerriya ailesine Yenikapı sahilindeki parkta rastlıyoruz. İbrahim Zekerriya 3 yaşındaki çocuğunu salıncağa bindiriyor. Eşi Cemile ve bir yaşındaki oğlu Tamasgan çimlerde oturuyor. Bir süre konuştuktan sonra evlerine davet ediyorlar. 5 katlı binada 20 oda var. Her odada en az 5 kişi kalıyor. Türkiye'de hayat pahalılığından ve insanların kendilerine kötü davranmalarından yakınıyorlar. En çok da "Kunta Kinte" demelerine kızıyorlar.
(Milliyet)
286
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.