Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Hoşuma giden erkekler koleksiyonu

Hoşuma giden erkekler koleksiyonu

Perihan Mağden hakkında, "Müthiş bir yazar ama..." diye yazınca...

Güncellenme tarihi: 28.04.2014
Ayşe Arman / Hürriyet Mağden açıklama göndermiş. Tekzip metni. Güldüm. Memleketin yarısına hakaret etmiş biri, o cümlemden dolayı beni tekzip ediyor. Biraz abuk tabii. Acayip de ağır yazmış. Hürriyet'in avukatlarına sordum, "Ne yapmak lazım" diye, "Bir şey yapma" dediler. "Ya da Perihan Mağden'den o metni imzalı göndermesini iste, çünkü metinde Mağden'in avukatlarının imzası var, kendisinin yok. Gönderirse yayınla, ondan sonra sen de ona dava aç... O da sana hakaret ediyor çünkü..." FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN Her şey saçma geldi! Yazısını koymayacağım. Çünkü çok uzun ve hiç yaratıcı değil. Baştan çıkarıcı bir kötücüllük içerseydi emin olun koyardım, Mağden'in hakaret kabiliyeti zayıflamış. Köşesi olmadığı için artık onun hakkında yazı da yazmayacağım. Medyatava'dan okur merak edenler... Hadi bana eyvallah. HAMİŞ: Ferzan Özpetek'in "Serseri Mayınlar"ı sıradan giden hayatımıza bomba gibi düştü. Bir insan gay olduğunu ailesine nasıl anlatır? Ne kadar ıstırap çeker? Ailesi, çocuğunun gay olduğunu nasıl kabullenir? Kabullenir mi? Siler atar mı? Peki, evladının eşcinselliğini kabul edebilen modern anneler, babalar yok mudur? İşte ben onları arıyorum. İsimleriniz hiç önemli değil, bana güvenin, fikirlerinizin ve duygularınızın peşindeyim. Her şeyden önce kendim öğrenmek istiyorum. Nasıl anlattı, nasıl fark ettiniz, siz ne hissettiniz, o size bunu açıkladıktan sonra ilişkinizde değişen ne oldu... Vesaire vesaire. Lütfen mail atın ya da Hande'yle temasa geçin 0212 677 04 67, sizi arayayım, anlattıklarınız hepimize (isimsiz) bir röportaj olarak geri dönsün... Aylin'in balo elbisesi tamam AYLİN, "İşitme Engelliler Mezuniyet Balosu"nda giymek için bir elbise rica etmişti. "O gece giyerim, kuru temizlemeye verir, size iade ederim" diyordu. Yazıyı yayınlayınca, iki modacı Aylin'in elbisesini dikmeye talip oldu. Aylin havalara uçtu. Ben de nasıl mutlu oldum anlatamam. Bu arada Aylin'in kendisi işitme engelli değil. İşitme engellilere konuşma öğreten bir öğretmen. Eskişehir Üniversitesi'nden mezun, İÇEM'de (İşitme Engelli Çocuklar Eğitim Merkezi) çalışıyor. Bilmediğim bir şey anlattı. Klasik "işaret dili" tarihe karışmış. Zaten ülkemizde kullanılan o işaret dili de, standart değilmiş, Trabzon'da başka, İzmir'de başka işaretlerle simgeleniyormuş... "Peki, şimdi çocuklara konuşmayı nasıl öğretiyorsunuz" diye sordum. "Çoğunlukla total işitme kaybı söz konusu değil. Diyelim ki, yüzde 2 duyuyor, cihazla onu yüzde 10'a kadar çıkarıyoruz. Bu birinci yol. İkincisi ameliyat. Bizim kadar olmasa da sonunda mutlaka duyar hale geliyorlar. Biz de sonra onlara konuşmayı öğretiyoruz. Ama aynı zamanda ailelere de destek veriyoruz..." Bayıldım ben Aylin'e... 1.74 boyunda, 56 kilo, çok hoş ve sahici bir kadın. Bıcır bıcır anlatıyor. İstanbul'da buluşup ısrarla adını vermek istemeyen modacımıza gidip Aylin'in ölçülerini aldıracağız. O modacıya da sizin huzurlarınızda teşekkür ederim. Hoşuma giden erkekler koleksiyonu BEN şanslı değilim de kim şanslı? Her ay hoşuma giden bir erkekle Elele'ye röportaj yapıyorum. Birlikte fotoğraflar çektiriyorum. Normalde olmayacağım kadar yakın oluyorum. Sarılıyorum filan. Röportaj flörtü yani! Tehlikesiz ama heyecan verici ve çok eğlenceli. Aslında hepimizin ihtiyacı var böyle şeylere. Zararsız flörtlere. Ama tabii her zamanki gibi sevgilimden onay alıyorum, "Bu olur mu, olmaz mı, bir de sen bak fotoğraflara" diyorum. Bir gün veto yersem, "hoşuma giden erkekler koleksiyonum" yarım kalacak, ama şimdilik devam. Müthiş gözü olan bir adamla çalışıyorum: Cem Talu. Bir kenara yazın, o bu ülkenin Annie Leibovitz'i olacak. Fotoğraf doktorası yapmış bir adam, ama mesele eğitim ya da teknik değil: 1- Yaptığı işi çok seviyor. 2- İnsanlarla sıcak ilişki kurabiliyor. Ben fotoğraf çekilecek yere geldiğimde Barış Falay'ı Sean Penn olarak buluyorum mesela. Birlikte bir oyun kurmuşlar; Cem, Barış'ı Sean Penn olduğuna inandırmış. Sırrı bu, oyunu kuruyor, içine insanları yerleştiriyor. Ben mesela bu ay Teoman'ın sapık hayranıydım! Bu arada meğer Teoman'ın bir sürü sapık hayranı varmış, öğrenmiş oldum. Teoman derin bir adam, o yüzden güzel röportaj oldu, içime sindi. Huzurlarınızdan ayrılmadan, Teoman'ın evinde striptiz borusu varmış, bana ilginç geldi, "Gümüş renkli olanı iyi olmuyor, yaptıracaksan pirinç olanından yaptır" dedi. Bu arada duyduğum dedikodunun doğru olup olmadığını sordum. "İki bavul seks oyuncağın varmış, öyle mi" dedim. Cevabı Elele'de... Yılmaz Özdil'den okuyucu isteği YILMAZ Özdil'in dünkü Merkel portresine bayıldım. Bir okuru olarak, arada böyle portreler istiyorum... Mümkünse... Çünkü sayesinde Merkel'i başka türlü tanıdım... Başkalarını da tanımak istiyorum. Peçeteye yazıyorum. Berlusconi mesela. Dinç Bilgin, Cem Uzan, Turgay Ciner... Olmaz mı? Ben peçeteye isteğimi yazayım da...
399
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.