Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Herkes bir gün yaşlanacak

Herkes bir gün yaşlanacak

Yaşlılıkta görülen ve 2000 yılında 25 milyon olan alzheimer'lı sayısı, 2030'da 63 milyona, 2050'de 114 milyona çıkacak. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu az gelişmiş ülkeler daha çok risk altında.

Bir gün yaşlı anneniz ya da babanız kısa bir süre önce yaşadığı en önemli olayları, en yakın arkadaşının hatta sizin isminizi unutabilir, evin yolunu bulamayıp kaybolabilir. Unutkanlık ve dalgınlıkla seyreden bu durum, çağın hastalığı olmaya aday 'alzheimer' olabilir. Alzheimer, 65 yaş üzerinin yüzde 5'inde, 85 yaş üzerindeki her üç kişiden birinde görülüyor. 90'larda görülme sıklığı ise yüzde 50'ye ulaşıyor.

Türkiye'de 250 bine yakın alzheimer hastası var. 2000'de hastalıkla ilgili İsveç'te yapılan bir araştırma ise tehlikenin boyutunu gösteriyor. Buna göre 2000'de tüm dünyada 25 milyon olan hasta sayısı, 2030'da 63 milyona, 2050'de ise 114 milyona çıkacak. Günümüzde alzheimer hastalarının yüzde 52'si, Türkiye'nin de içinde yer aldığı az gelişmiş ülkelerde. 2050'de bu oran yüzde 80 olacak.

Kesin nedeni bilinmiyor
Alzheimer Derneği ve Alzheimer Vakfı'nın toplumu bilgilendirmek için aralıklarla düzenlediği toplantıların gördüğü ilgi, hastalığın yaygınlığını da kanıtlıyor. İstanbul Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan Gürvit ve yine aynı üniversitenin psikiyatri anabilim dalından Doç. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu'nun bilgi verdiği toplantılarda, katılımcıların hasta yakınlarıyla ilgili soruları bitmek bilmiyor.

Doç. Hakan Gürvit'in verdiği bilgilere göre, alzheimer'ın başlıca risk faktörü yaşlanmak. Hastalığın görülme oranı yaşlıların sayısının artmasıyla yükseliyor. Kesin nedeni bilinmemekle beraber hastalık beyinde, özellikle beyin kabuğunda anormal protein birikimiyle ortaya çıkıyor. Çünkü fazla protein birikimi, insandaki beyin hücrelerini öldürüyor ve bağlantılar kopuyor. Hastalık bulaşıcı değil, ancak kalıtsal. Yaş, eğitim, cinsiyet, depresyon, bazı ilaçlar ve damar hastalıkları risk faktörü
oluşturuyor. Özellikle düşük eğitimlilerde risk daha fazla. Çünkü bu durumda zihinsel uyaranların az olması kapasiteyi daraltıyor.

Hem onu, hem kendinizi düşünün
Hastalığın kesin tedavisi yok. Kullanılan birkaç ilaç ilk ve orta devrede bir-iki yıl geciktirici olabiliyor. İlaç dışında destek tedavi hastalıkta çok önemli. Doç. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu'nun 'başka tedaviler' başlığı altında önerileri şöyle:

  • Hastalığını ona anlatın. Bellek kaybı ilerlemeden önce yerine getirmesi gereken hukuksal zorunluluklar olabilir. Mal, mülk vb. düzenlemeler.

  • Tansiyon, şeker, kolesterol, depresyon gibi hastalıklarını mutlaka tedavi ettirin. Bunlar alzheimer'ı daha da ağır bir tablo haline dönüştürür.

  • Uygun ortamda tedavi edilmeli. Alzheimer'lı hasta çok gürültülü evde rahatsız olur. Makas, bıçak gibi gereçler ortalıkta bırakılmamalı. Evde çok ayna olmamalı. Kaygan halıları kaldırın. Tuvaletin üstüne kocaman yazılarla 'tuvalet' diye yazın.

  • Odasının tuvalete yakın olmasını sağlayın, idrarını tutma sorunları vardır. Odasında sevdiklerinin fotoğraflarını, saat, takvim, radyo ve sevdiği şarkıların olduğu bir kaset bulundurun. Odada çok eşya olmamasına dikkat edin.

  • Konuşma dili hastaya göre olmalı. Kısa, net cümleler kurun, konuşmanızı mimiklerinizle destekleyin. Gülümseyin ve sakin olun. Onu hatırlamaya zorlamayın. 'Hangi yemeği seversin?', 'Hangi TV programını izlemek istersin?' yerine 'Yemek yer misin?', 'TV izler misin?' gibi basit sorular sorun. Elinizi tutmak istediğinde kaçmayın. Sarılmak ona iyi gelir. Her zaman sarılamıyorsanız, tüylü bir yastık verin. Çocuk gibi bazı şeyleri istemede ısrarcı olabilir, sinirlenmeyin. Hezeyan durumunda dikkatini başka bir şeye çekmeyi deneyin. Havadan sudan konularda sohbet edin.

  • Kullandığı ilaçları ortalıkta bırakmayın. Düğün, kutlama gibi kalabalık ve gürültülü mekânlara götürmeyin. yedirirken kaşık kullanın, lokmaların küçük olmasına dikkat edin. Sürekli pantolonunu indiriyorsa fermuarsız, askılı pantolon kullanmasını sağlayın.

  • Alzheimer'lı ailelerle tanışıp destek grupları oluşturun. Ek yardım alın. Ona bakan biri olarak sürekli çalışamazsınız. Kendi sağlığınızı da düşünün.


  • Üç evrede belirtileri
    Alzheimer hastalığının ilk, orta ve ileri olmak üzere üç evresi var.
  • İlk evrede yakın dönem olayları kaydetme, kelime bulma, yabancı mekânlarda yön bulma güçlüğünün yanı sıra, karmaşık aktivite ve hobilerin sürdürülememesi, hüzün, inkâr, aldırışsızlık, sinirlilik görülür. Hasta daha fazla 'şey' sözcüğünü kullanmaya başlar. İş hayatını sürdüren yaşlılar ciddi sorunlarla karşılaşır. El işi, örgü, poker, satranç gibi aktiviteler yapılamaz hale gelir. Bankamatik, telefon gibi yeni teknolojilere uzak kalınır.

  • Orta evrede anlama güçlükleri, ifadede yoksullaşma, yakın çevrede kaybolma, banyo, yemek yeme gibi günlük yaşam aktivitelerinde zorlanma, öğrenilen becerileri yitirme, hezeyan görülür. Örneğin hasta iç çamaşırlarını dışarı giysilerinin üzerine giyer, fermuarını kapatmayı unutur. Yemekte giderek daha çok kaşık kullanmaya başlar, zamanla elini kullanır. TV kumandasını kullanamaz, özel eşyalarının yerini bulamadığı için kaybolduğunu, çalındığını söyleyerek en yakınlarını bile hırsızlıkla suçlar.

  • İleri evrede ise sadece anı parçacıkları kalır. Konuşma birkaç kelimeyle sınırlıdır. Hastaevindeki odaları bile karıştırmaya başlar. En yakınlarını tanıyamamanın yanı sıra aynada gördüğü kendine bile yabancılaşır ve onunla kavga eder. Giderek yatağa bağımlı hale gelir.

  • (Radikal)
    417
    dahafazlası
    YORUMLAR
    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.