Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Her şey "hip", her şey "cool"

Her şey "hip", her şey "cool"

Her yolun ya da her maceranın sonunda, acıdan korunmak için kendimizi 'başka bir şey' olarak gösterdiğimizi, bu gerçeği bildiğimizi, ama bildiğimiz şeyi kabullenmek için yolun sonunu beklemek gerektiğini fark ederiz.


Birdenbire genç olsak, yani bir yol romanının kahramanı olabilecek yaşta olsak ya da o yaşta hissetsek kendimizi ve yollara düşsek; biz de "Biz çizgi film kahramanları olduğumuzu biliyorduk. Bu bizim acıdan korunma yöntemimizdi." der miydik acaba yolun sonunda?
Bence derdik. Her yolun ya da her maceranın sonunda, acıdan korunmak için kendimizi 'başka bir şey' olarak gösterdiğimizi, bu gerçeği bildiğimizi, ama bildiğimiz şeyi kabullenmek için yolun sonunu beklemek gerektiğini fark ederiz. Beat kuşağını 90'lara taşıyan Toby Litt bence bunu söylüyor 'kıssadan hisse' bölümünde.

Çözülmemenin olanaksızlığı üzerine
Beatnikler çok akıcı bir dille yazılmış, sağlam kurgusuyla ve keyifli olay örgüsüyle bir solukta okunacak romanlardan. Ama insanın ruhunda bıraktığı etki aynı hızla geçip gitmiyor. Belki de durup dururken kendini, kendi yaşantısını sorgulamak zorunda bırakıyor insanı. Bunu hissetmek için beat olması da gerekmiyor. Yola çıkması; hiç gerekmiyor.

1995 yılında Bedford'da, Bob Dylan'ın sembolik ölümünün 29. yılı nedeniyle verilen bir partiyle başlıyor roman. Beat dönemine duydukları hayranlığı yaşam felsefelerine taşıyan, giysilerinden müziklerine, yediklerinden yazdıklarına kadar pop kültürünü reddedip kendilerine yeni bir dünya kuran gençlerle bu partide tanışır Mary. Ve kendini 'hip', bir o kadar da sürükleyici, heyecanlı bir dünyanın içinde bulur. Dış dünyadan bağımsız, içe kapanmanın belki de en şiddetli biçimde yaşandığı bir alt kültür oluşumudur Beatnikler.

Kerouac'ın 'Yolda'sını bir kutsal kitap gibi yanında taşıyan, hatta romanın sonlarına doğru hayallerindeki ülke olan Amerika'ya giden ve 'Yolda'nın gösterdiği istikameti izleyen gençler bir süre sonra Amerika'ya olan saygılarını da yitirirler. Çünkü Beatnikler bir yol romanı olduğu kadar inançları, saplantıları sorgulama romanıdır aynı zamanda. Bir çözülme romanıdır. Hatta çözülmemenin olanaksızlığını vurgulayan bir romandır.

Düşler biter acı kalır geriye
Düşler eninde sonunda biter. Gerçek hayatsa zorlar insanı. Kanatır, acıtır, tahrik eder. Sonunda 'cool' bir lider, karizmatik bir 'beat' olan Jack hem de hep hayalini kurduğu Amerika'nın o uçsuz bucaksız yollarındayken, arabanın camından fırlatıp atar Kerouac'ın 'Yolda'sını.

"Bazen bir şeyi yaparken, hemen sonrasında değil, tam yaparken bunun yanlış olduğunu biliriz. Sorun onun yanlış olduğunu bilmemizin bizi onu yapmaya daha çok itmesidir." Romanın bir yerinde, belki de alakasız bir yerinde geçen bu cümleler, romanı da aşan; okuru, kendine yönelmesi açısından kışkırtan bir anlam taşıyor.

İngiliz edebiyatında, genç kuşağın önemli yazarları arasında yer alan Toby Litt, The Guardian ödüllerinin jürisinde yer alıyor ve 2003'te İngiltere'de en başarılı yazarların yer aldığı Granta listesine seçilmiş. Yazarın ilginç bir özelliği de, eserlerini alfabetik sırayla adlandırması. 1996'da yayınlanan ilk öykü kitabı Adventures in Capitalism'in ardından ilk romanı olan Beatniks'i yayınlayan Litt, bildiğim kadarıyla, 2003 yılında Finding Myself adlı kitabıyla 'F' harfine ulaştı. Biz 'B'den başladık; hiç yoktan iyidir!

BEATNİKLER
Toby Litt, çeviren: Deniz Vural, Plan B Yayınları, 2003, 365 sayfa, 14 milyon lira.

(Radikal)
364
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.