Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

"Hayır" demekten korkanlar

"Hayır" demekten korkanlar

En önemli özellikleri, kimseye 'hayır' diyememeleri. Çünkü onların, onaylanmaya ihtiyaçları var. Olumsuz düşüncelerini söylerlerse, bunun aleyhlerine döneceğini düşünüyor ve ürküyorlar. Yoğun bir suçluluk duygusu içindeler ve beğenilmemekten korkuyorlar. `Hayır' diyemedikleri için, sevdikleri halde eşlerini aldatıyorlar.

Narsistik beklentileri çok yoğun, beğenildiklerini bilmek, kendilerine olan güvenlerini artırıyor. Kendilerini beğenen insanlara ya da çevrelerinde onları onaylayacak olanlara bir şekilde `hayır' derlerse, beğenilmeyecek ve onaylanmayacaklarını düşünüyor ve bundan korkuyorlar. Öylesine ki, bu korku hayatlarını cehenneme çeviriyor. Günlük dilde, bazen düşünülmeden kullanılan 'evet' ya da 'hayır' sözcüğünü dile getirmek bile onlar için kâbus olabiliyor. 'Hayır' dememek ve dolayısıyla yalnız kalmamak için eşlerini aldatıyor, sürekli ilişkiler kuramıyorlar. Çoğunun içinde ünlü olma arzusu var. Bu nedenle, kamuoyuna adlarını duyuracak işler seçiyorlar. Psikiyatrlar, onların birer ebeveyn kurbanı olduklarını düşünüyor. Çünkü ergenlik döneminde özerkliklerini gerçekleştirmelerine müsaade etmeyen ebeveynler, onların ileride birer narsistik ya da pasif agresif kişilikler olmalarına yol açıyorlar.

Psikiyatr Serdar Serdaroğlu, uzun yıllardır yaptığı çalışmalarda, özellikle eşlerini aldatan, uzun süreli ve mutlu ilişki kuramayan, işyerinde kendisini var edemeyen kişiliklerin, baskın anne portresi ile büyüdüklerini gözlediğini söylüyor. Serdaroğlu´na göre, insanlar, 'evet' derken 'hayır', 'hayır' derken 'evet' diyebilir ve 'hayır' demekte güçsüz olabilir.
Serdaroğlu, "Çok bağlantısız gibi görünüyor ama kişinin, narsistik süreci; kendini beğenme, beğenilme, onaylanma gibi beklentileri 'hayır' ve 'evet' sözcüğünün kullanımına engel teşkil edebilir'' diyor.

'Hayır' diyemeyen kişiliklerde narsistik süreç, özerklik döneminde zedeleniyor ki, bu dönem üç yaşında ve sonrasında ergenlik döneminde yaşanıyor. Özerklik döneminde kişi, kendi başına karar verebilme yeteneğini geliştiriyor. Yani doğal olarak kendi başına karar verebilme yeteneğine sahip insanlar, kendi ihtiyaçlarını, çevrenin ihtiyaçlarını hesaba katıyor ve ona göre davranıyor; bunu yaparken, kendi hedeflerini uygularken, çevreyle iletişimde evet-hayır sözcüklerini kullanıyor.

Bir şeyi istemiyorsa bunu net anlatıyor. "Ben bu filme gitmek istemiyorum, sizin önerdiğiniz değil, kendi ilgimi çeken kitabı okuyacağım'' diyor.Özerklik döneminin kişide etkili olduğu zaman 'ikinci özerklik dönemi', yani ergenlik dönemine denk geliyor ve evet-hayır sözcüklerinin yarattığı anlam, ebeveynle aralarındaki duygusal bağda önemli rol oynuyor.

Ergenlik döneminde 'hayır' demeyi becerebilen bir gencin, ileri yaşlardaki duygusal yaşantısında sorun olmuyor. Ancak özellikle annelerin bu dönemde takındıkları tavır genci itiyorsa, `hayır' dediğinde olumsuz duygular yaratıyorsa, `hayır' demekten çekiniyor. Çünkü, 'hayır' diyen kişi çoğu zaman karşısındaki tarafından istenmeyebilir. Burada 'hayır' kelimesi esasında özerk olabilme ihtiyacını tanımlar ve ergenlik döneminin temel özelliklerinden biridir 'hayır' demek. Genç 'hayır' derken, tümüyle ailesinden koparak kendi kararların vermek ister.

Suçluluk duygusu
Narsistik kişilerin özerklik dönemlerine bakınca, onların bu dönemlerde `hayır' derken nelerle karşılaştıkları çok net görülüyor. Bu kişilerin anneleri genellikle, 'hayır' sözcüğünün karşısında duygusal olarak negatif tavır alıyor ve yüz mesajlarıyla bundan hoşlanmadığını belirtiyor. Bu durum gençte suçluluk duygusu yaratıyor. Hayır sözcüğünü kullanma kapasitesi olmayan insanda özerklik duygusu oluşmuyor. Bu insanlar kendi başına karar verme durumunda çaresizliğe düşüyor. Gençler bu durumda, yoğun bir narsistik beklenti içine giriyor. Küçük gruplar içinde kendini odak yapıyor ve çevrede beğenilmeye çalışıyor.

Özerkliği zedelenmiş bu kişilikler 'hayır' kelimesini kullanmakta oldukça güçlük çekiyor. Çünkü, `hayır' kelimesinin davranışa yansıması, narsistik beklentilere ters düşecek ve karşısındakinin beklentilerini doğal olarak cevaplayamayacak; bu nedenle beğenilmeyecektir. 'Hayır istemiyorum' dediği takdirde, ailesinde olduğu gibi olumsuz mesaj alacağını düşünüyor ve `evet' diyor. Bu, refleks halinde devam ediyor. Hoşnutsuzluk görünce mutsuz oluyor. Normal insanların hayatlarında hiç düşünmeden kullandığı `hayır' ve `evet' sözcükleri onda suçluluk duygusu uyandırıyor.

Hayır diyemeyen kişilik özellikleri
  • Psikiyatrlara göre, 'hayır' diyememenin birinci nedeni narsistik beklenti, ikinci nedeni ise pasif agresif kişilik. Her ikisinde de narsistik beklenti var.
  • Birinci grubun özerkliği çok yıkılmıştır, ikinci grupta ise narsistik ihtiyaç vardır ama aktif değildir. Biraz daha kendi başına karar verebilir ama onay bekler. Rahatlıkla 'evet' ve 'hayır' diyemez ama 'evet' derken 'hayır', 'hayır' derken 'evet' der. "Şunu yapar mısın?" deyince `hayır' demez ama yapmaz.'Hayır' deme güçlüğü vardır. Gizliden gizliye kendini gerçekleştirir. Mesela pasif agresif kişiye, "Çeşmeden su al" derseniz. O almak istemiyorsa 'hayır' demez, çeşmeye giderken testiyi kırar. Her iki grupta da yoğun yalnızlık hissi vardır ve yalnızlık hissine tahammül azdır.
  • Bu kişiler sevildiğini hissederse rahatlar ama terk edileceğini düşününce panikler. Terk edilme endişeleri fazladır, kendilerini anlama durumları yoktur. Hedef koyamazlar, her iki durumda da panik atak güçlüdür. Depresyon dönemleri oldukça sıktır.
  • Bu kişilikler çocukken de evde yalnız kalamaz, odada yalnız yatamaz.
  • Ergenlik döneminde cinsel tabuların olması, cinsel korkuların yaratılması, arkadaşlarına ailesinin karar vermesi pasif kişiliklerin yaratılmasında etkili olur.
  • Bu kişilikler sonraki yıllarda kendi başlarına alacakları her kararda yanlış yapacaklarını düşünür. Böylece genç kendi başına karar alırken devamlı onay almak ister. Evlilik süreci başlayınca bu defa onayı eşinden bekler. Ailesi ile yaşamadığı çatışmayı eşiyle yaşar. Arkadaş çevresindeki ilişkilerinde ise `hayır' diyemez.
  • Bazıları ise o kadar çok beğenilme ihtiyacında olur ki, ilişkilerini sürdüremez. Çünkü sürekli olarak beğenilmek ister. Daima parçalı ilişki yaşar. Bir ilişkisi varken bile bir başkasıyla, sadece o istediği için beraber olabilir, çünkü beğenilme duygusunu pekiştirir bu. Dolayısıyla özgüveni artar. Narsistik ve pasif agresif kişiliklerin boşluk hisleri çok fazladır. Zaman zaman boşluk hissi tanımlarlar. Kendilerini bütün hissetmekte zorluk çekerler, çünkü kendilik duyguları zedelenmiştir ve incinme eşikleri çok düşüktür. Zaman zaman öfke patlamaları olur.
  • İncinme eşiklerinin düşük olması, onların yalnızlıklarını körükler. Çok basit şeylerde bile suçluluk duyarlar. Daima kararları karşılarındakine bırakırlar, çünkü beğenilmemekten korkarlar.
    (Tempo)




  • 420
    dahafazlası
    YORUMLAR
    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.