Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Hande Subaşı: Kendimi göstermeyi seviyorum

Hande Subaşı: Kendimi göstermeyi seviyorum

Ankaralı Hande Subaşı, çocukluğunda her türlü sosyal faaliyetin içinde bulunmuş. Buz pateni yapmış, Ankara TRT Türk Sanat Müziği Çocuk Korosu'nda dört yıl eğitim almış.

Hande Subaşı'nın fotoları sağda

Derken bir gün modelliğe heves etmiş ve bu heves onu Uğurkan Erez'le tanıştırmış. İki buçuk yıldır birlikte çalışıyorlar. Söylediklerinden anladığımıza göre, bu beraberlik çok uzun süreceğe benziyor.

  • Nasıl oldu bu? Yani ?Ben modellik yapmak istiyorum, dur şu ajanslara bir gideyim mi dediniz?
    Yok, değil tabii. Henüz lisedeyken -daha İstanbul'a taşınmak gibi bir düşüncem de yok o zamanlar- Best Model Of The Turkey 2003'e katıldım. Yarışmanın koreografisini de Uğurkan Bey yapıyordu. Orada tanışmıştık, hatta ileride İstanbul'a taşınırsam çalışacağımıza dair konuşmuştuk. İki buçuk yıldır da birlikte çalışıyoruz.

  • Derece almış mıydınız?
    Best Fotomodel seçilmiştim. Ama o zaman daha modellik falan yapmıyordum, alakam yoktu.

  • Güzellik yarışması fikri sizin miydi, ajansın mı?
    Hem benim hem ajansın hem de çevremin. Zaten mesleği yapıyorum, benim işimle çok alakalı, bağlantılı bir yarışma. O yüzden iyi olabileceğini düşündüm.

    Çünkü böyle bir unvan Türkiye'de prestij. Özellikle de düzgün bir hayat tarzınız varsa, saygıyla anılıyorsunuz. O yüzden 2005'te Türkiye Güzellik Yarışması'na girdim ve birinci oldum.

  • Kırık burunla Türkiye güzeli seçilme hikâyesi nedir?
    Kırık değil de, bir darbe sonucu burnumda bir kemik oluştu. Geçen zamanla birlikte daha çok çıkmaya başladı. Önceleri beni çok rahatsız ediyordu; hatta estetik ameliyat olmayı düşündüm. Ama hem model arkadaşlarım hem modacılar karşı çıktı. Dediklerine göre, burnumdaki kemik yüzüme karakteristik bir hava katıyormuş. Zaten ameliyata da cesaret edemediğim için öyle kaldı. Burnumdaki kemik jüriyi rahatsız etmedi. Zaten genel bir güzellik, ışık, karizma aranıyor, o kadar detaycı değiller.

    Karadenizliler çok sempatik?
  • Daha önce Karadeniz insanına bir yakınlığınız var mıydı?
    Ailemde yok. Ama hemen hepimizin arkadaş çevresinde, aile çevresinde Karadenizli insanlar vardır. Ben daha önce hiç Karadeniz'e gitmemiştim, çekimlerin yapıldığı Uzungöl'ün yöre halkı da Karadeniz insanı hakkında fikir veriyor. Kadınlar gerçekten çok baskınlar ve kesinlikle Doğulu imajında değiller. Önceden Karadeniz kültürünü bilmiyor ve ilgilenmiyordum da. Şimdi inanılmaz derecede sempatik gelmeye başladı. Karadeniz müziği CD'leri aldım, onları dinliyorum ve seviyorum.

  • Önceleri bir televizyon izleyicisiydiniz, şimdi izlenen taraftasınız...
    Yalnızca buna değil, yaptığım işe de bakıyorum. Sonuçta benim işim modellik -gerçi yavaş yavaş oyunculuk da olmaya başladı ama- ve görsellikle ilgili bir iş. Ben görselliği ve işimden de anlaşılacağı gibi izlenmeyi çok seviyorum. Hem podyumda hem ekranda... Benim tercihim buydu.

  • Bir nevi teşhircilik mi yani?
    Teşhircilik değil. Ön planda olmayı seviyorum. Gerçi arka planda çalışmadım, orayı da bilmiyorum ama görselliği seviyorum. Kimi insanın hiç tercihi değildir; ama ben kendimi göstermeyi seviyorum. Şunu da hemen söyleyeyim, bana daha önce de teklif geldi. Ama 'Bir an önce bir diziye başlayayım, oyuncu olayım' gibi bir düşüncem yoktu aslında. Kendi kendime, 'Birazcık zaman var' diyordum. Sonra bu görüşme sürpriz oldu.

  • Bundan sonra ne olacak? Kariyerinize artık oyuncu olarak mı devam edeceksiniz?
    Benim ilk mesleğim modellik. Modellik beni bırakmadığı sürece ben onu bırakmam. Çekimler başladığında kendimle ilgili endişelerim vardı. Yapıp yapamayacağımı, sevip sevmeyeceğimi bilmiyordum. Kendimi denemek istedim. Başladığımdan bu yana da çalışmalarım beni tatmin ediyor. Çok mutlu, heyecanlı ve istekliyim. Oyunculuk herhalde hayatımın içinde hep var olacak.

  • Sizin aşka bakışınız nasıl?
    Sevmeyi ve sevilmeyi çok seviyorum. Ama mutsuz olduğum bir ilişkiyi de yürütmeyi doğru bulmuyorum. Yalnızca bir erkekle olan ilişkimde değil, kız arkadaşlarımla olan ilişkilerimde de bu böyle. Eğer bir kişiyle yüreğim pırpır ediyorsa, birlikte olmaktan mutluysam, ilişkiyi yürütebiliyorum. Bir de pembe gözlüklerim yok benim. Her şeyi çok net görüyorum, yani âşık olunca körleşmiyorum. Balık burcuyum, bu nedenle biraz duygusalım ve asla aşkta kendimi kısıtlamam. Bir kişiyi gerçekten seviyorsam, onunla mutluysam, kaybetmemek ve birlikte olmak adına elimden gelen her şeyi yaparım.

    Sevgilisi askerde
  • Şu an hayatınızda biri var mı?
    Evet, var.

  • Dizi çekimleri için Trabzon'dasınız ve orada kalıyorsunuz. Bu durum sorun yaratmıyor mu?
    Hayır; çünkü o da askerde zaten. Ama gitmeden önce nişanlandık. İlişkimiz de güzel bir şekilde devam ediyor. Bir de Can'ın baba tarafı Sürmeneli. Dizinin fragmanlarını izlemişler, tam bir Laz kızı olduğumu söylüyorlar.

  • Genellikle mankenler evlendikten sonra işlerini bırakırlar. Çünkü eşleri öyle ister. Sizde durum nedir, erkek arkadaşınız yaptığınız işe nasıl bakıyor?
    Erkek arkadaşım en başından beri işimi benimsedi ve kabullendi. Öte yandan başarılı olmam onu da mutlu eder. Daha önce defilelerime geldi, beni izledi.

    Tabii onun da her erkek gibi takıntıları veya rahatsız olacağı şeyler vardır. Ben zaten bana ve aileme yakışmayacak hiçbir şeyi yapmıyorum. Bu çizgide gittiğim sürece bir problem yaşayacağımızı sanmıyorum.
    (Milliyet)
  • 601
    dahafazlası
    YORUMLAR
    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.