Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Halit Ergenç röportajı; "Paspas da sattım, karaborsada bilet de"

Halit Ergenç röportajı; "Paspas da sattım, karaborsada bilet de"

Güncellenme tarihi: 27.03.2013


“ASLAN KRAL” MÜZİKALİNDE ARADA İÇKİ DAĞITIYORDUM

“30 yaşımdaydım zaten gittiğimde. İnsanlarla diyaloğum belli bir noktayı geçemiyordu, ortak bir geçmişimiz yok, esprilerimiz bile aynı değil. Orada yaşlanamayacağımı düşünüyordum ama bir kere gitmişim ya, kalmakta da ısrar ediyordum. Meslek değiştirmeye karar vermiştim. Aşçılık ve masaj terapi okullarına falan bakınmaya başladım. Bazı üniversiteler var, o eğitimleri veren. Tam o sırada Türkiye’den teklif geldi. Bir de param bitmiş, zil gibiyim. Bir gezici çocuk tiyatrosunda oynayıp bir yandan da müzikal tiyatroların fuayelerinde barmenlik yapıyorum ki bayağı trajik bir şey benim için. Aslan Kral müzikalinin arasında içki dağıtıyordum, içler acısıydı halim. Müzikal içeride oynarken, ben dışarıda barı hazırlıyorum.”



Türkiye’den gelen teklif, “Batı Yakasının Hikayesi”ni Türkçeleştirmeyi hedefleyen, “Doğu Yakasının Hikayesi” isimli, üç aylık bir projedir. Bir süre para biriktirip Amerika’ya döneceğini düşünen Ergenç, tüm eşyalarını oradaki yeğeni Aziz’e bırakıp küçük bir valizle Türkiye’ye gelir: “Uçaktan indim. Köprüden geçerken denize baktım, sanki bir anahtar geldi, göğüs kafesimi açtı, içeriden yukarıya bir sürü güvercin uçtu. İnanılmaz bir his yaşadım orada. Sonra proje iptal oldu. Pazartesi günkü toplantıda işin olmayacağını söylediler; dönüş biletini de aldık, merak etme, diye. Bir hafta o bilet sizde dursun, ben takılayım, özlemişim zaten, demiştim. Biletim hâlâ onlarda duruyor. Ve ilginçtir, ben Amerika’ya o kadar yıl geçti, ilk defa geçen yaz gittim. Hiç gitmeyi istemedim de. 10 küsur sene oldu. Fakat o köprüden geçtiğim an, hayatımın en özel anlarından biridir. Bugün hâlâ her geçişte, istisnasız, camları açıyorum, Boğaz’a bakıyorum ve hayatıma şükrediyorum.”

Geldikten sonra kısa süre çalışmaz; sonrası da malum, çorap söküğü gibi gelir. Sinema ve reklam filmleriyle birlikte oyunculuğu son durak olarak görmesine vesile olan diziler: Durul kardeşlerle ilk çalışması olan “Baba”, ardından da “Zerda”, “Aliye”, “Binbir Gece”, “Muhteşem Yüzyıl”... Bu hikayeyi, “dönüşü muhteşem oldu” esprisi yapmadan kapatmayı becerebilir miyiz dersiniz?

5968
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.