Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Gülmenin fizyolojisi

Gülmenin fizyolojisi

Mizah duygusu, sıkıntılardan boğulup patlamamızı önleyen bir düğmedir.<br> <i>Joachim Ringelnatz</i>

Mizah, eski çağlarda "sıvı"ya karşılık gelen kelimeden türetilmişti. O, vücuttaki sıvıları dengeye getiren bir tedavi aracıydı. Los Angeles'taki Loma Linda Yüksek Okulu'nda görevli 60 yaşındaki immünolog Lee S. Berk, neşenin vücut sıvılarıyla olan ilişkisini araştırdı. Kanadalı araştırmacı, masraflı deneyler yaparak, gülme sayesinde vücudun daha çok bağışıklık maddesi salgıladığını kanıtladı.

Gülme ile bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiyi anlayabilmek için, önce immün sistemi inceleyelim: Vücuda bakteri ve virüsler girdiğinde T-hücreleri bu yabancı organizmaları hemen tanıyor ve bağışıklık sistemini harekete geçiriyor. Hormon benzeri bir madde olan gamma interferon çok sayıda bağışıklık maddesinin salgılanmasını uyarıyor ve sonraki bütün işlemleri koordine ediyor. Üretilen antikor-proteinler içeriye giren organizmaları yakalıyor, katil hücreler de öldürüyor.

Gülmek bağışıklık sistemini güçlendiriyor
Loma Linda'da yapılan çalışmada 70 denek komedi filmleri izletilerek güldürüldü ve bu arada damarlarına takılan kateterden kan örnekleri alındı. Yapılan incelemelerde bu kişilerin kanlarındaki gamma interferon düzeyinin yükseldiği ve T-hücresi, katil hücreler ile antikorların sayılarının arttığı saptandı. Bu kişilerin kanlarında bir gün sonra bile, aynı anda sıkıcı bir film izlemiş olan karşılaştırma grubuna oranla daha çok bağışıklık maddesine rastlandı.

Elde edilen bu sonuç, birçok araştırmacının ilgisini çekti. Ancak bağışıklık sisteminin verdiği bu tepkinin nasıl ortaya çıktığı tam olarak bilinmiyor. Hipotalamus ile böbreküstü bezi kabuğu arasındaki kimyasal iletişimin önemli rol oynadığı sanılıyor.

Vücut sıvılarmızın eski çağlardan bu yana görevi, bizi, fiziksel tehlikelere karşı sağlam tutmak olmuş. Bu nedenle böbreküstü bezi kabuğu, stres döneminde vücutta oluşabilecek enfeksiyonları önleyen, fazla enerji harcamaması için bağışıklık sisteminin tepkilerini frenleyen ve yaşamsal tehlike durumunda, saniyeler içinde vücuttaki gücü kol ve bacak kaslarına aktararak atalarımıza yardımcı olan kortizol hormonunu üretiyor.

Stres enerjiyi tüketiyor
Günümüzde yaşanan uzun süreli stresler, bağışıklık sistemini bloke eden kortizolün değerini sürekli normalin üstüne yükseltiyor ve gücü zayıflatıyor. Berk'in yaptığı deneylere göre gülmeyle birlikte beyin, böbreküstü bezi kabuğuna "gevşemesi" için talimat veriyor ve kandakı kortizol düzeyi neredeyse yarı yarıya düşüyor.

Gülme, ağrıları da dindiriyor. Bu varsayım Amerikalı gazeteci Norman Cousins'a ait. Ağır bir omurga eklemi enfeksiyonuna yakalanan Amerikalı gazeteci, "Hepimizin İçindeki Doktor" adlı kitabında, komik kitaplar okuyarak ya da komedi filmleri izleyerek kendi kendine yaptığı gülme terapilerinin hastalıktan kaynaklanan ağrılarını hafifletmede yardımcı olduğunu yazmıştı. Oysaki test bulguları sonucunda doktorları tedaviye son vermişlerdi. Gülmenin beyindeki ağrı merkezlerine ya da vücut tarafından salgılanan opiatların üretimine etkisi olup olmadığı henüz bilimsel açıdan kanıtlanamadı. Gerçi fıkra dinlerken ve gülerken, beynin farklı bölgelerinde bulunan 100 milyar sinir hücresi harekete geçiyor. Ancak aralarında bir iletişimin varlığı konusunda yeterli araştırma yok.

Gülme türleri
California Üniversitesi'nde görevli Paul Ekman da gülmeyi araştırıyor. Ekman, binden fazla kişinin yüzündeki 43 kasın, korku, iğrenme, şaşırma, kızgınlık, üzülme ve sevinç duygularını yaşarken nasıl çalıştığını inceledi ve 18 tür gülme tanımladı. "Sadece neşeli olduğumuz zaman gülmeyiz" diyor uzman. Örneğin dişçi koltuğunda otururken "sıkıntılı" güleriz, kendini beğenmişler "aşağılarcasına" gülerler, bir olayı tasdiklerken "onaylarcasına" güleriz, birisiyle karşılaşınca "nezaketen" güleriz. Ancak bu 18 temel gülme çeşidinin içinden sadece bir tanesi spontan neşenin ifadesi: Yanak kası (zygomaticus majör), ağız kenarlarını simetrik olarak yukarıya doğru çekiyor ve göz kenarlarında kuş ayağı gibi kırışıklıklara yol açıyor.

Sadece yanak kasları ve orbicularis oculi adı verilen göz kasları mutluluğun ifadesinde görevliler. İnsanın yüz ifadesinden anlaşılamasa bile, kişinin ne kadar eğlendiği yanak kaslarındaki küçük elektriksel sinyallerin ölçülmesiyle anlaşılabilir. Ortaçağ'da mutlu bir gülümsemenin ve kahkahanın merkezinin dalakta olduğu sanılıyordu. Bugün neşelenince beyin kökünün kaslara sinyal gönderdiği biliniyor. İnsan evrim tarihinin başlangıcından bu yana var olan bu beyin bölgesi yaralandığı takdirde, göz kenarlarının kırışmasıyla oluşan spontan gülme yapılamıyor. Sadece "nezaketen" ve "sıkıntılı" bir şekilde dudaklar geriliyor.

Yapay gülme
Bilinçli düşünmenin gerçekleştirildiği beyin kabuğu zarar görmüş hastalar, bilinçaltından kaynaklanan gülmeyi artık bastıramıyorlar. Dudaklar ve göz kapaklarının kenarları sevinçle kenarlara doğru yayılıyor, alnın arkasındaki beynin sol prefrontal lobundan elektriksel dalgalar yayılıyor. Bu bölge, genellikle olumlu duygular yaşandığında harekete geçiyor.

Mimik uzmanı Faul Ekman ve arkadaşı nöroloji uzmanı Richard Davidson. alnın sol arkasında bulunan spontan mutluluk faaliyetinin yapay yoldan oluşturulup oluşturulamayacağını merak ettiler. 14 öğrencinin kafasına elektrotlarla donatılmış gri bir likra şapka taktılar ve bu elektrotlar aracılığıyla zygomaticus kaslarını harekete geçirerek, göz kenarlarında kırışıklıklar oluşturacak şekilde yapay yoldan gülümsemelerini sağladılar. Ve beklenmedik bir sonuç elde ettiler: Yapay gülümseme sırasında da alnın sol arkasındaki beyin bölgesinde bulunan sinir hücreleri, spontan gülümseme sırasındaki kadar hareket halindeydi. Başka bir deyişle, aynanın karşısına geçerek göz ve yanak kaslarıyla bir mutluluk gülümseyişini taklit ederseniz.

Cem Yılmaz'ın stand-up şovunu ya da Friends dizisini izlemeden de kendinizi mutlu hissedecek, rahatlayacak, hatta bağışıklık sisteminizi güçlendirmiş olacaksınız. Böyle bir sonucu kimse beklemiyordu. Duygularda, anılardan mimiklere kadar her şey birbiriyle bağlantılı. "Bu deney için belki gülme ifadesi yerine, yüze gülme talimatını veren impulslar bile yeterli olabilirdi" diyor Ekman. Paul Ekman'ın "sessiz gülme" üzerine yaptığı ayrıntılı araştırmalar, garip bir sonuç daha verdi: "Gülmeyi, bütün diğer mimiksel duygu ifadeleri arasında çok uzak mesafelerden (90 metreye kadar) bile kolayca seçebiliyoruz. Doğal şekilde gülümseyen birinin yer aldığı bir fotoğrafa bakarken bile, yanak kasları tepki olarak ağzı kenarlarından yukarıya doğru çekiliyor ve kendini belli ediyor."

Beyindeki gülme devreleri
Nörologlar, nükleerspintomografiler yardımıyla toplu halde, fıkra dinleyerek ve gıdıklanarak gülmenin beyne farklı şekillerde yansıdığını saptadılar.
  • Bulaşıcı gülme:
  • Toplu halde atılan kahkahalar prefrontal kodeksi uyarıyor. Bulaşıcı bir kahkahaya yakalanılmışsa, bu bölge, "tamamlayıcı motorsal alan"ı (SMA) harekete geçiriyor ve gülme eylemini başlatıyor. Bu arada, mutluluk duygusunu veren nucieus accumbens de uyarılıyor.
  • Komik fıkra:
  • Bir fıkranın anlaşılmasından beynin her iki tarafı da sorumlu. Tomografilerde sağ ve sol temporal lobların arka bölümündeki alanlar dikkat çekiyor. Dile ait esprilerde, sol frontal lob da harekete geçiyor. Prefrontal korteks de fıkraya gülünüp gülünmeyeceğine karar veriyor. Bir kimse beklemediği anda gıdıklanırsa beyincik, gülmeye yol açan SMA'ya sinyal gönderiyor. Gıdıklanma sırasında gözlenen katılma hareketini sağlayan öndeki "girus cinguli"yi de aktif hale getiriyor.

    Bana nasıl güldüğünü söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim
    Bazıları kuşkusuz daha fazla, bazıları ise daha az gülüyor. Üstelik hemen herkes farklı uyarılara gülerek tepki gösteriyor. Gülme çok yoğun bir biçimde insanoğlunun kişılıgine bağlı bir mekanizma. Yine de belli tiplemeler geliştirmek mümkün.

  • Dengesiz dışadönük karakter:
  • Yerinde duramayan, sürekli değişen, bir anı diğerine uymayan, iyimser, duygusal ve her dakika hareket etmeye hazır kişilikler. Çoğu zaman gülerek içlerindeki saldırganlığı dengelemeye çalışırlar. Genellikle kendilerine özgü, çok tipik ve belirgin bir gülme biçimleri vardır. Zaman zaman politik gülme yöntemini de seçebilirler. Esprili davranış biçimini hiçbir zaman bir savunma aracı olarak görmezler ve ender olarak espri yaparlar. Genellikle başkalarının davranışlarına ya da sözlerine gülmeyi tercih ederler. Esprilerden hoşlanırlar, ama böyle bir yaşam biçimini asla hedeflemezler. Grup halinde eğlenmeyi severler, ama sık sık, hiç gerek yokken gülerek dikkatleri üzerlerine çekerler.
  • Dengeli dışadönük karakter:
  • Sosyal, kendinden emin ve otonom kişiliğe sahip insanlardır. Hayatlarında gülmenin önemli bir yeri vardır. Ancak saldırgan, kaba ve abartılı esprilerden uzak dururlar. Espri yapmaktan ve esprili insanlarla birlikte olmaktan hoşlanırlar. İçinde yaşadıkları atmosferi yumuşatmak ve zaman zaman dizginlemek için komik şeyler anlatmayı severler. Kendilerini çok iyi kontrol ederler ve gereksiz ve zamansız gülmek gibi garip durumlara düşmezler.
  • Dengesiz içedönük:
  • Neşesiz ve eğlenceyi sevmeyen kişiliklerdir. Sürekli tavır değiştiriler. Depresif ve kötümser insanlardır. Çoğu zaman içe kapanmayı seçerler. Saldırgan esprilerden ve kara mizahtan hoşlanırlar. Neşeli ve sosyal insanlardan uzak dururlar. Yazılı mizah ve karikatürü, sözlü mizaha tercih ederler.
  • Dengeli içedönük:
  • Rahat insanlardır ve sakin bir yaşam biçimini seçerler. Sakin bir mizah anlayışları vardır. Kelime oyunlarını çok severler. Saldırgan esprilere ve cinsel fıkralara da gülerler, ama sadece zeki ve entelektüel oldukları sürece. Soyut, gerçekdışı durumlara da gülerler.
    (Focus)
    456
    dahafazlası
    YORUMLAR
    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.